14 avcı Dersim'i vuruyor!

14 kişilik avcı grubu şu an Dersim'de: Kutsal sayılan dağ keçileri ve yaban domuzlarını avlamak için! Bu insanları Dersim'e kim gönderiyor? Burada avcılık yapılması konusunda uluslararası sözleşmeler ne diyor? Dersim Barosu'ndan avukat Barış Yıldırım ve Dersim Doğa Aktivistleri Grubu'ndan İsmail Ateş'le konuştuk...

Hacı Bişkin  hbiskin@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Dersim’e bir süre önce tamamı yurtdışından 14 kişilik avcı grubu geldi. Yaban domuzlarını ve bölge halkı tarafından kutsal sayılan dağ keçilerini avlayan bu gruba tepki gösteren Dersim Barosu dün konuyla ilgili suç duyurusunda bulundu. Dersim Barosu avukatlarından Barış Yıldırım, avcılığın ulusal ve uluslararası sözleşmelerdeki hükümlerini açıkladı. Dersim dağlarını gezerek canlı ekosistemini fotoğraflayan Dersim Doğa Aktivistleri Grubu’nun üyesi ve fotoğrafçı İsmail Ateş ise kaçak avcıları ve avcılık yapmak için Dersim’e gelen turistlerin neler yaptıklarını, bu kişileri bölgeye kimlerin gönderdiklerini anlattı…

Özellikle dağ keçilerinin çiftleşme mevsiminde Dersim’e dışarıdan birçok avcı geliyor. İsmail Ateş, Antalya ve Burdur’dan ihale alan turizm şirketlerinin avcıları Dersim’e gönderdiklerini söylüyor: “Bu firmalar yurtdışından avcı getirerek bir hayvanı 7 bin Euro’ya vurdurtuyorlar. Avrupa’nın her bölgesinden insanları buraya getiriyorlar. Ben gelen bir avcıyı araştırdım. Bu kişi yaklaşık 16 yıldır Dersim’e gelerek vurduğu hayvanları sosyal medya hesabından paylaşıyor. Yine 4 gündür farklı bölgelerden 14 kişi hayvanları vurmak için buraya geldi. Tepkilerimize rağmen hâlâ burada bekliyorlar. Avcılık adı altında safari düzenliyorlar….”

ESAS KURALLAR UYGULANMIYOR

Kutsal sayılan dağ keçileri ve çengel boynuzlu, nesli tükenmekte olan Şamua dağ keçileri, yaban domuzları Dersim’de en çok yaşayan hayvanlar arasında yer alıyor. Ateş, “Avcılar bu hayvanları vuruyor. Burası inanılmaz zengin bir bölge. Bu hayvanlar 20 yıl öncesine kadar Türkiye’nin birçok yerinde yaşıyordu. Hepsini katlettiler. Kutsallarımız şirketlerin para hırsına kurban ediliyor” diyor.

Halk tepki gösterse de avcılar Dersim’e gitmekten vazgeçmiyor. Peki avcılık için bir kural var mı? Ateş, normal şartlarda Orman İşletme Müdürlüğü’nden bir denetleyici ile ve sadece yaşlı hayvanların vurulabileceğini söylüyor. Ve durum kağıt üzerinde tam da böyle… Ateş şöyle devam ediyor: “Esas kurallar zaten uygulanmıyor. Bu dönemde kar yağdığı için hayvanların hepsi aşağı iniyor. Bu dönem çiftleşme zamanları. Ama bu zamanı bilerek seçiyorlar.”

Ateş son olarak şöyle devam ediyor: “Hayvanlar olmazsa doğanın ne anlamı var? Doğa bu hayvanlarla var. Bu hayvanlar atalarımızdan kalan kutsallarımız. Yıllardır mücadele ediyoruz. Eylemler, basın açıklamaları yapıyoruz. Geçen yıl -18 derecede bir arkadaşımız üzerine boya dökerek avcıların bulunduğu otelin karşısında eylem yaptı, valiliğin önünde pankart açtık. Ama maalesef başarılı olamıyoruz. Sonuç alamıyoruz. Bu hayvan katliamına dur demek istiyoruz.”

ULUSLARARASI SÖZLEŞMELER NE DİYOR?

Dersim Barosu da konuyla ilgili dün bir suç duyurusunda bulundu. Dersim Barosu avukatlarından Barış Yıldırım yasak konusunda İsmail Ateş’ten daha kesin konuşuyor: Hiçbir hayvan vurulamaz!

Yıldırım şunları söylüyor: “Dağ keçilerinin avlanması zaten yasak. Buraya gelen yabancılar domuz vurmak için gelmiş. Fakat biz bunun da yasak olduğunu ifade ettik. İlgililere suç duyurusunda bulunduk. Türkiye’nin bu konuda taraf olduğu uluslararası sözleşmeler var. Bu sözleşmelerden bir tanesi Avrupa’nın yaban hayatı ve yaşam ortamlarının korunması üzerine. Avcılık kurallarından ziyade ekosistemin ve canlıların korunmasına ilişkin sözleşmeler de var. Bu sözleşmelere göre hayvanların öldürülmesi kesinlikle yasak olan canlı türleri açıkça belirtiliyor. Dağ keçilerinin, yaban domuzlarının öldürülmesi yasak. Bu hayvanlar koruma altında olan fauna türler olarak belirtiliyor.”

Barış Yıldırım.

Bu tür hayvanların korunmasının hukuksal bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Yıldırım şöyle devam ediyor, “Biyolojik tesisin korunmasına dair uluslararası sözleşmeler var. Türkiye bu sözleşmeye taraf ülkeler arasında yer alıyor. Ulusal mevzuat ve uluslararası sözleşmelere göre bu türlerin kesin olarak avlanması, öldürülmesi, ticareti yasak. Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme var. Anayasa’nın 90’ncı maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bağlayan bu sözleşmeden dolayı bu türlerin korunması hukuksal bir zorunluluk.”