Yıldırım, antik kentin önemine değinerek, "Karadeniz'de şu ana kadar herhangi bir antik kentte böyle bir nekropol alanıyla karşılaşılmamıştı. Bu alan Türkiye ve Karadeniz arkeolojisi için oldukça önemli bir yere sahip. Bu nekropol alanı, olduğu gibi korunmuş, kendi dokusunu çok önemli bir şekilde koruyabilmiş ve günümüze kadar getirebilmiş" diye konuştu.
Karadeniz'deki kentlerin hiçbirinde Roma döneminde sur sisteminin olmadığını, bu nedenle kentlerin ani şekilde yağmalandığını ve ele geçirildiğini anlatarak, "Nekropollerin de yağmalandığını burada görmüş olduk. Gotlar'ın saldırıları sırasında mezarların önemli bir bölümünün açıldığını, kıymetli eşyaların bir bölümünün alındığını ve sonrasında Gotlar'ın ayrılması neticesinde Romalıların ölülerinin mezarlarını tekrar düzenleyerek yeni baştan nekropol olarak devam ettirdiklerini gördük. Bu bizim için önemli bir veriydi" ifadelerini kullandı.
Kazılar sırasında mezarlarda insan iskeletleri bulunduğunu dile getiren Yıldırım, "İlk yapılan antropolojik araştırmalara göre mezarlarda iskeletleri bulunan bireylerin birbirleriyle aile bağının olabileceği öngörülmektedir. Bazı oda mezarlarda bulunan yazıtlardaki isimler de buraya gömülmüş insanların birbirleriyle akraba olduklarını göstermektedir" dedi.
Yıldırım, milattan sonra 6. yüzyılda oda mezarlarının bir bölümünün Bizanslılar tarafından yeniden kullanıldığını, üst gelir seviyesindeki Romalı ailelere ait mezarlar, mezar taşları ve yazıtlarla karşılaştıklarını sözlerine ekledi.
(KÜLTÜR SANAT SERVİSİ)