Tutuklu yargılanan Diş Hekimi Eren İlhan: Kürt olmam güçlü bir delil!

İstanbul Beşiktaş’ta Aralık 2016’da düzenlenen bombalı saldırı sonrası tutuklanan diş hekimi Eren İlhan’ın dosyası, ana dosyadan ayrıldı. Tutuklanmasına gerekçe oluşturan Whatsapp yazışmaları hasta-doktor yazışmaları olduğu ATK raporlarında tespit edilmesine rağmen İlhan'ın tahliye talebi reddedildi. İlhan cezaevinden gönderdiği mektupta yaşadıklarını anlatırken, "Kürt olmam oldukça güçlü bir delildir" dedi.

Hacı Bişkin  hbiskin@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – İstanbul Beşiktaş’ta Aralık 2016’da düzenlenen bombalı saldırı sonrası tutuklanan Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi çene cerrahisi alanında hekimlik yapan Eren İlhan bugün İstanbul’da hakim karşısına çıkıyor. İlhan’ın aynı dava kapsamında yargılanan ve müebbet hapis cezası alan iki kişiyle Whatsapp’ta yazışması ve bir kişinin cebinden çıkan notların bulunması tutuklanmasına sebep oldu. Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu notların İlhan’ın ait olmadığına karar verdi. Ama sonuç değişmedi.

BİLİRKİŞİ: HASTA VE DOKTOR YAZIŞMALARI

İlhan, dava kapsamında müebbet alan sanıklardan birine diş tedavisi uyguladığı sırada Whatsapp’ta ‘şifreli yazıştığı’ iddia edilerek ve bu sanığın cebinden çıkan bir not gerekçe gösterilerek yaklaşık iki yıl önce tutuklandı. Sanığın cebinden çıkan el yazısı, iki kere Adli Tıp Kurumu (ATK)’na gitti. 3 ve 7 kişilik uzman raporunda, bu notların İlhan’ın ait olmadığı raporlarda teyit edildi.

Bilirkişi raporlarında İlhan’ın müebbet hapis cezası alan Mehmet Emin Töre ve Mikail Töre ile yapmış olduğu Whatsapp yazışmalarının doktor hasta ilişkisinden kaynaklanan görüşmeler kapsamında olduğu ifade edildi.

TUTUKLAMA GEREKÇESİ YAZIŞMALAR…

İlhan’ın tutuklanmasına gerekçe oluşturan Whatsapp yazışmaları da dava dosyasına girdi. İlhan’ın müebbet hapis cezası alan Mikail Töre ve Mehmet Emin Töre ile yazışmaları şöyle:

Mikail Töre: İyi akşamlar Eren hocam ben Mikail. Protez hocasıyla konuştunuz mu? Geçici protez durumu.

Eren İlhan: Yarın konuşacağım ulaşamadım

Mikail Töre: İyi akşamlar Eren hocam, nasılsınız. Ben implant hastanız Mikail. Kardeşimin de bir
diş boşluğu var. İmplant yapmayı düşünüyoruz. Müsaitseniz yarın muayene edebilir misiniz?

Eren ilhan: Olur bugün öğleden sonra gelsin fakülteye

Mehmet Emin Töre: Merhaba Eren Hocam. Nasılsınız. Dişime düzeltme başlığı takmıştınız. Bir kenarı hepsi yara olmuş, bu normal midir? Yapmam gereken bir müdahale var mı?(Orada yara çıktıktan sonra ağzımdan farklı yerler de ona benzer yaralar çıktı)

Eren ilhan: Karbonatlı gargara yap. Geçer aft çıkmıştır.

‘KÜRT OLMAM GÜÇLÜ BİR DELİL’

Eren İlhan, halen  Silivri 5 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde. Yaşadıklarını, “Bana yaşatılan trajedinin nedeni hasta tedavi etmem” diyerek özetliyor. İlhan davayı şu sözlerle anlatıyor: “Kürt olmam oldukça güçlü bir delildir. Yoksa bir doktorun hasta tedavi etmesi neden şüpheli bir durum olarak değerlendirilebilir ki? Yüzlerce hastayı nasıl tedavi ettiysem bu hastaları da aynı şekilde tedavi ettim. Hastaneye gelip ilgili bölümlerin doktorları tarafından da tedavi edildiler. Tüm tedavi bilgileri hastane kayıtlarında mevcut. Bu belgeler mahkemeye de ulaştı. Üzerime yıkmaya çalıştıkları yazıların bana ait olmadığı iki adet ATK raporuyla kanıtlandı. ATK tam 11 yıllık yazı örneklerimi inceleyerek bu tespiti yaptı. Fakat hala cezalandırılıyorum.”

Eren İlhan Beşiktaş saldırısında gözaltına alındı.

‘ESARET ALTINDA GEÇEN GÜNLERİN TELAFİSİ OLAMAZ’

İlhan, cezaevinde geçirdiği günlerin ‘telafisi olmadığını’ söyleyerek, “Özgürlüğü elinden alınan birinin mağduriyetinden söz etmeye gerek yoktur” dedi. İlhan şöyle devam etti: “Esaret altında geçen günlerin hiçbir şekilde telafisi olamaz. Fakat yalnızca verdiğim emek gasp edilmedi, ailem mağdur edildi, onlarca hastamın tedavisi yarım kaldı. Hastalarımda haksızlığa uğradı. Bu akıldışı durum karşısında gerçek ile hayal arasındaki çizgiyi her sabah kaybetmiş bir şekilde uyanıyorum. Bir hastayı tedavi etmem nasıl cezaevine atılmama, üstelik binlerce yılla yargılanmama sebep olabilir? Suç işliyorlar nefret suçu işliyorlar, insanlık suçu işliyorlar. Bu akıl dışı yargılamaya, bu trajediye tanıklık etmeleri için insan hakları savunucuları duruşmama katılmalarını rica ediyorum.”

‘ADALET BİR AN ÖNCE TECELLİ ETSİN’

Eren İlhan’ın ağabeyi Adnan İlhan, ATK raporlarına rağmen kardeşinin aylardır tutuklu olmasına tepki gösterdi. Ağabey İlhan şunları söyledi: “İddianame’deki suçlamalar sanıkların üzerinde çıkan notlar polis kriminal laboratuvarı tarafından ‘Eren İlhan’a aittir’ diye düzenlenmişti. Bu notlar 10 kişilik uzman adli tıp kurumu heyeti tarafından incelendi. Notların kardeşim tarafından yazılmadığı belgelenerek mahkemeye gönderildi. Buradan bir şey çıkmayınca mahkeme heyeti hasta hekim yazışması dışında hiçbir anlam ifade etmeyen ‘WhatsApp yazışmaları şifrelidir’ diye kardeşimin tutukluluğun devamına yönelik oy çokluğuyla karar verdiler. Bu yazışmalar bilirkişi tarafından hasta hekim yazışmaları olduğu ortaya çıktı. Raporu mahkemeye sunduğumuz halde kardeşim halen tutuklu. Biz ailece üzülerek geciken adaletin bir an önce tecelli etmesini bekleniyoruz.”