EN YÜKSEK ŞUBAT AYI İHRACATI
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, şubat ayı dış ticaret verilerini açıkladı. Şubatta ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13.6 artışla 21 milyar 86 milyon dolar oldu. Bu rakam Cumhuriyet tarihinin en yüksek şubat ayı ihracat değeri. İthalat ise yüzde 8.5 azalışla 28 milyar 87 milyon dolara geriledi. Tabii ki bu çok olumlu bir gelişme... Ancak bu veriden yola çıkarak Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in dış ticaret verilerini değerlendirmesi her zamanki gibi çok iyimser. Şimşek, “Program çalışıyor. Ocak ve şubatta dış ticaret açığında yıllık iyileşme toplam 13.2 milyar dolara ulaştı. Ekonomide dengelenme devam ediyor. İlk çeyrekte net ihracattan büyümeye pozitif katkı bekliyoruz” paylaşımını yapmış. Dış açıkta bir düzelme olması muhtemel, ancak ihracat sektörünün yapısal sorunları çözülmeksizin sürdürülebilir bir iyileşmenin nasıl olacağı konusunda ciddi şüpheler var. Gerek küresel ticaret ikliminin pek parlak olmayacağı bir döneme girdiğimiz için, gerekse en önemli ticaret partnerimiz Avrupa Birliği’nin yaşadığı sorunlar sebebiyle... Katma değeri yüksek ürünler ve kilogram başına ihracat değeri gibi göstergelere girmiyorum bile!
IMF İLE GÖRÜŞMEYECEĞİZ, AMA SANKİ GÖRÜŞMEK İÇİN HAZIRLANIYOR GİBİYİZ!
Gerek dış politikada gerek söylemlerde gerekse içeride mafyaya ve kara paraya yönelik operasyonlardaki artışa ve Türkiye’nin gri listeden çıkması için harcanan çabalara bakıldığında, sanki IMF ile bir süre sonra masaya oturulacakmış gibi bir his oluşuyor değil mi? Ekonomi yönetiminin yurtdışından taze para bulma çabalarının da pek sonuç vermediğini hatırlatayım. Aynı şekilde alınan tüm önlemlere rağmen hedeflenen iyileşmenin sağlanamadığını da buna ekleyeyim. Doğal olarak böyle bir söylenti çıkıyor tabii... Yerel seçimler sonrasında uzun bir süre seçim olmayacağı ve iktidarın söylemlerinin tersine hareket etmek için bir fırsatı olacağı da cabası... İşte bu söylentiler sebebiyle, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, ‘seçimden sonra IMF ile görüşme yapmak için ABD'den destek istendiği’ yönündeki iddiaların doğru olmadığını açıkladı. Bu açıklama bile, pek çok kez dediğinin tersini yapan bir iktidar göz önüne alındığında, IMF ile masaya oturmamızın muhtemel olduğunu düşündürmez mi?
İSTANBUL’DA 113 ÜRÜNÜN FİYATI ARTTI SADECE DOKUZ ÜRÜNÜN FİYATI DÜŞTÜ!
İstanbul Ticaret Odası (İTO), piyasaların şeffaflığını sağlamak ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla, geçen şubat ayında İstanbul’da perakende fiyatı en fazla artan ve azalan ürünleri, fiyatları ve değişim oranlarıyla birlikte açıkladı. İTO’nun ‘İstanbul Ücretliler Geçinme Endeksi’nde yer alan 242 ürünün 133’ünün perakende fiyatı artarken, dokuz ürünün fiyatı düştü, 100 ürünün fiyatı ise değişmedi. Şubat ayında enflasyonun kraliçesi karnabahar oldu ve fiyatı yüzde 36.71 arttı. Bu arada halk pazarlarında bile sivri biberin kilogram fiyatının 120 TL ve üzerinde olduğunu söyleyeyim. Giyim harcamaları kumaşlar alt grubundan yüzde 20.97 ile terilen (polyester iplik), eşyası harcamaları grubundan yüzde 14.29 ile nevresim takımı tüketiciyi üzen diğer ürünler. Gıda fiyatlarında artış devam ediyor ve yaz aylarında da mevsimsel etkinin fiyatları çok fazla düşüreceğini beklememek gerek.
SANAYİCİLERİ DE KREDİ KARTI PANİĞİ SARDI
Sadece dar ve orta gelirli vatandaşlar değil, perakendeciler ve sanayiciler de kredi kartı harcamalarına getirilecek kısıtlamalardan tedirgin. Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği’nden (TÜRKBESD) “İç pazarın canlılığı üretim ve istihdamın korunmasında önemli bir faktör olarak öne çıkarken, sektörün dünya çapındaki gücünü de destekliyor. Diğer taraftan kedi kartlarındaki dokuz aylık taksit limitinin azalması, iç piyasadaki olumlu seyrin devamlılığı için risk oluşturmaya devam ediyor” açıklaması geldi. Bir diğer uyarı da, ‘panik alışveriş’ üzerine: Kredi kartlarına taksit kısıtlaması geleceği paniğiyle tüketiciler alışverişe hücum edebiler ve bu da enflasyonun tetiklenmesine sebep olabilir. Tabii bu sanayicinin sıkıntısı, vatandaşın sıkıntısı ise limitlerin sınırlanması ve artık ay sonunu getirememe korkusu. Ekmek bile kredi kartıyla alınıyorken, bu korku çok normal.