Çilem Doğan: Ben direnirsem herkes direnecek!

Öldürülmemek için eşini öldürmek zorunda kalan ve 15 yıl hapse mahkum edilen Çilem Doğan, "15 yıl bir son değil, daha mücadelemiz bitmedi” dedi.

DUVAR – Hayatını kurtarmak için, yıllardır kendisine şiddet uygulayan kocasını öldürmek zorunda kalan Çilem Doğan’la avukatı Sevil Aracı, Evrensel gazetesi adına görüştü.

Çilem’in şimdi duvarları pembeye boyalı, şehrin ortasında kalmış bir cezaevinde, Tarsus’ta yattığını söyleyen Aracı, “8 Temmuz’da bir yılı dolduracak olan mahpusluk sürecine ve 15 yıl hapis cezası almış olmasına rağmen, umudunu yitirmemiş, gülen yüzü solmamış olan Çilem, yine kadınlara birlik ve dayanışma mesajları gönderdi” dedi.

İşte Aracı’nın Çilem Doğan’la yaptığı görüşmeden satır başları:

Karar açıklandığında ne hissettin, 15 yıllık cezayı nasıl değerlendiriyorsun?

Aslında kendimi hazırlamıştım biraz. Karar açıklanırken maddeleri falan bilmediğim için tam anlayamadım. Hatta mahkeme başkanının yazdırdığı karşı oyu dinlerken acaba ceza vermediler mi diye düşündüm, sordum, “Bana şimdi ne verdiniz başkanım” diye. O da “Sana oy çokluğu ile 15 yıl verdik, ben karşı oy kullandım” dedi. Aslında o an için “Bu cezayı bana değil, iki buçuk yaşındaki kızıma verdiniz” demek istedim, ama söylemedim sonra. Neticede başkan da karşı oy kullanmış, bana inanmış.

Bir tek damla gözyaşı dökmeden çıktım adliyeden. Dışarıda bana desteğe gelen kadınların ismimi haykırmaları, tepkileri bana güç verdi. Adliyeden cezaevine getirildim, yine gülüyordum. Buradaki arkadaşlar, memurlar “Tahliye oldun değil mi?” dediler. “Yok, 15 yıl aldım” dedim, kimse inanmadı. “Hiç 15 yıl almış gibi durmuyorsun, şaka yapıyorsun” dediler.
Babam, savcılık izni alıp gelmiş. Çok üzülmüşler. Ama ben onlara da “Ben iyiyim, siz iyi olun, kızıma iyi bakın” dedim. Ben ona moral vermeye çalıştım.
Bir tek gece haberleri izlerken gözlerim doldu. Avukatlarım açıklama yapmışlar, “Biz onun kız kardeşleriyiz, yanındayız, bu iş daha bitmedi” demişler. Bana kız kardeşimiz demeleri beni çok duygulandırdı. 15 yıl cezayı duyduğumda ağlamadım ama bu dayanışma sözleri karşısında gözyaşlarıma hakim olamadım.

Tamam, ben 15 yıl aldım, özgürlüğümden oldum ama bir yandan da yarı özgür sayılırım. Hem dışarıdan gelen destek özgürleştiriyor beni, hem de sonuçta böyle olmasaydı ben cezaevinde değil, mezarda yatıyor olacaktım. Şimdi sonuçta yaşıyorum, yaşım genç. Elbet çıkacağım buradan ve hayatıma devam edeceğim, bu sefer dayaksız, şiddetsiz, özgür olarak.

‘BEN SADECE CANIMI KURTARDIM’

Başkan karşı oy kullandı ve ceza almamanı istedi. Heyetteki diğer iki üye ise ceza verdi. Bu sana ne düşündürdü?

Zaten yargılamanın başından beri başkanın beni anladığını ve bana inandığını hissediyordum. Beni asıl şaşırtan heyetteki kadın üyenin ceza vermesi oldu. Bir kadın olarak hemcinsimin beni anlamasını beklerdim. Erkek bakış açısının yansıdığını düşünüyorum karara. Başından itibaren beni bir yakınınızın yerine koyun, öyle düşünün demiştim. Ama yapmadılar. Sadece ben değil, ailem, annem, babam, kardeşim de onun tehdidi altındaydılar. Başvurabileceğim her yere başvurdum ama sonuç alamadım. Yapabileceğim başka hiçbir şey yoktu. Sadece canımı kurtardım. Bu nedenle cezanın haksız olduğunu düşünüyorum.

Bu kararı haksız görenlerin çok olması, toplumun büyük kesiminin sana destek olması seni nasıl etkiliyor?

Olay olduğunda “Hep kadınlar mı ölecek, biraz da erkekler ölsün” demiştim. Aslında bu sözlerim için bile bana baskı uygulayabilirlerdi. Ama herkes beni sahiplendi, anladılar. Ben yalnız olmadığımı biliyorum. 2-3 gün olmuştu cezaevine geleli, artık ben yandım, ayvayı yedim diye düşünüyordum. Ama öyle olmadı. Kamuoyunun desteği cezayı daha katlanılabilir kılıyor. Hepsini yatacak olsam da biliyorum ki ben bu 15 yıl cezayı hak etmedim. O yüzden vicdanen rahatım. Yaşadığım acılar aklıma geldikçe vicdan azabı bile duyamıyorum. O kadar çok çektim ki.

‘ONLARIN SESİ OLMAK İSTİYORUM’

Sen ceza aldıktan hemen sonra serbest bırakılman için imza kampanyası başlatıldı, iki günde 65 bin imzaya ulaşıldı. Kampanyadan haberin var mıydı?

Bu da bana bir umut, bir güç oldu. İlk annemden duydum kampanyayı. Sonra buradaki memurlar söylediler. Hatta “Biz de imza verdik” diyenler oldu. Bana “Sen en fazla 7-8 ay daha yatarsın, cezan bozulur, çıkarsın” diyor herkes. Benim davamda ve kadına yönelik diğer şiddet davalarında kamuoyu duyarlılığının etkisi olduğu düşüncesindeyim.

Bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsun?

İçeride olduğum müddetçe eskisinden daha fazla yazmayı düşünüyorum. Kendimi geliştirmek istiyorum. 15 yıl başka nasıl geçer (Gülüyor). Bana verilen bu kamuoyu desteğinin azalmaması için de çaba harcayacağım. Diğer kadınlar gibi unutulmak istemiyorum. Direnmek, mücadele etmek bana iyi geliyor. Benim durumumda olan pek çok kadın var. Onların da sesi olmak istiyorum. Ben sessiz kalırsam toplum da sessiz kalacak, ben direnirsem herkes direnecek.

 

HABERİN TAMAMI