Denizde boğulmalar olabiliyor. Yüzme bilmeyenlerin mutlaka bir can yeleği, kolluk gibi şişme bir teçhizatla güvenlilerini ön plana almaları önemli.
Tekneden amuda kalkarak atlayan birini gördüğümde, o sırada çok korkunç şeyler geliyor aklıma. Tekneler ve iskeleler, ahşap ve demir kullanılarak yapılmış, çok kaygan zeminli yerler olabiliyor. Bu alanlarda kaymalar, düşmeler çok daha şiddetli olabiliyor. Ekstrem hareketler yapılmaması gerekiyor. Sığ yere atlama, kayaya çarpma tehlikesine karşı da çok dikkatli olmalılar.
Antik kentler çok sıcak bölgeler. Beyaz taşların yoğun olduğu bu ortamlarda güneş yansıması olur. Bu da hissedilen sıcaklığı artırıyor. Sıcak basması olabiliyor, kişiler kendilerini halsiz hissedebiliyor, ateş yükselmesi olabiliyor, susuz kalabiliyorlar. Susuzluğu beklemeden harcananı miktarı yerine koymak için su tüketimine çok dikkat etmek gerekiyor. Biz insanlara günde en az 2 litre su tüketimi deriz. Yazın terleme oranına göre bu rakam 3 - 3,5 litreye çıkarılabilir.
Falezlerle kaplı güney sahili boyunca uzanan Likya Yolu yürüyüş rotası, tarihi ve doğasıyla insanların çok ilgi duyduğu bir yol. Ama bu yolu yürürken önlem almak şart. Bu engebeli güzergah üzerinde hayati tehlike çok fazla. Yürürken baton, koruma malzemeleri ve güvenlik teçhizatlarının tamamının yürüyüşçünün yanında olması gerekiyor. Bu yolu bilen biriyle yürümekte fayda var. Yolunu kaybetme, düşme, mahsur kalma gibi vakalar ortaya çıkabiliyor.
Diyelim ki kayboldunuz ya da başınıza bir şey geldi. Bu durumlara karşı dronla takip, arama kurtarma ve sağlık ekipleri var. Ancak yürüyüşçülerin temkinli olmaları, kazaları önlemek için çok önemli.