Kadın Futbolu’na dair 2: Amaçsız lig olmaz!

Bugünkü düzende, kızının doğum gününü biraz farklı bir şekilde kutlamak isteyen bir baba, bir set forma alarak kızı ve arkadaşlarını bölgesel olarak oynanan TFF Kadınlar 3. Ligi’ne sokabilir. Tek yapması gereken Türkiye Yıldız Kız Şampiyonası’nda kızların sahaya ayak basması. Maçın 30-0 bitmesinin bir önemi yok. Hatta maç başladıktan sonra işi olanlar ayrılabilir de. Maçı tamamlama ihtiyacınız yok. Zaten altyapı şampiyonaları çoğu takım için yılda 2-3 maçtan ibaret, bir haftalık amaçsız etkinlikler. İlk maçtan sonra, artık sahaya çıkmasanız da olur. İlk maçın başlama düdüğünde sahada dokuz kız çocuğu bulunabiliyorsa, artık Türkiye Üçüncü Ligi’nde yer alan bir takımın başkanısınız.

Google Haberlere Abone ol

Erdem Göktürk*

Kadın futboluna dair Kulüpler Birliği önerilerini, ilgilenenler ile şeffaf şekilde paylaşmaya devam ediyoruz. İlk yazıda, ayrı bir Kadın Futbol Departmanı ve kadın futbol stratejisi oluşturulmasının Türk kadınları ve kız çocuklarının futbol oynama hakları açısından zorunlu olduğunu anlatmıştık. Türkiye Futbol Federasyonu başkanı sayın Nihat Özdemir’in “Türkiye’de bilinmeyen bir konu” olarak ifade ettiği onbeş yıllık ligin artık bilinebilmesi için bizi bugüne getirenden farklı bir yapı oluşturulmasının altını çizmiştik. Bu yazıda ise dizimize Türkiye Kadın Futbol lig piramidi üzerinden devam edelim.

LİGİMİZİN KADEMELERİ KÖTÜ TASARLANMIŞ

Eksiksiz bir lig piramidini dört kademe üzerinden düşünmek gerekiyor. Yerel, Bölgesel, Ulusal ve Elit kademeler. Bu kademelerin her birinin bir misyonu, bir varlık sebebi var. Türkiye’de kadın futbolu Bölgesel ve Ulusal kademe arasında sıkışmış durumda. Aslında Yerel ile Elit arasında geçiş amacı taşıması gereken bu ara kademeler, Türkiye kadın futbolunun ana kademeleri haline getirilmiş geçtiğimiz onbeş yılda. Dolayısı ile Türkiye Futbol Federasyonu lig piramidi, ihtiyaca cevap veremiyor.

YERELLİK ONBEŞ YILDA SAĞLANAMADI

Herhangi bir lig piramidinin tabanı, süreklilik açısından çok önemlidir. Özellikle kız çocuklarının futbol oynama hakkına zahmetsizce erişimi, ancak yerel düzeyde kulüplerin ve liglerin varlığı ile mümkün olur. Aynı zamanda yerel ligler bölgesel düzeye çıkmayı ve üst düzey rekabeti hedefleyen takımlar için de hazırlık aşamasını oluşturur. Türkiye’de erkek yerel ligleri\ her ilde kurulmuş olan ASKF’ler ve il temsilcilikleri aracılığı ile hayata geçirilir. Bu kurumların isimleri AESKF, Amatör Erkek Spor Kulüpleri Federasyonu olmadığına göre kadın futbolunu da gündemlerine almakla yükümlüdürler. Federasyon, inşallah yapacağı, Kadın Futbol Stratejisi içinde aşamalı olarak yerel liglerin oluşturulmasını hedeflemelidir.

Bu amaç ile Kulüpler Birliği’nin iki önerisi bulunmaktadır. Söz konusu illerde federasyon kadın yerel ligi kurulması konusunda il temsilciliklerini resmi olarak görevlendirmeli, katılacak takımlara destek vermelidir. Bunun yanında U13 il şampiyonaları, daha fazla yerel kulübün futbolcu kız çocukları havuzu oluşturması ve yerel liglere girebilmesi için kullanılmalıdır. U13 şampiyonalarının etkin kullanımı için ise düzenleme karar yetkisi ASKF’lerden alınmalı, bu ligler bir süre için doğrudan federasyon gözetiminde yapılmalıdır. Bunun gerçekleştirilmemesi için pek çok bahaneyi bugüne kadar sıklıkla duyduk. Gerçekleşmesi için aslında tek bir şey gerekiyor: Değişim iradesi.

Bu kadar önemli bir inisiyatifin doğru koordinasyonu için de Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu (TASKK) yönetiminde kadın futbolu temsilcisi bulunması önemlidir.

30-0 YENİLSEN DE BİZ SENİ LİGE ALIRIZ

Bugünkü düzende, kızının doğum gününü biraz farklı bir şekilde kutlamak isteyen bir baba, bir set forma alarak kızı ve arkadaşlarını bölgesel olarak oynanan TFF Kadınlar 3. Ligi’ne sokabilir.

Tek yapması gereken Türkiye Yıldız Kız Şampiyonası’nda kızların sahaya ayak basması. Maçın 30-0 bitmesinin bir önemi yok. Hatta maç başladıktan sonra işi olanlar ayrılabilir de. Maçı tamamlama ihtiyacınız yok. Zaten altyapı şampiyonaları çoğu takım için yılda 2-3 maçtan ibaret, bir haftalık amaçsız etkinlikler. İlk maçtan sonra, artık sahaya çıkmasanız da olur. İlk maçın başlama düdüğünde sahada dokuz kız çocuğu bulunabiliyorsa, artık Türkiye Üçüncü Ligi’nde yer alan bir takımın başkanısınız.

Bu abartı gibi gözüken örnek ne yazık ki gerçek lig statüsünü yansıtıyor. Bölgesel lige girişte hiçbir şey gerekmiyor. Hatta düşme de yok. Canınız çektiği kadar, canınız istediği gibi oynayabilirsiniz. Yerel lig düzenlenmediği için, kız çocuklarımız Anadolu’nun her köşesinde kontrolsüzce yollara sürülüyorlar. Bölgesel ligden her yıl on-onbeş kulüp çekiliyor. Olan futbol tutkusu ile, oynama umudu ile sahalara koşan kadınlar ve kız çocuklarına oluyor. Sayısal hedef için bir sıkıntı yok. Nasılsa giriş serbest. Her yıl on-onbeş kulüp ekleniyor.

LİGE GİRİŞTE EN AZINDAN BİR BAKSANIZ

Kulüpler birliği Bölgesel kademedeki alt lig olan 3. Lig’e girişin Türkiye Şampiyonası ile ve elemeyle olması gerektiğini önermekte. Böylece ikinci kademeye girişte belli bir performans ayrıştırması yapmak, hem oyuncular hem de lig için bir kalite standardı tutturmak mümkün olacaktır. Halen 70 takımın bulunduğu 3.Lig’de küme düşme uygulamasına geçilmeli, kademeli olarak takım sayısı ve grup sayısı azaltılmalıdır.

NEDEN KIZ ÇOCUKLARA DAHA ZOR BU LİGLER?

Girişi kontrol etmediğinizde, sayısal artışı ayrımcı uygulamalar ile kontrol etmeye çalışmak ise kabul edilemez.

Halihazırda taban lig olan Kadınlar 3.Ligi, federasyon tarafından deplasmanlı oynatılan ligler arasında Türkiye’de deplasman teşviki verilmeyen tek ligdir. Erişimin yerel düzeye alınması, bölgesele girişin başıboşluktan temizlenmesi ile bu ayrımcı uygulama da sona erdirilmelidir.

Bunun yanında, yine Kadınlar 3.Lig’de başka hiçbir yerde olmayan uygulamalar statüye alınmakta, kulüpleri zora sokan lisans sayısı zorunluluğu, yaş kontenjanı gibi maddeler sezon içinde, bazıları hukuk kurulu müdahalesi ile, tam olarak uygulanmamaktadır. Bu yaklaşım, kadın futbolu ile ilgilenenler arasında, statü ile ilgili keyfiyet algısı oluşturmaktadır.

BİR DE TAVAN LİG VAR

Kadın futbolunun ivme kazanması yukarıdaki ligin kalitesine bağlı. Elit ligler, özel olarak üzerinde durulan kulüp, stat, oyuncu, rekabet kalitesi yeterliliği ile iddialı bir kadın futbolunu sahaya çıkartıyorlar. Ne kadar kaliteli mücadele olursa, o kadar fazla ilgi, katılım, sponsor, yayın kadın futboluna giriyor. Bu pozitif sarmalı başlatabilmek için ise federasyonun irade göstermesini gerektiriyor. UEFA zorlaması ile kulüp lisansları konusunda bir adım atıldı bu yıl. Ciddiyet ile takip edileceğini umut ediyoruz.

Vitrin olacak bir tavan liginin ise en önemli faktörü oyuncu kalitesi. Halihazırda amatör olarak görülen futbolcular sözleşme imzalamak, futboldan düzenli bir gelire sahip olmak gibi haklardan yoksunlar. Hayatını farklı bir meslek ile garanti altına alan, futbolu asıl mesleği olarak göremeyen oyuncular ne yazık ki performanslarını da en üst düzeye taşımakta zorlanıyorlar. Ligde elitleşme ile getirilecek profesyonellik, sporcular ve kulüplerin haklarını sözleşmeler ile korumalarını, daha üst düzeyde bir mücadele getirecek.

TURİST YABANCILAR CENNETİ

Yabancıya izin var ancak amatör statü nedeni ile sözleşme yok. Sporcu vizesine dair yazı vermiyor federasyon. Dünyanın en iyi futbolcusunu ligimize kazandırsanız bile, bir şekilde ülkemize gelip iş bulmak zorunda. Ardından oturma iznine başvuracak. İzni alırsa, lisans için federasyona oturma izni olan bir sporcu olarak başvuracak. Şanslıysanız sadece birkaç maç kaçırarak yetişebilirsiniz. Bu uygulama aynı erkek 2.Amatör Lig’de oynayan yabancı oyuncular gibi. Ama iş ücrete geldiğinde amatörlük geçerli değil. Yabancı oyuncular için hem önemli ücretler ödemek, hem de sanki profesyonel erkek süper ligindeymiş gibi her yıl kayda değer bir vize parasını federasyona teslim etmek zorundasınız. Üstelik, sözleşme olmadığı için oyuncu dilediği zaman bırakabiliyor takımını. Bunu da kadın liglerindeki, ayrımcı ve düzeltilmesi gereken maddeler arasına alalım.

LİGLERİN MİSYONLARI OLMALI

Avrupa’nın önde gelen Kadın Futbol ligleri değerlendirildiğinde, dört kademenin etkin kullanımı karşımıza çıkıyor. En yukarıdaki elit kademe için Almanya’da Frauen Bundesliga, İngiltere’de Women’s Superleague, İspanya’da Primera Division gibi profesyonel örnekler mevcut. Yani burada da Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Federasyonların UEFA desteğiyle neler yapabildiği, içlerinden bir motivasyonu bulunmayan Juventus’lar, Manchester United’lar, Real Madrid’lerin kadın futboluna dışarıdan yönlendirme ile girişinden belli.

Yerelde ise, tamamında, kadın ve kız çocuklarının futbol oynama hakkı zaten çözülmüş durumda.

Arada kalan geçiş liglerinin ise bir amaçları olması önemli. Bu kademelerin tanımlanması, herhangi bir başarılı kulübün tabandan tavana yükselirken hangi aşamalarda ne kazanacağını tanımlaması açısından değerli.

BÜTÇEYİ KARAYOLLARINA GÖMMEMELİYİZ

Mevcut 2. Lig anlaşılmaz bir şekilde ulusal düzeyde oynanıyor. Kulüpler Aydın’dan Trabzon’a, İstanbul’dan Nusaybin’e seyahatler yapıyorlar. Ne federasyondan yeterli deplasman desteği, ne de kulüplerin kendi uçak seyahatlerini finanse edecek güçleri var. Oyuncuların çoğunluğunun da öğrenci olduğu düşünüldüğünde, bu lig, tam bir eziyet ligi.

Misyon açısından değerlendirildiğinde, 2. Lig elitleşmeye geçiş olarak değerlendirilebilir. Hem elit yeterlikte kulüp, hem de elit oyuncu havuzunun genişlemesi olarak özetlenmelidir. Kulüplerin ve oyuncuların enerji ve maddi imkanlarını karayollarına gömmeleri yerine, bölgeselleşmiş bir ligde iyi planlanmış kulüp gelişim programları uygulanmalıdır. Bu amaç ile Kulüpler Birliği 2.Ligin iki grupta, bölgesel olarak oynanmasını talep etmektedir. Tabi ki pandemi kararları ile takım sayılarında oluşabilecek değişimler de göz önüne alınmalı, gerekirse bir geçiş dönemi tanımlanmalıdır.

BÖLGESELLİĞE GEÇİŞ LİGİ

Kadınlar 3. Lig sorunlarına yazının baş kısmında değinmiştik. Bu ligin misyonunun il dışı rekabete geçiş ligi olmasını ekleyelim. Piramidin korunması da göz önüne alınarak, belki yalnızca dört grupta ve 40-50 arasında takım ile oynanacak olan bu lig, diğer bölgesel liglerin tüm haklarından yararlanmalıdır. Ligde düşme olmalı, takım sayısı çok yıllık bir plan dahilinde azaltılmalıdır. Lige yeni girecek takımlar ise bir elemeden geçirilip, ligin kalitesi önce sağlanmalı, sonra korunmalıdır.

FEDERASYONUN YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ HATIRLAYALIM

Türkiye’nin imzaladığı pek çok uluslararası sözleşmede, kadınlar ve kız çocuklarının spora erişimi konusunda eşitlik taahhüt etmiştir. Türkiye Futbol Federasyonu ise 5894 numaralı kanun ile tüm futbol aktiviteleri için tekel olarak belirlenmiştir. Federasyonun kadınlara ve kız çocuklarına sağlıklı ve eşit futbol oynatma konusunda yükümlülüğü vardır.

KULÜPLERİN LİG PİRAMİDİNE DAİR TALEPLERİ

Kademe temsilini sağlayamayan ve bölgesel ile ulusal arasında sıkışmış bir sorun yumağı yerine, Kulüpler Birliği yapının üç yıllık bir geçiş döneminde yenilenmesini talep etmektedir.

1- Üst lig elitleştirilmeli, kalite sağlanarak vitrin oluşturulmalı, profesyonellik getirilmelidir.

2- İkinci lig bölgeselleştirilmeli, iki gruplu bir yapı içinde elit kulüp ve oyuncu havuzunun genişletilmesine hizmet etmelidir

3- Üçüncü lige çıkış kontrol edilmeli, düşme ile birlikte dört gruplu bir yapıda ve bölgesel rekabete giriş amacı ile kullanılmalıdır.

4- Yerel ligler üç yıllık bir plan dahilinde oluşturularak futbola erişim hakkı güvence altına alınmalıdır.

Bu düzeyde bir odağın sağlanması için ise Kadın Futbolu, mevcut olan Futbol Gelişim Direktörlüğüne eklemlenmiş yapıdan kurtarılmalı ve ayrı bir departman olarak yapılandırılmalıdır.

Bir sonraki yazıda altyapıya dair görüşlerimiz ile devam edeceğiz.

* Kadın Futbol Kulüpleri Derneği Başkanı; Kız çocuklara spor yolu ile gelişim fırsatları sağlamayı hedefleyen İstanbul Defnespor Başkanı 

Kadın Futbolu’na dair 1: Onbeş yıldır hâlâ bilmiyoruzKadın Futbolu’na dair 1: Onbeş yıldır hâlâ bilmiyoruz