Eskişehir santrale karşı: Zehirlenmek istemiyoruz

Verimli tarım arazilerine sahip Alpu Ovası'na yapılması planlanan termik santrale karşı mücadele yürüten Eskişehir Çevre ve Yaşam Platformu (ESÇEP) 'Çevre Şenliği' düzenledi. 17 Ekim'de ihalesi yapılması beklenen santral projesine karşı duran meslek örgütü temsilcileri ve çevre sakinleri, “Santral yapılırsa Eskişehir’in tarımı bitecek” diyor.
Çevre Şenliği’ne çok sayıda aktivist ve meslek örgütü temsilcisi katıldı.

Serkan Alan  salan@gazeteduvar.com.tr

ESKİŞEHİR – Eskişehir Çevre ve Yaşam Platformu (ESÇEP), kömürlü termik santral yapımıyla gündemde olan Eskişehir’de bir dizi etkinlikle ‘Çevre Şenliği’ düzenledi. Dün (22 Eylül Cumartesi) başlayan çevre şenliği için farklı şehir ve ülkelerden konuşmacılar, iklim ve enerji uzmanları, yerel hareketler ve sivil toplum temsilcileri Eskişehir’de bir araya geldi. Termik santrale karşı mücadele yürütenler Haller Gençlik Merkezi’nde buluştu. Meslek örgütlerinin temsilcileri ve Eskişehirliler, kömürlü termik santrale neden karşı olduklarını Gazete Duvar’a anlattılar.

 

SANTRALİN 17 EKİM’DE İHALESİ YAPILMASI BEKLENİYOR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 24 Haziran seçimlerinin hemen ardından açıkladığı ‘100 Günlük İcraat Programı’ içinde de yer alan Alpu Ovası’na termik santral kurulması projesine yerel halk başta olmak üzere çok sayıda çevre örgütü karşı çıkıyor. Santral projesi için verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi(ÇED) olumlu raporuna yapılan itirazlar sonucu kararın iptali için açılan davalar kapsamında 28 Ağustos’ta bilirkişi bölgede keşif yaptı.

Projenin akıbeti belirsizken düzenlenen çevre şenliğinde konuştuğumuz ESÇEP sözcüsü ve Gündüzler Köyü Muhtarı Selim Kurnaz, “Halkın yüzde doksanı termik santrali istemiyor. Köy köy kahvehane kahvehane gezdik ve santralin olumsuzluklarını anlattık” dedi.

Gündüzler Köyü Muhtarı Selim Kurnaz, “Halkın yüzde doksanı termik santrali istemiyor. Köy köy kahvehane kahvehane gezdik ve santralin olumsuzluklarını anlattık” dedi.

 

‘OLAĞANÜSTÜ HAL NEDENİYLE PEK BİR ŞEY YAPAMADIK’

Enerjiye karşı olmadıklarını güneş enerjisi ve rüzgar paneli gibi üretimlerin desteklenmesi gerektiğini ifade eden muhtar sözlerini şöyle sürdürdü:
“Doğaya, havamıza, toprağımıza zarar vereceği için termik santrale karşıyız. Geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olan yerel halkın büyük kaygıları var. Bu kaygılar giderilmedikten sonra halkımız istememeye devam edecek. Olağanüstü Hal(OHAL) nedeniyle bundan önce pek bir şey yapamadık kitlesel mücadele anlamında. Yavaş yavaş mücadelemizi ESÇEP olarak arttıracağız. Santral istemiyoruz diye haykırmaya devam edeceğiz. Yerin 450 metre altından kömür çıkarılacağı söyleniyor. Gökçekayı Barajından su getireceklerini söylüyorlar ama su yok. Bilim insanları bu proje olmaz diyor ama bazı bürokratlar yapacağız diye ısrar ediyorlar. Verimsiz olan bir şeyi savunmak eziyetten başka bir şey değil. Koskoca ovamızı heba etmek istiyorlar.”

‘GÜNEŞ ENERJİSİ DE RÜZGAR DA YERLİ!’

Eskişehir-Bilecik Tabip Odası Başkanı Mehmet Aladağ Alpu Ovası’na yapılması planlanan termik santralinin kanser vakalarını arttıracağını söyledi.

Kömürlü termik santrallerin sağlık açısından yarattıkları olumsuzlukların belirgin olduğunu söyleyen Eskişehir- Bilecik Tabip Odası Başkanı Mehmet Aladağ, “İnsanlara sağlık açısından olumsuzlukları anlatmaya çalışıyoruz. Eskişehir’e bu kadar yakın bir mesafede, kentin bir mahallesinde kurulacak sobanın, tonlarca atığı olacak soba bacasının neler yapacağını görsel hale getirmemiz gerekiyor” dedi.

Kömürlü termik santralin kurulduğu yerlerde kanser oranlarının arttığını söyleyen Aladağ, “Akciğer kanseri, mesane kanseri, cilt kanseri başta olmak üzere kömürlü termik santrallerin kurulduğu yerlerde kanser vakaları kesinlikle artıyor. Kömürlü termik santralin kirlettiği yalnızca hava da değil. Aynı zamanda suya, çevreye, atıkları vasıtasıyla radyasyon ile tüm canlılara zarar veriyor. Bu santrali tek başına bacadan çıkan duman olarak görmeyip bütüncül zararları üzerine insanları bilgilendirmeliyiz. Tüm ekolojik yapıyı yok edip o bölgeyi yaşanmaz hale getirmesinin karşısında durmalıyız. Dışa bağımlılıkta yerli kaynaklara yer verilmesi gerekiyor fakat güneş enerjisi de yerli rüzgar da yerli. Güneş de rüzgar da bizim. Kullanabileceğimiz kaynaklar varken bunu yapmak intihardır. Kömür yerine daha kolay elde edilebilir yöntemlerle elektriği elde etmeliyiz” diye konuştu.

‘HİÇBİR MÜHENDİS BU SANTRAL ZARAR VERMEYECEK DİYEMEZ’

“Meslek örgütleri olarak bu süreçte dava açtık ve yapabileceklerimizin maksimumunu yapmaya çalışıyoruz ama sadece bizimle olmuyor” diyen TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Levent Özbunar şunları söyledi, “Burada halkın söylemi çok önemli. Halk ben istemiyorum diyecek. Eskişehir’deki birinci sulu tarım arazilerinin yüzde 42’si bu bölgede. Eğer bu santral yapılırsa Eskişehir’in tarımı bitecek. Doğru tektir ve inanıyorum, bizlerden edindikleri bilgiler sonrasında hükümet yetkilileri veya bunu yapmayı planlayan firma yetkilileri santralden vazgeçecektir. Bize bu santralle ilgili hiçbir olumlu bilgi veremediler. Hiçbir mühendis bu santral bölgeye zarar vermeyecek diyemez. Çanakkale’nin Çan ilçesindeki kömür santraline ESÇEP tarafından Alpu halkı götürüldü. Ekip o halkla görüştürüldü. Buraya geldiklerinde hayretler içerisindeydiler. Böyle bir santral istemiyoruz diye haykırdılar.”

‘ZEHİRLENMEK İSTEMİYORUZ’ KAÇ KERE SÖYLENİR?’

Eskişehir’de konuştuğumuz vatandaşların tamamı Alpu Ovası’na yapımı planlanan kömürlü termik santrale karşı olduklarını ifade ediyorlar. Çocukluğunun Alpu Ovası’nda geçtiğini söyleyen esnaf Akif Kılınç, “Bu kadar insan karşıyken bu ısrarın nedenini anlamıyorum. ‘Zehirlenmek istemiyoruz’ kaç kere söylenir! Tarım arazileri, su kaynakları zarar görecek, birilerinin umrunda değil. Bu toprakların çocuklarının umurunda. Biz istemiyoruz arkadaşım, büyük büyük yazın” dedi.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde öğrenim gören bir öğrenci ise, “Termik santral konusunda çevremizdeki insanları bilgilendirmeye çalışıyoruz. Uğraşmayın bu işlerle diyorlar. Santral yapılırsa çevreye verilecek zarar ortadayken geleceğimizle ilgili bir konuda neden uğraşmayalım. İnsanlara olabilecekleri anlatmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

EDEBİYATLA BAŞLAYAN PANEL KÖMÜR MÜCADELESİ İLE SONLANDI

Şenlik kapsamında düzenlenen panelde romanlarında çevre konusunu işleyen yazar Buket Uzuner ‘Ekokurgu’ üzerine konuştu. Uzuner’in ardından gazeteci yazar Ömer Madra ise iklim değişikliğinin küresel boyutlarını anlattı. Panel bölümünün öğleden sonraki programında ise Kardelen Afrodit Asal, Arthur Wyns ve Deniz Selkan Polatkan, “Avrupa’da Enerji Dönüşümü” başlıklı sunumla katılımcılara seslendiler. Özgür Gürbüz, Gamze Varol ve Barış Doğru’nun konuşmacı olduğu son bölümde ise “Kömür Mücadelesi ve İklim Krizi” üzerine konuşmalar yapıldı.

‘ÇIKARLARIMIZI DÜŞÜNÜRKEN BİRLİKTE HAREKET ETMEK ZORUNDAYIZ’

1973 yılında Danimarka’da yaşanan petrol krizinin ardından kurulması planlanan nükleer santrale Danimarkalıların karşı çıktığını anlatan mühendis Kardelen Afrodit Asal, Danimarka’nın enerji ihtiyacını yenilenebilir enerji yöntemleriyle sağladığını söyledi. Eskişehir’de kömürlü termik santral kurulmasına karşı olduğunu söyleyen Asal, “Her nerede termik santral ısrarı varsa oradaki insanların buna çözüm üretmesi gerekiyor. Danimarka’da taban hareketi çok güçlüydü ve yenilebilir enerji buradan beslendi. Çıkarlarımızı düşünürken birlikte hareket etmek zorundayız” diye konuştu.

İKİNCİ GÜN ATÖLYE VE OYUNLARLA DEVAM EDECEK

‘Çevre Şenliği’nin ikinci günü(23 Eylül Pazar) Haller Gençlik Merkezi Parkı’nda bir dizi atölye ve oyunlarla devam edecek. Saat 11.30’da başlayacak etkinlikler şöyle:

VelESBİD Derneği – Bir Tur Versene

LARPES – Rol Yapma Oyunu

Ekolojik Yaşam Topluluğu (tohum topu, kompost, sabun) Atölyesi

Yeryüzü Derneği – Haller Kuşu

Yeryüzü Derneği – Renkli Hayvanlar

Greenpeace – Çocuklar için Hayvan Hakları Atölyesi

Greenpeace – Çocuklar için Geri Dönüşüm Atölyesi

Soytarı Tiyatro MiniDisko

Oldcity Afrikalı Dans Grubu ve Müzik Grubu (İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı-Eskişehir)