Antik kentler çok sıcak bölgeler. Beyaz taşların yoğun olduğu bu ortamlarda güneş yansıması olur. Bu da hissedilen sıcaklığı artırıyor. Sıcak basması olabiliyor, kişiler kendilerini halsiz hissedebiliyor, ateş yükselmesi olabiliyor, susuz kalabiliyorlar. Susuzluğu beklemeden harcananı miktarı yerine koymak için su tüketimine çok dikkat etmek gerekiyor. Biz insanlara günde en az 2 litre su tüketimi deriz. Yazın terleme oranına göre bu rakam 3 - 3,5 litreye çıkarılabilir.
Falezlerle kaplı güney sahili boyunca uzanan Likya Yolu yürüyüş rotası, tarihi ve doğasıyla insanların çok ilgi duyduğu bir yol. Ama bu yolu yürürken önlem almak şart. Bu engebeli güzergah üzerinde hayati tehlike çok fazla. Yürürken baton, koruma malzemeleri ve güvenlik teçhizatlarının tamamının yürüyüşçünün yanında olması gerekiyor. Bu yolu bilen biriyle yürümekte fayda var. Yolunu kaybetme, düşme, mahsur kalma gibi vakalar ortaya çıkabiliyor.
Diyelim ki kayboldunuz ya da başınıza bir şey geldi. Bu durumlara karşı dronla takip, arama kurtarma ve sağlık ekipleri var. Ancak yürüyüşçülerin temkinli olmaları, kazaları önlemek için çok önemli.
Antik kentlerde ve yürüyüş rotalarında insanlar güneşe çok uzun süre maruz kalıyorlar. Yüksek faktörlü güneş koruyucu kremler kullanılması gerekiyor. Güneşi seviyoruz ancak güneş bizi o kadar sevmiyor."