Sibel Çapraz 4 aydır tecritte destek bekliyor

Geçtiğimiz kasım ayında Yüksekova'da bir basın açıklaması sırasında vurulan Sibel Çapraz tedavisi sürerken tutuklandı.

DUVAR – Yaşamını sondayla sürdüren ve ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayan DBP’li Hakkâri İl Genel Meclisi üyesi Sibel Çapraz, Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın “sağlık koşulları nedeniyle cezaevinde kalması uygun değildir” raporuna rağmen İzmir Menemen R Tipi Cezaevi’nde tecritte tutuluyor. Çapraz için change.org üzerinden “Sibel Çapraz’a Özgürlük” çağrısıyla imza kampanyası başlatılırken, HDP’li vekiller de soru önergeleriyle Çapraz’ın durumunu TBMM gündemine taşıdı.

Cumhuriyet gazetesinden Selin Görgüner’in haberine göre 35 yaşındaki Çapraz, 27 Kasım’da Yüksekova’da polisin hendekler nedeniyle mahallelere düzenlediği bir operasyon sırasında silah sesleri üzerine gittiği mahallede vuruldu. Kendisini polisin vurduğunu söyleyen, 9 gün yoğun bakımda kalan Çapraz, Van ve İstanbul’da 96 günlük tedavisi boyunca 15 ameliyat geçirdi. Çapraz, 2 Mart günü İstanbul’da tedavi gördüğü hastaneden Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki ameliyatını olmak üzere taburcu edildiğinde “örgüt üyesi” iddiasıyla tutuklandı. 30 Haziran’da da İzmir Menemen R Tipi Cezaevi’ne sevk edildi.

‘4 AMELİYATI DAHA VAR’

Sibel Çapraz’ın abisi gazeteci Necip Çapraz, kardeşinin sağlık durumunun cezaevinde kalmaya uygun olmadığını belirterek tedavisi süresince tutuksuz yargılanması gerektiğini vurguladı. Duyarlılık çağrısı yapan Çapraz, “Sibel 15 ameliyat oldu. En az 4 ameliyatı daha var. Sağ kolunu kullanamadığı gibi sağ elindeki iki parmağını da hareket ettiremiyor. Kolu ve parmaklarının hayat bulması için ameliyatlar geçirmesi gerekiyor. Dışarıda olan bağırsağının içeri alınması için olması gereken kalın bağırsak ameliyatının üzerinden ise üç ay geçti. Sondayla yaşıyor. Desteksiz yürüyemiyor. Hiçbir ihtiyacını gideremiyor. Banyo, yeme -içme, elbisesini giyme ve saçını tarama gibi en genel insani hareketlerden mahrum durumda” dedi.

‘O CEZAEVİNDE TEK KADIN TUTUKLU’

“Bir basın açıklamasına veya bir gürültü eylemine katıldı diye kardeşimin başına gelmeyen kalmadı” diyen Çapraz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Nasıl ki balığı susuz bırakırsan ölüme terk etmiş olursanız Sibel’in de maruz kaldığı olay budur. Söz konusu cezaevinde tek kadın tutuklu Sibel’dir. İnsansız bir ortamda pekala tecrittedir. Sibel,tedavi gördüğü İstanbul’daki hastaneden doktorlarından ve bizden habersiz sevk edildi. Kardeşim 9 aydır acı çekiyor. 4 aydır tutuklu olmasına karşın Yüksekova Savcılığı iddianameyi yeni hazırladı. Sibel’i birkaç gün önce ziyaret ettim, zor şartlarda olduğunu, sevk ile 3. kez mağdur edildiğini söyledi. Aile olarak biz de mağdur ediliyoruz. Kardeşimin durumu daha vahim hale gelmeden sorumlu mahkemenin yaşam hakkının kutsallığına riayet etmesini bekliyoruz.”

‘TECRİT PSİKOLOJİSİNİ BOZDU’

Kız kardeşinin ağır sağlık sorunları ve tecrit nedeniyle psikolojisinin bozulduğunu vurgulayan Çapraz, “Kardeşim ‘tecrit şartlarında tedaviyi kabul etmeyeceğim’ diyor. ‘Ben bunu hak edecek ne yaptım’ diyor. Psikolojisi çok kötü. Kendisine zarar vermesinden korkuyoruz. En son görüşmemizde yarım saat ağladı. 3 yaşındaki yeğenim Miro beni unutmasın diyor. İzmir’e sevk edildiğinde 3 kez görüşmek için dilekçe verdim. ‘Görüş günü görüşürsün’ diyor savcılık. Sibel’i görebilmek için 2 bin kilometre yol gitmişim. Ailecek 7 aydır yollardayız. İzmir’de kimsemiz yok. Ben her hafta görüş günleri gidiyorum. Avukatına rica ettim, ‘hafta içi sen de git destek ol’ diye” ifadelerini kullandı.

‘POLİS DEĞİLSE KİM VURDU’

Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede “polisin sivilleri vurması hayatın olağan akışına aykıdır” ifadesinin kullanıldığına dikkat çeken ağabey Çapraz, “Sibel ‘beni polisler vurdu’ diyor. Görgü tanıkları bu yönde ifade veriyor. Tutuklandığı davada savcılık “Polisin sivilleri vurması hayatın olağan akışına aykırıdır’ diyor. Peki benim kardeşimi kim vurdu onu bulsunlar çıkarsınlar o zaman. “Siviller zarar görmedi” diyorlar ya Sibel de sivil. Üstelik bir kadın ve siyasetçi. Polis vurmadı diyorlarsa kim vurdu onu, bulsunlar cezalandırsınlar o zaman” dedi.

’13 YIL GAZETECİLİK YAPTI’

Özellikle kadın örgütlerine duyarlılık çağrısı yapan Çapraz, “Burada kadın olmak ne zor biliyorlar. Okusun, ayaklarının üzerinde dursun diye ona hep destek verdim. Babası yok. Onun hem ağabeyi hem babasıyım. Sibel ailemizin en küçüğü. Kadın örgütleri Çilem Doğan davasında gösterdikleri duyarlılığı Sibel için de göstersin. Sibel de bir kadın, bu ülkenin vatandaşı. Sibel, 2014 yılında meclis üyesi olana kadar 13 yıl gazetecilik yaptı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti üyesi. Gazeteci meslektaşlarımızdan da dayanışma bekliyoruz” dedi.

BİRKAÇ SAATTE 900 KİŞİ İMZALADI

Çapraz ailesinin çağrısının ardından change.org üzerinden “Sibel Çapraz’a Özgürlük” çağrısıyla imza kampanyası başlatıldı. Kampanyaya birkaç saatte yaklaşık 900 kişi imza attı. HDP’li Nihat Akdoğan, İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın HDP Hakkâri Milletvekili Selma Irmak da Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın yanıtlaması istemiyle verdikleri soru önergeleriyle Çapraz’ın durumunu TBMM gündemine taşıdı.