Milli judocu Berat Bahadır: Türk sporuna adımı altın harflerle yazdırmak istiyorum

Milli judocu Berat Bahadır, 2019 Avrupa Gençlik Olimpik Yaz Festivali'nden altın madalya ile döndü. Judoyu felsefesiyle birlikte uyguladığını söyleyen sporcu, “Minderde öğrendiğim saygıyı normal hayatımda da sürdürüyorum” diyor.

Işıl Çalışkan  esmaisilcaliskan@gmail.com

DUVAR – Henüz 6 yaşındayken tanışır judoyla Berat Bahadır. Aslında güreşe duyduğu ilgiyle başlar her şey. Spor yapmayı zaten sevdiği için farklı branşlara da şans verir. Ama denemeler sonucunda judonun güreşten ağır basan yönü “minderdeki saygı” olur Berat için. Bugünlere nasıl mı geldi? Sözü kendisine bırakalım: “Yeri geldi kanım terime karıştı ama limitlerimi hep zorladım.”

10 senelik judo macerasına birçok başarı ekleyen Berat, 5 yıldır Samsun Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezleri bünyesinde yetiştiriliyor. Geçtiğimiz günlerde 2019 Avrupa Gençlik Olimpik Yaz Festivali’nde mücadele eden milli judoka müsabakaya imzasını altın madalya ile attı. Erkekler 55 kilo finalinde Belçikalı R. Demets ile karşılaşan sporcu, rakibini mağlup etti. Kendisi için kolay bir maç olduğunu söyleyen Berat, “Daha önce antrenman kamplarında karşılaştığım için zayıf yönlerini biliyordum” diyor. 17 yaşındaki judokayla yarış deneyimini ve spor serüvenini konuştuk.

Berat Bahadır

Judoyla tanışma hikayenizi bizimle paylaşır mısınız?

Sporu zaten seviyordum ama bana uygun olan sporu bulmak için birçok alanda denemeler yaptım. Sonuç olarak kendime en uygun bulduğum alan judo oldu. 6 yaşından beri bu sporun içindeyim.

‘DIŞARIDAKİ HAYATTAN DAHA CAZİPTİ…’

Çocuk yaşta başlamışsınız bu spora. Arkadaşlarınızla oyun oynamak yerine sporcu disiplini içine girmek nasıldı? Bir çocuk için zor olsa gerek…

Judonun disiplin anlayışını çok sevmiştim. Bana dışarıdaki hayattan daha eğlenceli geliyordu.

Dövüş sanatları içinden neden judo daha cazip geldi?

Ata sporumuz olan güreşe merakım olduğundan judo da güreşe benzediği için bu seçimi yaptım. Judo minderindeki saygı diğer branşlara göre daha anlamlı kıldı.

‘HAYATTAN FEDAKARLIKLAR GEREKTİRİYOR’

Judo felsefesi gereği öğreniminin yıllarca sürdüğü söyleniyor. Öyle mi?

Performans sporu olduğu için uluslar arası maçlarda belli bir performansın üstüne çıkmak gerekiyor. Bunun için de çok antrenman yapıp judo felsefesini kavramak lazım. Bunun yanında hayattan bazı fedakarlıklarda bulunmayı gerektiriyor.

‘MİNDERDEKİ SAYGIYI HAYATTA DA SÜRDÜRÜYORUM’

Dövüş sporlarıyla ilgilenenlerin hayatlarında sakin ve sabırlı oldukları doğru mu? Siz nasıl bir yapıya sahipsiniz?

Sporcu elit bir insandır ve davranışlarıyla insanlara örnek olmalıdır. Minderde öğrendiğim saygıyı normal hayatımda da sürdürüyorum.

Judoyla ilgilendiğinizi söylediğinizde insanlardan nasıl dönüşler alıyorsunuz? Şaşırtıcı tepkiler aldığınız oluyor mu?

Genellikle ülkemizde judoya ilgi az olduğu için pek bilinmiyor ama açıkladığımda benimle gurur duyuyorlar. Ve ülkemi en iyi yerlere getirme ihtimalim beni heyecanlandırıyor.

.

‘TÜM BRANŞLARI İÇİNDE BARINDIRIYOR’

Judo tek başına yeterli mi? Yanında diğer spor dallarını gerektiriyor mu?

Profesyonel bir judocu bir atlet gibi koşmalı ve dayanıklı olmalı. Bir halterci gibi ağırlık kaldırabilmeli, bir jimnastikçi gibi esnek olmalı, pratik zekalı ve hızlı düşünmeli. Kısacası judo tüm branşları içinde barındırıyor.

Sizin judoda kendinizi avantajlı ve eksik gördüğünüz yönleriniz neler?

Judo sporunda vücudumu sağ ve sol olarak iki yönlü kullanabiliyorum. Bu benim için avantaj. Ancak bazı maçlarda odaklanma sıkıntısı yaşıyorum. Bunu da aşmaya çalışıyorum elimden geldiğince.

‘TEK İDOLÜM BABAM’

Judoda idolünüz ya da idolleriniz var mı?

Küçüklüğümden beri tek idolüm babamdı ve hala da öyle.

Babanız da bir spor branşıyla mı ilgileniyor?

Hayır aslında babamın bir spor geçmişi yok. Ama karakter olarak hep bana rol model oldu. Her zor zamanımda yanımda oldu. O hep örnek aldığım bir insan.

‘SAMSUN TOHM’DA AİLE ORTAMI VAR’

5 yıldır Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezleri (TOHM) tarafından yetiştiriliyorsunuz. Orada işler nasıl yürüyor? Memnun musunuz?

Hocalarımız bir sporcunun disiplinli ahlaklı ve iyi bir birey olması için çabalıyor. Samsun TOHM’da aile ortamı var. Hocalarımız bizi evlatlarından ayrı görmüyor. Sevinçlerimizi de üzüntülerimizi de beraber yaşıyoruz.

Eğitiminizi yatılı sürdürüyorsunuz sürekli bir kamp halinde olmak okul yaşamınızı nasıl etkiliyor?

Günde iki veya üç antreman yaptığımız için zamanımızın çoğu kamplar ve yurt dışı faaliyetlerinde geçiyor. Okula zaman buldukça zamanı en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz.

2019 Avrupa Gençlik Olimpik Yaz Festivali’nde Belçikalı R. Demets ile karşılaştınız. Nasıl bir yarış deneyimiydi sizin için?

Daha önce antreman kamplarında karşılaştığım için zayıf yönlerini biliyordum. Benim için kolay bir maç oldu.

.

‘YERİ GELDİ KANIM TERİME KARIŞTI’

Burada kazandığınız altın madalya sizin için ne ifade ediyor?

Şu anda bulunduğum seviyeye gelmek için çok çabaladım.Maddi ve manevi yönden çok sıkıntılar çektim. Yeri geldi kanım terime karıştı yeri geldi limitlerimi çok zorladım ama kafamda tek bir düşünce vardı o da bayraktı. Şanlı bayrağımızı göklere çekmek için çok çabaladım ve bunu da başardım. Bu sadece bir başlangıç. Şanlı bayrağımızı göklerde tutmak için daha çok çalışacağım.

Gelecek için hedeflerinizi bizimle paylaşır mısınız?

Naim Süleymanoğlu gibi Türk sporuna adımı altın harflerle yazdırmak istiyorum.