İki dakikada iki gol: Fatih Terim hedefte

İzlanda karşısında silik bir görüntü çizen ay-yıldızlılar maçtan puansız ayrıldı. Duvar yazarları Fatih Terim'li milli takımın geleceğini değerlendirdi.
(Fotoğraf: TFF)

DUVAR- 2018 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri’nde 3.maçına çıkan Türkiye A Milli Futbol Takımı İzlanda’ya 2-0 mağlup oldu. Soğuk havada oynanan karşılaşmaya 4-6-0 düzeninde sürpriz bir kadro ile çıkan milliler İzlanda karşısında etkili olamadı. 42 ve 44’te Bjarnason’un attığı iki golle İzlanda’ya boyun eğen Türkiye, I grubunda ilk yenilgisini alarak 2 puanla 4.sırada kaldı.

Duvar yazarları Türkiye’nin oyununu ve takımın geleceğini değerlendirdi:

Onur Salman: Yenilgi vardır devir açar, yenilgi vardır devir kapatır

Euro 2016’nın an fazla taraftara sahip, Avrupa futbolunun yükselen değeri İzlanda’ya deplasmanda yenilmek normal. Ama sahada Türk futbolunun en yetenekli jenerasyonlarından biri olduğunu düşünürsek artık Fatih Terim devrinin ve futbol anlayışının bittiğini kabul etmemiz lazım. Arda ile olan soğukluğu bitiremeyen, sahada kaostan bile olsa bir oyun yaratamayan, dünya futboluna entegre olamayan Fatih Terim devrini kapatalım. Belki düşen yüzleri yerden kaldıracak, memleket insanını heyecanlandıracak, aldığı para çenemizi yormayacak bir teknik direktör vardır herhalde bu topraklarda.

Volkan Ağır: En iyi yardımcı oyuncular Oscar’ı milli takıma

Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde de aynı grupta olduğumuz İzlanda’yla tam tamına 1 sene sonra tekrar karşılaştık. İzlanda’nın geçen seneki ik 11’inde olan 8 oyuncu bu maçta yine sahadaydı. Defans dörtlüsü hiç değişmemişti. 3 değişikliklikten biri Galatasaraylı Kolbeinn Sigthorsson’du. 13.10.2015’te oynanan maçta İzlanda’nın ilk 11’inde olmasalar da maç kadrosunda yer alan isimlerdi diğer 2’si de. Biri de Finnbogasson’du ve o gün de sonradan oyuna girmişti. Bu maçta ise 2 kere defansın arkasına sarkarak girdiği 2 pozisyondan birini de gole çevirdi.

Türkiye’de ise 1 sene önceki maçtan sadece 6 oyuncu bugün sahadaydı. Uyum içinde oynayabilmesi için sürekli birlikte oynaması gereken defans dörtlüsünün stoperleri ilk defa bir aradaydı. Ha keza oyun tarzları da birbirine beneyen orta saha ikilisi Ozan ve Kaan da. Yasin, Hakan, Emre ve Volkan’dan da nasıl bir uyum beklemişti Fatih Terim çözemedim. Futbolda önemli olan oyuncuların oyun tarzlarının birbirine benzemesi değil de birbirlerini tamamlaması gerekliliği değil midir?

1 sene önceki maçta ilk 11’de sahada olan ama bugün sahada olmayan 5 oyuncunun isimlerini tek tek saymayacağım. Ancak şunu eklemem lazım ki o gün kadroda olan 5 oyuncu da hem kendi takımlarına hem de yer aldıkları sürece milli takıma liderlik yapmış, oyunu yönlendirmiş, gerektiğinde de skoru getirmiş oyunculardı. Bu isimlerin neden takımda olmadıklarını sormayacağım. Sorgulanacak şey o isimlerin olmaması da değil artık, onların yerinde oynayanlar. Hangisinden oyunu çözmesini bekleyebiliriz? Takımlarını alıp sürükleyen oyuncular mı bunlar? Kendi kulüplerinde her zaman en iyi yardımcı oyuncu olabilmişlerden bir anda birinci adam rolüne bürünmelerini bekleyerek sonuca ulaşmanın mümkün olmadığını görmeli sanırım artık Fatih Terim.

Bu maçın öncesinde kaybedeceğini bilerekmiş gibi İzlanda’nın iki maç üstüste evinde oynaması, havanın soğukluğu gibi bahaneleri saymıştı zaten Fatih Terim. 2 maçtır geri düşülse de geriden gelerek puan alınmış olması tek umuttu sanki içindeki. Bu tür şeyleri geride bırakarak 3 maçtır bu takımın bir oyun felsefesinin olmadığını varsa da hala oturtamadığını, 3 maçın 3’ünde de öne geçilemediğini, skor olarak geriye düşülmeden rakibe baskı kurulamadığını ve saha içinde bir liderin olmadığını da görmüştür Fatih Terim umuyorum ki.