25 yıl önce gözaltında öldü: Dava AİHM'e taşınıyor

Bitlis'in Yoğurtyemez köyünde, 1994 yılında gözaltındayken hayatını kaybeden Garip Ölmez'le ilgili yapılan başvuruyu Anayasa Mahkemesi 'Kabul edilemez' buldu. Garip Ölmez'e ilişkin Adli Tıp Kurumu raporunda 'Böcek ilacıyla ölümü gerçekleşti' denildi. Ölmez ailesi davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıyacak.
Garip Ölmez 1994'te gözaltındayken zehirlenerek öldü.

Hacı Bişkin  hbiskin@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Bitlis’in Yoğurtyemez köyünde 1994 yılında gözaltına alındıktan 6 gün sonra nezarethanede ölü bulunan Garip Ölmez’in Anayasa Mahkemesi’ndeki (AYM) davasında karar açıklandı. AYM, Ölmez’in ‘Kötü muamele yasağı ile yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin yapılan başvuruyu ‘dayanaktan yoksun olması nedeniyle’ davanın ‘kabul edilemez’ olduğuna karar verdi.  Garip Ölmez’in ölüm sebebi ‘zehirli böcek ilacı neticesi…’ olarak kayıtlara geçmişti. Garip Ölmez’in ailesi davayı şimdi de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıyacak.

ÖLDÜKTEN SONRA BERAAT…

Garip Ölmez 25 yıl önce bir ihbar sonucunda 5 kişiyle birlikte ‘Yardım ve yataklık’ iddiasıyla Bitlis’in Yoğurtyemez köyünde gözaltına alındı. Ölmez aynı gün saat 15.00’te Ahlat ilçesi Ovakışla Jandarma Karakol Komutanlığı’na götürüldü. 3 günlük gözaltı sürecinden sonra Ölmez sorgulanmak için Bitlis İl Jandarma Alay Komutanlığı’na getirildi. Ölmez, 10 Nisan 1994’te sorgu için bekletilirken Bitlis İl Jandarma Alay Komutanlığı’nda hayatını kaybetti. Ölüm haberi akşam saat 22.00’de Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirildi. Savcılık görevsizlik kararıyla bu dosyayı Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi. Ölmez hayatını kaybettikten sonra hakkında açılan dava da düştü. Ölmez’le birlikte gözaltına alınan diğer 5 sanık hakkında da beraat kararı verildi.

ATK RAPORU: ZEHİRLİ BÖCEK İLACIYLA ÖLÜM GERÇEKLEŞTİ

Ölüm olayından sonra Bitlis Devlet Hastanesi’nde savcı ve iki hekim huzurunda ölü muayene ve otopsi tutanağı düzenlendi. Tutanakta ölüm olayı kayıtlara şöyle geçti: “Cesedin ağzından beyaz sıvı akıntısı geldiği, saat 23.00 itibarıyla ölü katılığının oluşmadığı, ölü morluğunun husule gelmediği, koltuk altı ve karın bölgesinin sıcak, el ve ayaklarının soğuk olduğu, tahminen iki saat önce öldüğü belirlenmiştir. Yapılan klasik otopside baş, göğüs ve karın açılmış; yalnız dalak dış zarının devamlılığının yer yer bozulduğu tespit edilmiştir. Kesin ölüm nedeni hakkında bir kanaat edinilmemiştir.”

Ölmez hayatını kaybetmeden önce hayvancılıkla uğraşıyordu…

SAVCILIK İSTANBUL ATK’DEN GÖRÜŞ İSTEDİ

Adana Adli Tıp Kurumu (ATK) Kimyasal Tahliller İhtisas Dairesi Başkanlığı’nın 15 Haziran 1994’te Ölmez’in iç organ parçalarında organik kükürt ve organik fosfor bulunduğunu belirtti.
Adana ATK Morg İhtisas Dairesi Başkanlığı’nın 23 Haziran 1994 tarihli raporunda ise ölümle ilgili dikkat çekici bulgulara rastladı. Rapora göre ölümün zehirli bir böcek ilacıyla gerçekleştiğini söyledi. Bu bulgu ise raporda şöyle yer aldı: “Alınan kan ve iç organ parçalarının yapılan toksikolojik analizinde su buharı destilasyonu (damıtma) ile elde edilen desti/at bileşiminde organik kükürt ve organik fosfat bulunan insektisit (zehirli bir böcek öldürücü) entoksikasyonu (zehirlenme) etkisiyle ölümü gerçekleşti.”

Savcılık bu bulgu üzerine İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan görüş istedi. Olaydan iki ay sonra İstanbul ATK heyetleri görüş bildirdi:

İstanbul ATK 1’nci İhtisas Kurulu: Otopside dalak dış zarının devamlılığının yer yer bozulduğu belirtilmişse de karın boşluğunda kanama olmadığına göre bu tarif edilen değişimin otopsi sırasında dalak kontrolü yapılırken doğal yapışma yerlerindeki ayrılmalardan kaynaklanabileceği, dalak dış zan bozukluğu bulgusunun ölüm sonucunu doğurabilecek nitelikte veya ölüme katkısı olamayacağı…

İstanbul ATK Kimyasal Tahliller İhtisas Dairesi: Akciğer, kalp, böbrek, beyin, karaciğer parçalarının ince tabaka kromatagrafisi ve spot testlerle yapılan incelemesi neticesinde klorlandırılmış hidrokarbonlu, karbamatlı ve bahis konusu organik fosfat yeterli inteksitlerin varlığını gösterir müspet reaksiyonlar alınamamıştır.

İstanbul ATK 5. İhtisas Kurulu: Maktulün gözaltına alındığı 4/4/1994 tarihinden ölü bulunduğu 10/4/1994’e kadar geçen süre içinde herhangi bir şekilde organik fosfor zehirlenmesi belirtisi göstermemesine rağmen bu durumun altı gün sonra aniden ölüme sebebiyet vermesinin tıbben mümkün olmadığı…

İÇ HUKUK YOLLARI TÜKENDİ

Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı ölüm olayıyla ilgili olarak Ölmez’in sorgusundan sorumlu Jandarma Uzman Çavuş S.Ç. hakkında soruşturma başlattı. S.Ç. O dönem savcılıkta verdiği ifadede, olay tarihinde alay komutanlığında böcek ilacı yapılmadığını, diğer nezarethanelerde bulunanların zehirlenmediğini, ölenin alay komutanlığında askere çıkan yemekten yediğini, alayda kimsenin besin zehirlenmesine maruz kalmadığını söyledi. Yapılan yargılamalar sonucunda zaman aşımı nedeniyle dava düştü.

Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (YAKAY-DER) 2013’te olayla ilgili Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı’nda suç duyurusunda bulundu. AYM’ye taşınan davada saavcılık ölüm gerçekleştiğinde ATK’den görüş istendiği ve hemen akabinde soruşturma başlatıldığını belirtti. AYM, kötü muamele yasağı ile yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların dayanaktan yoksun olması nedeniyle davayı kabul edilemez buldu. Ölmez ailesi ise davanın peşini bırakmayacaklarını söyleyerek iç hukuk yollarının tüketildiğini ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuracaklarını söyledi.