Olası bir depremde İstanbul!

17 Ağustos 1999'da yaşanan 7,5 büyüklüğündeki Marmara Depremi'nin üzerinden 17 yıl geçti. Deprem nedeniyle binlerce insan hayatını kaybetti, yaralandı, evsiz kaldı. İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe, İstanbul'un olası bir depreme ne kadar hazırlıklı olduğunu anlattı.
deprem, İstanbul

Hacı Bişkin  hbiskin@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Türkiye’de 17 Ağustos 1999 sabahında gerçekleşen Kocaeli/Gölcük merkezli deprem ağır kayıplara neden oldu. 17 Ağustos depremi tüm Marmara Bölgesi’nde, Ankara’dan İzmir’e kadar geniş bir alanda hissedildi. Hazırlanan raporlara göre 17 bin 480 kişi öldü, 23 bin 781 kişi yaralandı, 505 kişi sakat kaldı ve 285 bin 211 konutun hasarlı olduğu tespit edildi.
İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe, olası bir depremde en az 2 milyon insanın evsiz kalacağını ve deprem toplanma alanların yerleşime açıldığını söylüyor.

‘TOPLANMA ALANLARI İMARA AÇILDI’

Marmara’da er ya da geç bir deprem yaşanacağını söyleyen Cemal Gökçe, İstanbul’da 1993 ve 2003 arasında 493 deprem toplanma alanı açıldığını hatırlattı. Sayının yetersiz olduğunu belirten Gökçe, buna rağmen deprem toplanma alanlarının 4’te 3’ünün yapılaşmaya açıldığını aktardı.

Acil olarak yeni boş alanlara ihtiyaç olduğunu vurgulayan Cemal Gökçe, toplanma alanlardaki yapılaşmanın kent yaşamını da sıkıntıya soktuğunu söyledi. Gökçe, “Bu gökdelenlerin mühendislikle ilgili hesapların yerine uygulanması ne kadar gerçekçi bunları bilmiyoruz. Ancak, olası bir depremde bunlar sınanabilir. 5 katlı yapıların 10 katlı olması, daire sayılarının artması İstanbul depreminin dışında da sıkıntıya sokuyor. Depremin dışında İstanbul’u 5 afet bekliyor. En basit örneği yağmur yağdığında toprakla buluşamıyor. Sel baskınları meydana geliyor. Yangın afeti de bunlardan birisi. Genel olarak İstanbul’da bizi büyük bir tehlike bekliyor” dedi.

‘DEPREMLE YÜZLEŞİLEMEDİ’
Cemal Gökçe, depremin değil, güvenlikli yapı stokunun yaratılamamış olmasının sorun olduğunu söyledi. Gökçe, Marmara Depremi’nin üzerinde geçen 17 yıla rağmen mekan ve çevre güvenliği olan bir yapılaşma düzeni oluşturulmadığını ifade etti.

17 yılda, çok şey söylenip yazıldığını belirten Gökçe, “Fakat uygulamada deprem gerçeğiyle yüzleşilemedi. Hatta deprem gerçeği kimi zaman unutuldu veya bilinçli olarak unutturuldu. Kimi zaman da deprem kullanılarak, akıl ve bilim dışı işler yapıldı” şeklinde konuştu.

‘EN AZ 50 BİN ÖLÜM…’

İstanbul’da dolgu alanları ve dere yataklarının imara açıldığını, yerli yersiz yerlere alışveriş merkezleri ve gökdelenler yapıldığını söyleyen Gökçe sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mühendislik bilgisi dikkate alınarak üretilen yapılar, depremlerde bir afet yaratmazlar. Ülkemizde bulunan yapı stokumuzun büyük bir kısmı, 6 ve 6.5 büyüklüğünde bir depremde önemli ölçüde hasar görmektedir. Biz 17 Ağustos’ta yaşamış olduğumuz depremde, yapılarımızın yüzde 6’sının yerle bir olduğunu, yüzde 7’sinin ağır hasar gördüğünü, yüzde 12’sinin de orta hasar görerek, oturulamaz duruma geldiğini biliyoruz. Bunun anlamı şudur; yapılarımızın yüzde 25’i, yaşanacak bir depremde devre dışı kalacaktır. Yani oturulamaz bir duruma gelecektir. İstanbul ve çevremizdeki illerde de yaşanacak bir depremde yapılarımızın en az yüzde 25’i devre dışı kalacak, en az 2 milyon insan evsiz kalacak. Bu insanların toplanacakları boş alanlara ihtiyaç var. Çadır kurulacak boş alanlara ihtiyaç var. İstanbul’da en az 50 bin binanın, birim konut demiyorum, 50 bin binanın önemli ölçüde hasar göreceğini, depremin büyüklüğüne ve ivmesine bağlı olarak, gece veya gündüz olmasına bağlı olarak, yönüne bağlı olarak da, 50 binle 150 bin arasında ölüm ortaya çıkaracağını, bugüne kadar yapılan çalışmalar ortaya koyuyor.”

‘YAPI STOĞUYLA İLGİLENİLMEDİ’

İstanbul’da var olan yapıların bugüne kadar güçlendirilmediğini belirten Cemal Gökçe, “99 depreminden sonra demiştik ki, deprem güvenliği olmayan bu yapıların, kısa bir sürede deprem güvenlikli bir hale getirilmesini istemek haksızlıktır.’ Ne yapılması gerek? 20-25 yıllık bir plan yapmak gerekir. ‘İstanbul’un bütün alt yapısının yenilenmesi için de bir şans olabilir, İstanbul’daki yapıları 20-25 yıl içerisinde yenilemek mümkündür’ dedik. Fakat bunun için bir planlamaya ihtiyaç var’ 1 yıl, 3 yıl bunu planlarsın, kalan sürede de bunu yaparsın. Ama ne yazık ki varolan yapı stoğuyla ilgilenilmedi. Yeni bir İstanbul yaratma adına ormanlarımız ve su havzalarımızda imara açılıp kullanıldı” dedi.

‘ASKERİ ALANLAR VE MEZARLIKLAR KALDI’

İstanbul’un 540 bin hektar alana sahip olduğunu aktaran Gökçe, 56 bin hektarın askeri alanlardan oluştuğunu ifade etti. 2000 yılından sonra kamuya ait alanların yapılaşmaya açıldığını belirten Gökçe, buralara AVM ve gökdelenler yapıldığını söyledi.

“15 Temmuz darbe girişimine kadar askeri alanların dönüştürülmesiyle ilgili görüşlerin olduğunu zaten biliyoruz” diyen Gökçe, bu alanların boşaltılmasına karşı çıkıyor. Çünkü Gökçe’ye göre, İstanbul’un hava alma kanalları olarak sadece askeri alanlar ve mezarlıklar kaldı.

Ne olmuştu?

17 Ağustos 1999 Depremi Richter ölçeğine göre 7,5 büyüklüğünde gerçekleşti. Resmi raporlara göre depremde 17 bin 480 insan hayatını kaybetti. 23 bin 781 kişi yaralandı. 505 kişi ise sakat kaldı. Resmi olmayan rakamlara göre, 50 bin insan öldü, 100 bin insan ise yaralandı. Çöken 133 bin 683 bina ile yaklaşık 600 bin kişi evsiz kaldı. 16 milyon insan depremden değişik düzeylerde etkilendi.

Yapım hatalarından çöken binaların müteahhitlerine yaklaşık 2 bin 100 dava açıldı. Bu davalardan bin 800’ü kamuoyunda ‘Rahşan affı’ olarak da bilinen, Şartlı Salıverme Yasası’ndan dolayı kapandı. Geriye kalan 300 davanın 110 kadarında ceza kararları çıktı. Diğer davalar ise 17 Şubat 2007 Cuma günü 7.5 yıllık zaman aşımı sürelerini doldurarak zaman aşımına uğradı ve düştü.