Duvar yazarı Volkan Ağır derbiyi değerlendirdi: Zehir gibi 3 puan

Derbiyi değerlendiren Volkan Ağır, "Her takımın her takımı yenme ihtimalinin görülmesi, zirvedeki puan farkının kısalması ligin seyrine zevk katacaktır" dedi.

DUVAR – Spor Toto Süper Lig’in 6’ncı haftasında Fenerbahçe, Beşiktaş’ın 2-1 mağlup etti. Duvar yazarı Volkan Ağır derbiyi değerlendirdi. Ligin zirvesindeki puan farkının azalmasının seyir zevkini arttıracağını belirten Ağır, şunları kaydetti:

“Çok zorlu bir fikstürle lige başlayan Fenerbahçe için Beşiktaş’a nazaran daha yüksek önem taşıyan bir derbiydi bu. Fenerbahçe sezon başında bu yana ilk defa hücumdaki yaratıcı ayaklarının hepsini kullanabilme şansına sahipti. Beşiktaş ise Porto özgüveniyle sahaya çıkıyordu. Sağ bekte Medel ile başlamak soru işaretiydi, Skrtel olmadan Roman ve Neto’nun ikili performansı ve Mehmet Ekici’nin orta sahaya katacakları da bu soru işaretlerini Fenerbahçe tarafında yaratıyordu. Sarı Lacivertli takım yılbaşı ağacı dizilimiyle sahadaydı.

Sağda Isla ve solda Hasan Ali’nin hücum bindirmelerine güveniyordu. Beşiktaş ise bilindik dizilimiyle maça başlamıştı. Babel, Isla’yla; Medel, Hasan Ali ile yakın oynuyor, rakiplerinin çıkmasına izin vermiyordu. Hücum açısından da Caner ilk seçenekti siyah beyazlı takım adına.

EKİCİ’DEN ZEHİR ENJEKSİYONU

Fenerbahçe’de Ekici’nin orta sahayı üçlemesi, maçlardır konuşulan orta saha hücum bağlantısını sonunda tamamlamıştı. Hem kendi ceza sahası önünü hem de ileriye çıkışları Ekici çok iyi üstlendi. Onun Janssen’e dikine ortası kariyerinde nadir olarak sağ bek oynayan Medel’in kendinden uzun Janssen’in omzuna yüklenip yaptığı faulle penaltıya dönüştü. Giuliano 20. dakikada takımını öne geçirdi.

Bu dakikadan sonra Quaresma ve Josef de Souza arasındaki ikili mücadeleyle maç gerilmeye başladı. Pozisyonun içinde olmayan Janssen ve Oğuzhan’ın olay yerinden sarı kartlarla ayrılması şapka çıkarılacak bir profesyonellikti!

Dakika 25 sonlanırken Beşiktaş ilk şutunu Quaresma’nın çok da tehlikeli sayılamayacak ceza sahası denemesiyle bulması, Fenerbahçe’nin savunma gücü hanesine artı puan olarak geçti. Cenk’in iki stoper arasına sıkışmak istemeyip dışarı çıkıp top alması da Beşiktaş’ı ceza sahası içinden uzak tuttu. Josef’in mütemadiyen Talisca’yı kitleme girişimi de konuk takımı üreticilik açısından zorladı. Ekici’nin 30. dakikada hızlı atağa kalkan Talisca’yı düşürmesi tipik Kocaman oyunu, ancak kalan 1 saatte oyunu naif oynamasına neden olabilirdi. 32. dakikada Atiba’yla kaçan gol BJK hanesine ilk tehlikeli atak olarak kayıt altına alındı. Fakat bu dakikaya kadar hücum yaratıcılığından uzak kalınması Beşiktaş adına olumlu sinyaller vermiyordu.

KARTLAR MAÇIN EN DOĞRU ANLARI

Ekici’nin Fenerbahçe orta üçlüsüne katılmış olması takıma yapılan istemsiz(!) dikine oyun zehri enjeksiyonuydu. 34. dakikada kendi yarı alanından kaptığı topla dikine 60 metre top sürüşü Fenerbahçe’ye önemli bir gol girişimi olarak döndü.

Ali Palabıyık’ın kariyerinin başından bu yana takdir ettiğim, kart gösterme konusundaki tereddütsüz karakteri maçın seyrini değiştirdi. Q7’nin Josef’le olan ilk pozisyonunda kart görmemiş olması beni şaşırtırken, Portekizlinin 2 dakika içinde iki sarı kartla oyundan atılmış olması da bir o kadar şaşırtmadı. Aynı şekilde Neto’ya gösterdiği kırmızı kart hem doğru hem de alkışlanacak cinstendi. Türkiye futbol ortamında Cenk’in Neto’yla olan pozisyonuna birçok hakem topun sağa açılması, pozisyonun ceza sahası dışında oluşu, Beşiktaş’ın 10 kişi kalmasının hemen 2-3 dakika ardından yaşanması nedeniyle sarı kart gösterebilirdi. Palabıyık çekinmeden gerekeni yaptı. Cenk’in son oyuncu ve atağın net pozisyon olması bu kararında etkendi. İlk yarıyı iki takım da 10 kişi tamamlarken 2. yarı büyük heyecan vaat ediyordu.

Ekici maçı tek sarı kartla nasıl tamamlayacak diye düşünürken sarı lacivertli takımda Topal orta sahaya, Josef stopere geçti. Bu ev sahibi takımın defans ve hücum arasındaki pas bağlantısını zorlaştırabilirdi. Fakat Talisca’nın ikinci yarının 10. dakikasında kenara alınması Fenerbahçe’ye yaramış gibiydi. Rakibinin üreten hücum ayakları kenara gelmişti. Ama Negredo’nun santrfora geçip Cenk’in sağa gelmesiyle topun rakip yarı alanda kalmasını sağladı Şenol Güneş. Fakat kendisinin maçı saha kenarında tamamlamasını sağlayamadı. Negredo ile stoperleri orta sahaya çekip Cenk’in arkaya kaçmasını planlamıştı Güneş. Sonuç verebilme emareleri göründü ama hemen netice gelmedi. Takımların yorulduğu dakikalarda Alper Potuk hamlesi çok doğruydu. Ekici’nin yokluğunda oluşan bağlantı yeniden sağlandı. Ozan’ın 75. dakikada kendi ceza sahası yayından kapıp başlattığı atakta Fenerbahçe dikine oyun zehrinin etkilerini sergiledi. Ozan başlattığı pozisyonu sonu golle sonuçlandırabilmiş olsa uzun süredir eleştiri alan oyuncu taraftarla arasını düzeltebilirdi, ihtimal direkten döndü ama gelecek için ümit vaat etti.

TAŞLARLA ÇOK OYNANMASI DEZAVANTAJ OLDU

Son 10 dakikaya girilirken Medel’in kırmızı kart görmeden oyundan çıkmış olması Beşiktaş adına şanstı. Fakat yerine Atiba’nın geçmesi, Beşiktaş’ın bir maç içinde taşlarla en çok oynadığı maçın yaşanmasına da neden oldu. İkinci yarıda oyuna giren Lens’in savunmaya yardım konusunda eksikliği ve Atiba’nın elle müdahalesi 2. sarıdan dışarı atılmasıyla penaltıya sebebiyet verdi. Janssen skoru 2-0 yapıp fişi çekti diye düşünürken, Beşiktaş Babel’le umutlandı. Hasan Ali’nin yerine giren İsmail’in sakatlamaya yönelik hareketi, Ali Palabıyık’ın doğru muhakemesiyle kırmızı kartla sonuçlandı. İki takım da 9 kişi kalınca Beşiktaş biraz daha umutlansa da kazanan 2-1 Fenerbahçe oldu.

Bu sonuçla birlikte her takımın her takımı yenme ihtimalinin görülmesi, zirvedeki puan farkının kısalması ligin seyrine zevk katacaktır.”