'Penceredekileri duyuyoruz, kapıları açın'

Harmandalı Geri Gönderme Merkezi'nde kalan mültecilerin yaşadıkları hak ihlalleri iddialarına karşılık sivil toplum kuruluşları açıklama yaptı: “Çığlıkları duyuyoruz. Burayı acilen sivil toplum kuruluşlarına açın.”

Nuray Pehlivan  npehlivan@gazeteduvar.com.tr

İZMİR – Gazete Duvar’da geçen hafta yayınlanan “İnsanlık pencereden yardım istiyor” başlıklı haber üzerine Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’nde yaşanan hak ihlallerine dikkat çekmek amacıyla kitle örgütleri harekete geçti. Halkların Köprüsü Derneği, TİHV, İHD, Irkçılığa Dur De Girişimi, Suriyeliler Derneği, Mülteci-Der, Hak İnisiyatifi ve Foça Barış Kadınları’nın imzacı olduğu ortak bir metin hazırlayarak Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’nin önünde basın açıklaması düzenlemek istedi. Fakat polisin basın açıklamasına burada izin vermedi. Bunu üzrrine protestocular İzmir’deki Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde açıklama yaptı. Halkların Köprüsü Derneği Başkanı Cem Terzi’nin yaptığı açıklamada, “Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’nin pencerelerinden atılan çığlıkları duyuyoruz! Sokaktan geçen sıradan vatandaşlara kendi dillerinde ‘imdat’ diye bağıran bu insanları duymazdan gelmeyeceğimizi kamuoyuna bildirmek istiyoruz” dedi.

‘YARDIM EDİN DÖVİZLERİ AÇILDI’

Cem Terzi, “Bizim Harmandalı’na gitmemize izin vermediler ama biz Harmandalı’nı buraya getirdik” diyerek Emniyet’in yaptığı uygulamaya da tepki gösterdi. “Devlet ülkelerindeki savaş nedeniyle geri gönderme yasağı kapsamında olan Suriyeli mülteciler hakkında dahi sınır dışı kararı verip, onları idari gözetim altında bu merkezde tutmakta ve bir şekilde sınır dışı etmeye çalışmaktadır” diyen Terzi şöyle devam etti: “Bu durum uluslararası koruma ihtiyacı olan diğer ülkelerden mülteciler için de benzerdir. Bu merkezde idari gözetime alınan mülteciler, 24 saat içinde sadece 15-20 dakika havalandırmaya çıkartılmakta, bu süre dışındaki tüm zamanlarını 5-6 kişilik odalarda, kapılar üzerlerine kilitli olarak hapis halinde geçirmektedirler. Dışardan baktığımızda; yeni, fiziki koşulları iyi gibi görünen bu merkezin içinde, insanlar dış dünyadan tamamen izole edilerek, adeta cezaevi koşullarından daha ağır gözetim koşullarında yaşamaktadırlar.”

‘BİR ŞEYLER YOLUNDA GİTMİYOR’

Terzi, açıklamasında Türkiye’de 3 milyona yakın Suriyeli’nin bulunduğunu hatırlatarak şunları söyledi: “29 Nisan 2017 tarihinde Gazete Duvar’da yayınlanan gazete haberinde, röportaj veren avukatın müvekkillerine kurum personeli tarafından hakaret edildiği, kötü muamelede bulunulduğu kişilerin yemek verilmeyerek, tehdit edilerek gönüllü geri dönüşe zorlandığı ifadesi buradaki hak ihlalleri konusunda herkesin dikkatini çekmelidir. Resmi rakamlara göre kayıtlı 2 milyon 957 bin 454 Suriyeliyi ve tahminen toplam 4 milyon mülteciyi bünyesinde barındıran uluslararası arenada kendisini ‘mülteci dostu’ bir ülke olarak lanse eden Türkiye için söz konusu iddiaların ivedilikle araştırılması gerekmektedir. Burada kalan insanlar ülkelerine sınır dışı edilme, tekrardan kötü muameleye uğrama korkusuyla uğradıkları kötü muamele ve işkence iddiaları hakkında başvurularda bulunmaktan çekinmektedirler. Ancak geçen hafta yayınlanan gazete haberi görüntülerinde ‘burası Guantanamo sahnesi, yemek, açız, yardım edin’ çığlıkları tüm bu iddiaların araştırılması gerektiğini bu merkezin içinde bir şeylerin yolunda gitmediğini anlatmaktadır.’’
“Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’ne, İzmir Göç İdaresi İl Müdürlüğü’ne ve Harmandalı Geri Gönderme Merkezi Müdürlüğü’ne sesleniyoruz” diyen Terzi, hak ihlallerinin son bulması için acil bir şekilde önlemler alınmasını ve Harmandalı Geri Gönderme Merkezi kapılarının sivil topluma açılmasını istedi. Açıklamada üzerinde Harmandalı Geri Gönderme Merkezi fotoğrafının yer aldığı büyük bir pankart ve mültecilerin pencerelerden söylediği ‘Burası Guantanamo’, ‘Yardım edin’, ‘Açız’ve ‘Avukatımı İstiyorum’ sözlerinin de yazıldığı dövizler açıldı.

‘İHD OLARAK BUNUN ÜZERİNE GİTMEYE DEVAM EDECEĞİZ’

İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin ise yaptığı açıklamada konunun takipçisi olacaklarını belirterek şöyle konuştu: “Burada esas konuşulması gereken şudur: Türkiye’nin mültecilerle ilgili politikası son derece ayrımcı ama Suriye savaşı ile birlikte Türkiye, mültecileri bir yandan da koz olarak kullanmaya başladı. Bugün sığınmacıların kaldığı geri gönderme merkezleri sivil topluma tamamen kapalı. Buradan çok fazla hak ihlalleri bilgileri bize geliyor. Örneğin çocuk tacizleri, kadına yönelik cinsel taciz, tecavüz, gibi çok fazla suç bilgisi geliyor. Bu nedenle bu sorunun çok önemli bir sorun olduğunu düşünüyorum ve devletlerin bir an önce kendi çıkarları doğrultusunda oluşturdukları bu politikayı terk etmeleri gerektiğini düşünüyorum.” (DUVAR)