Milli badmintoncu Neslihan Yiğit: Geleceğe güvenle bakıyorum

Milli badmintoncu Neslihan Yiğit, engebeli yollardan geçerek gelmiş bugünlere. 8 yaşında keşfedilen sporcu, “Çoğu kişinin sporu bırakmasına neden olabilecek büyüklükteki sıkıntıları ailemin ve antrenörümün desteğiyle aşarak geldim bugünlere” diyor. İlk hedefi Avrupa Şampiyonluğu olan Yiğit, Dünya ve Olimpiyat şampiyonlarından da madalya ile dönmeye kararlı.

Işıl Çalışkan  esmaisilcaliskan@gmail.com

DUVAR – Genç yaşında büyük adımlar atıyor. Ve ardında bıraktığı izlerle badminton tarihinin ilklerine adını yazdırıyor. Dilerseniz Neslihan’ın spor serüvenine şöyle bir bakalım… Neslihan’ın bu başarısının ardında yatan mücadele onu daha güçlü kılıyor. Şöyle ki, Adanalı işçi bir ailenin kızı Neslihan, 8 yaşında öğretmeninin keşfiyle spora kazandırıldı. O öğretmen Neslihan’ın elini hiç bırakmadı. Hem arkadaşı hem babası hem de antrenörü oldu Çağatay Taşdemir. “Şu an bu noktada olmamdaki en büyük başrollerden biri odur” diyor Neslihan. Her hikayenin bir dönüm noktası vardır ya, işte orada Çağatay Taşdemir’in rolü büyük.

Neslihan, 15 yaşında Avrupa Şampiyonası’na hazırlandığı sırada babası işsiz kalır. Bursa’dan memleketleri Adana’ya dönmek kaçınılmazdır. Ancak o noktada Taşdemir, babasını arayarak kızlarının gelecek vadettiğini ve maddi manevi yanlarında olacağını söyler. O telefon Neslihan’ın yolunu çizdi. Tabii ki ona olan inançları memlekete dönmekten vazgeçirdi Yiğit ailesini. Baba kimi zaman inşaat bekçiliği yaptı, kimi zaman makine elektrik işçiliği… Taşdemir sözünü tuttu ve var gücüyle Neslihan’a destek oldu. 2012 Yaz Olimpiyatları’na katılan Yiğit, Türkiye’den badmintonda olimpiyat mücadelesi veren ilk sporcu oldu. 2013 Akdeniz Oyunları’nda mücadele eden sporcu, tek ve çift kadınlarda Özge Bayrak’la şampiyonluğa ulaştı. Şimdi ilk olarak Avrupa Şampiyonluğu hedefleyen Neslihan, aynı zamanda Dünya Şampiyonası ve olimpiyatlardan madalya ile dönmek istiyor. Sözü milli badmintoncu Neslihan Yiğit’e bırakalım…

Neslihan Yiğit

Beden Eğitimi öğretmeniniz Çağatay Taşdemir’in keşfi üzerine badmintona olan bağınız daha da güçlenmiş. Ancak bu süreçte birçok engelle karşılaşmışsınız. Bir sporcuda olmazsa olmaz mücadele örneğini hayatta da göstermişsiniz. Mücadelenin size hissettirdikleri neler?

Sizin de bildiğiniz gibi spor serüvenim ilkokul çağlarında Beden Eğitimi öğretmenim Çağatay Taşdemir tarafından okulda yapılan seçme sonucunda seçilmem ile başlayıp bugüne kadar devam etti.

Tabii ki bu uzun süreçte birçok sıkıntı ile karşılaştım. Çok şükür çoğu kişinin sporu bırakmasına neden olabilecek büyüklükteki sıkıntıları ailemin ve antrenörümün desteği ile aşarak geldim bugünlere. Geriye dönüp baktığımda bugünkü duruma gelebilmemde kendi azim ve kararlılığım kadar, ailemin ve antrenörümün desteğini hep yanımda hissettim. Aynı azim, kararlılık ve bu sorumluluk bilinciyle geleceğe daha güvenle bakıyorum.

Neslihan Yiğit ve Çağatay Taşdemir

‘BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜYÜZ’

Çağatay Taşdemir aynı zamanda antrenörünüz. Antrenör için belki buz dağının görünmeyen kısmı benzetmesi yapabiliriz ne dersiniz? Bir sporcunun başarısında antrenörün önemiyle ilgili neler söylersiniz?

Biz antrenör sporcu ilişkisinden çok baba kız kadar birbirimize yakın ve birbirini çok iyi tanıyan iki yol arkadaşıyız. Şu an bu noktada olmamdaki en büyük başrollerden biri odur. Onun benim için göstermiş olduğu emeklerine, çabasına, çalışma azmine ve disiplinine her zaman hayran kalmışımdır.

Biz birlikte bu yola adım attık ve her başarımda onun imzasının olması onun için de benim için de büyük bir gurur. Ben ona sonsuz güveniyorum. Çünkü biliyorum ki ben iyi oldukça biz daha güçlü oluyoruz. Ben de her zaman daha iyi olmak için gözüm kapalı dediklerine inanır, güvenir ve uygulamak için çabalarım.

Ailenizin sizin için yaptığı fedakarlıkları da göz ardı edemeyiz elbette. Pek çok aile çocuğu için daha garanti meslekler tercih eder. Belki de onların desteği olmasaydı bugünlere gelemeyecektiniz. Aile desteğinin önemi nedir?

Onlar benim her şeyim. Mücadele ettikleri ve yaptıkları her şey için onlara minnettarım. Arkanızda bir aile desteği olduğunu bilerek bir yola çıkarsanız zaten hiç kaybetmezsiniz. Onlar bana ben hiçbir şey değilken inandı. Hocam elimden tuttu ve bir ben doğdum. Onların destekleri bizleri ayakta tutan ve mücadele etmemizi sağlayan en anlamlı güçtür.

‘BADMİNTONDA BİRÇOK İLKİ BAŞARDIM’

2012 Yaz Olimpiyatları’nda Türkiye’de badmintonda olimpiyatlara katılan ilk sporcu oldunuz. Bu durum sonraki spor serüveninizi nasıl etkiledi ve bu size nasıl bir sorumluluk yüklüyor?

İlk olmak her zaman büyük sorumluluk gerektirir. Çünkü ilkler hiçbir zaman unutulmaz ve ben de bu sorumluluğun hep bilincinde oldum. 2012 Olimpiyatları’ndan sonra katıldığım her turnuvada bu sorumluluBadmintoncuk bilinci ile mücadele ettim ve mücadelemin karşılığında ülkem adına badmintonda katıldığım birçok turnuvada birçok ilki daha başardım.

‘İŞİNE AŞIK BİR KADINIM’

Nasıl bir çalışma disiplininiz var?

Başarının sırrının yaptığınız işi sevmekten geçtiğine inanıyorum.Ben de işine aşık bir kadınım.Bununla birlikte antrenörümün hazırlamış olduğu programı isteyerek ve başarılı olacağıma inanarak yapıyorum. Antrenörüm her zaman çalışmaları isteyerek yapma ile zoraki yapma arasında çok büyük fark olduğunu, isteyerek yapmanın çok daha başarı getireceğini söyler. Ben de buna çok inanırım.

‘ŞU AN BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETMENİYİM’

Badmintonun yaşamınıza etkilerinden bahsedecek olsanız…

Hayatınıza milli sporcu olarak devam ediyorsunuz. Bunun sayesinde okul hayatınız boyunca burs alarak okumanın çok büyük bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Nitekim milli sporcu olduğum için atandım. Şu an bir Beden Eğitimi öğretmeniyim. Bir meslek sahibiyim. Bu mutluluk verici.

.

Avrupa Olimpiyat Oyunları’nda çok iyi performans göstermenize rağmen Danimarkalı rakibiniz Line Hoeimark Kiaersfeldt’e 2-1 yenilerek çeyrek finalde elendiniz. Nasıl bir deneyimdi sizin için?

İyi hazırlandığım ve madalya beklediğim bir turnuvaydı. Madalyasızlık beni üzse de maçtan sonraki tüm Türkiye’den, Genel Müdürlük’ten, Federasyon’dan, Bakanlık’tan destek gelmesi ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcı Hasan Arat’an “Maçınızı seyrettim gurur duydum” demesi beni ve antrenörümü çok onore etti. Önümüzdeki turnuvalar için daha çok motive oldum.

‘KENDİNE GÜVENEN BİR NESLİHAN OLARAK SAHAYA ÇIKIYORUM’

Yenilgiler sizin performansınızı nasıl etkiliyor? Psikolojik yarışlarla nasıl baş ediyorsunuz?

Sporda kazanmak kadar kaybetmek de var. Her yenilgi bir hatadır ve önemli olan hatalardan ders çıkarmaktır. Ben ve antrenörüm neden yenildiğimi, nerelerde hata yaptığımı değerlendirip bir sonraki turnuvada bu hataları tekrarlamamak için çalışmalarımızı ona göre planlayıp çalışıyoruz.

İyi hazırlandığımı düşündüğüm turnuvalarda psikolojik olarak sıkıntı yaşamıyorum. Kendine güvenen ve maçına odaklanan bir Neslihan olarak sahaya çıkıyorum. Bir de iyi hazırlanmadığımı düşündüğüm turnuvalarda ise heyecanımı gerek antrenörümün telkinleri gerek kendi kendimi motive ederek bu durumu aşmaya çalışıyorum.

Türkiye’de badminton nerede? Bir sporcu olarak size yeteri kadar imkan sağlanıyor mu? Badminton Türkiye’de dünyaya göre nerede?

Avrupa ve dünyadaki rakiplerimize baktığımızda bizden daha iyi imkanlara sahip sporcular görüyorum. Bizlere imkanlar tabii ki de sunuluyor fakat daha iyi olabileceğine inanıyorum. Ülkemizin badminton branşında bu branşta söz sahibi ülkelere göre yolun çok başında olduğunu düşünüyorum .

Türkiye’de kadın sporcu olmak nasıl?

Bir kadın olarak kendi ayaklarımın üstünde durmak, ülkem adına başarılar kazanmak için her şey ile mücadele etmek ve tüm bunları yaparken arkanda, yanında duran her yaştan, her kesimden insanların olması, ülkenin senin başarılarınla, senin mücadelenle seninle birlikte heyecanlanması büyük bir güçtür. Bu gücü bana hissettirdikleri için şanslı olduğumu düşünüyorum.

Badmintona dair hedefleriniz neler?

Kendi adıma ve ülkem adına öncelikli olarak Avrupa’da büyüklerde bir madalya sahibi olmak istiyorum. Bununla birlikte tabii ki her sporcu gibi spor hayatım boyunca unutamayacağım başarılara da imza atmak isterim. Dünya Şampiyonası’nda ve olimpiyatlarda ülkemi temsil edip, madalya ile ülkemize dönmek isterim.