Anayasa Mahkemesi, unutulma hakkını unuttu!

Anayasa Mahkemesi, kesinleşmiş bir suça ilişkin haberin, “unutulma hakkı” gereği internet sitesinden kaldırılması gerektiğine hükmetti. Ancak aynı mahkeme, kesinleşmemiş bir suçlama nedeniyle ve gizli yönergeye dayanılarak yapılan fişlemenin haklı olduğuna karar verdi.

DUVAR – Milliyet gazetesinde, Türker Karapınar imzalı önemli bir haber yayınlandı. Buna göre Anayasa Mahkemesi (AYM), bireysel başvuru neticesinde temel hak ve hürriyetleri ilgilendiren “kişisel verilerin kullanılması” konusunda iki zıt karar verdi. İlk kararında, “unutulma hakkı” gereği bir haberi internet sitesinden kaldıran AYM, ikinci kararında gizli yönetmeliğe dayanılarak tutulan GBT kaydının silinmesi talebini reddetti. Başkanvekili, bu ikinci kararı eleştirdi.

Anayasa Mahkemesi (AYM), “kişisel verilerin kullanılması” konusunda iki farklı karara imza attı. Yüksek Mahkeme, hizmete özel ve kamuya açık olmayan yönerge uyarınca Genel Bilgi Toplama (GBT) sistemine kaydedilen bilgilerin, kişinin özel hayatının gizliliğini ihlal etmediğine karar verdi. Yüksek Mahkeme, diğer kararında ise, bir internet sitesinde uyuşturucu suçundan mahkûm olmuş kişi hakkında yayımlanan haberle ilgili, devletin bu kişiye yeni bir sayfa açma olanağı verme sorumluluğu olduğunu vurgulayarak, Anayasa’da düzenlenmemesine rağmen “unutulma hakkı” kapsamında haberin kaldırılmasına hükmetti.

Haberin özeti şöyle:

Ulusal bir gazetenin internet arşivi sayfalarında, uyuşturucu kullandığı iddiasıyla adli para cezasına hükmedilen N.B.B. hakkında 1998’te iki, 1999’da bir haber çıktı. N.B.B, yargı yoluyla haberleri arşivden kaldırmayı başaramayınca AYM’ye başvurdu. Yüksek Mahkeme, “unutulma hakkı”na atıf yaparak başvuruyu haklı buldu ve kararında şöyle dedi:

“Başvurucu hakkında yapılan haberler unutulma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gereken haberlerdir. İnternet ortamının sağladığı kolaylıklar gözetildiğinde başvurucunun şeref ve itibarının korunması için anılan habere erişimin engellenmesi gerekmektedir. Bu bağlamda erişimin engellenmesine yönelik talebin reddedilmesiyle ifade ve basın özgürlükleri ile kişinin manevi bütünlüğünün korunması hakkı arasında adil bir dengenin kurulduğu söylenemez. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun şeref ve itibarını koruma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.”

*

Anayasa Mahkemesi’nin diğer kararı ise özetle şöyle:

B.K isimli bir kişi hakkında, terör suçundan hüküm kuruldu. Ancak bu hüküm kesinleşmemesine karşın, yargılandığı davanın bilgileri Van Emniyet Müdürlüğü’nce, İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık, İstihbarat, Harekât ve Bilgi Toplama Daire Başkanlığı Bilgi Toplama Yönergesi uyarınca bilgi formu tanzim edilerek, GBT kayıtlarına işlendi. B.K, GBT sistemindeki bilgilerin silinmesi talebiyle dava açtı. Ancak olağan yargı yollarıyla sonuç alamadı. Bunun üzerine AYM’ye başvurdu.

AYM Genel Kurulu da bireysel başvuruyu reddetti. Ret kararında, Bilgi Toplama Yönergesi hükümleri uyarınca 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan dolayı bilgi formu düzenlenebileceği, başvuruya konu müdahalenin demokratik toplumda gerekli ve ölçülü olmadığının söylenemeyeceği, anayasanın 20. maddesindeki özel hayatın gizliliği ilkesinin ihlali iddiasının kabul edilemeyeceği belirtildi.

Anayasa Mahkemesi’nin bu kararındaki önemli hukuki sorun ise AYM Başkan Vekili Engin Yıldırım tarafından dile getirildi. Muhalefet şerhinde, KİHBİ yönergesinin hizmete özel ve kamuya açık olmadığını, bu açıdan kanunilik testini geçemediğini belirterek, şöyle dedi: “Başvurucunun kişisel verilerinin GBT sisteminde tutulmasının herkese açık, öngörülebilir ve belirlilik unsurlarını içeren kanuni bir dayanağı olmadığından, anayasanın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiği kanaatine varılmıştır.”