"Yaz ve sonbahardaki yoğun sezonda travmalar artıyor. Bizi en çok korkutanlardan biri trafik kazaları. Tatile çıkarken insanların dikkati biraz dağınık olabiliyor. Seyahat sırasında insanların dikkatlerini çok yüksek tutmaları, emniyet kemeri takmaları, yanlarında mutlaka bir güneş gözlüğü bulundurmaları ve arabalarını mümkün mertebe sıcak tutmamaları gerekiyor.
Denizde boğulmalar olabiliyor. Yüzme bilmeyenlerin mutlaka bir can yeleği, kolluk gibi şişme bir teçhizatla güvenlilerini ön plana almaları önemli.
Tekneden amuda kalkarak atlayan birini gördüğümde, o sırada çok korkunç şeyler geliyor aklıma. Tekneler ve iskeleler, ahşap ve demir kullanılarak yapılmış, çok kaygan zeminli yerler olabiliyor. Bu alanlarda kaymalar, düşmeler çok daha şiddetli olabiliyor. Ekstrem hareketler yapılmaması gerekiyor. Sığ yere atlama, kayaya çarpma tehlikesine karşı da çok dikkatli olmalılar.
Antik kentler çok sıcak bölgeler. Beyaz taşların yoğun olduğu bu ortamlarda güneş yansıması olur. Bu da hissedilen sıcaklığı artırıyor. Sıcak basması olabiliyor, kişiler kendilerini halsiz hissedebiliyor, ateş yükselmesi olabiliyor, susuz kalabiliyorlar. Susuzluğu beklemeden harcananı miktarı yerine koymak için su tüketimine çok dikkat etmek gerekiyor. Biz insanlara günde en az 2 litre su tüketimi deriz. Yazın terleme oranına göre bu rakam 3 - 3,5 litreye çıkarılabilir.