Yıldırım, yaklaşık 500 metre uzunluğunda caddeyi ortaya çıkardıklarını, caddenin sağında ve solunda lahitler bulunduğunu ve yamaçlarda, sırt bölümlerinde ise kentte o dönem daha yüksek gelir seviyesine sahip insanlara ait olduğu düşünülen oda mezarlarıyla karşılaştıklarını, özellikle milattan sonra 2. ve 3. yüzyıla tarihlendirilen lahit alanlarında çok sayıda bulguya rastladıklarını dile getirdi.
'ROMA ASKERLERİNE AİT MEZARLARLA KARŞILAŞTIK'
Yıldırım, binin üzerinde eseri envantere kazandırdıklarını, bunların Karadeniz Ereğli Müze Müdürlüğü'nde bulunduğunu belirtti.
Roma dönemiyle ilgili birçok önemli bilgiye ulaştıklarını dile getiren Yıldırım, "İmparator Marcus Aurelius döneminde bu kentte yaşayanların önemli bir bölümünün Roma İmparatorluk vatandaşı olma hakkı kazandığını gösteren bulgular, mezar taşları, yazıtlar ele geçti. Roma askerlerine ait olduğunu düşündüğümüz mezarlarla karşılaştık" dedi.
Yıldırım, antik kentin önemine değinerek, "Karadeniz'de şu ana kadar herhangi bir antik kentte böyle bir nekropol alanıyla karşılaşılmamıştı. Bu alan Türkiye ve Karadeniz arkeolojisi için oldukça önemli bir yere sahip. Bu nekropol alanı, olduğu gibi korunmuş, kendi dokusunu çok önemli bir şekilde koruyabilmiş ve günümüze kadar getirebilmiş" diye konuştu.
Karadeniz'deki kentlerin hiçbirinde Roma döneminde sur sisteminin olmadığını, bu nedenle kentlerin ani şekilde yağmalandığını ve ele geçirildiğini anlatarak, "Nekropollerin de yağmalandığını burada görmüş olduk. Gotlar'ın saldırıları sırasında mezarların önemli bir bölümünün açıldığını, kıymetli eşyaların bir bölümünün alındığını ve sonrasında Gotlar'ın ayrılması neticesinde Romalıların ölülerinin mezarlarını tekrar düzenleyerek yeni baştan nekropol olarak devam ettirdiklerini gördük. Bu bizim için önemli bir veriydi" ifadelerini kullandı.