'Phelps büyük bir peluş ayı gibi'

Brezilya'da Omimpiyat meşalesini taşıyan Paul Becskehazy Duvar'a konuştu. Eski bir yüzücü olan Becskehazy, Michael Phelps'i nasıl bulduğunu da anlattı.

Volkan Ağır  volkan.agir@gmail.com

Olimpiyat meşalesi, olimpiyat oyunlarının en önemli simgelerinden biri. Olimpiyat ruhunu ve ateşini tüm dünyayı dolaşarak sporseverlerin içinde de yakma görevi onundur. Son olimpiyat oyunlarında ise o ateşi söndürmek isteyenlerin sayısı birden fazlaydı ve Rio de Janeiro’daki meşale koşusu en zorlularından biri oldu. Ev sahibi şehirde Brezilyalı önemli kişilerce elden ele gezen meşaleyi taşıyanlardan biri de Paul Becskehazy idi. Olimpiyat Oyunlarında su topu maçlarının yapıldığı salonda gönüllü çalışan, 1972 Münich Olimpiyat Oyunlarında 4×100 serbest stil yüzme yarışlarında yarışan, Brezilyalı su topu antrenörü 67 yaşındaki Becskehazy ile gelişmiş iletişim teknolojilerinin nimetlerinden yararlanarak gerçekleştirdiğimiz röportajda, meşale koşusunda başına gelenleri ve Rio’nun olimpiyat oyunlarında nasıl bir ev sahibi olduğunu konuştuk.

Olimpiyat Oyunları nasıldı sizin açınızdan?

Bence Rio Olimpiyatları bu süreçte hakkındaki tüm endişeleri yerle bir etti. Cariocas, yani Rio halkı büyüleyici insanlardan oluşan tüm gülen yüzleriyle anı yaşayan bir topluluk. Rio plajlarında görüldü ki çeşitli etkinliklerde sürekli aktiflerdi. Büyük bir haz ile dans ettiler, şarkılarını söylediler ve yuhaladılar da. Bütün yaşadıkları zorluklara karşın on binlerce insanı, spor takipçisini, sadece Brezilya’da tecrübe edebilecekleri biçimdeki partilerle ağırladılar. Oyunları evlerinden izlerinden burada olmak istediler, aynı benim oğlum gibi. O da son anda ‘Cidade Maravilhosa’nın, harikalar şehrinin içinde olması gerektiğini düşündüğünü iletti.

Spitz’le karşılıklı yarıştınız. Ancak artık bir Phelps gerçeği var. İkisini nasıl karşılaştırırsınız?

Mark Spitz çok soğuk bir karakterdi. Phelps ona göre çok daha sokulgan, duygusal açıdan kırılgan ve cömert biri. Phelps’le yıllar önce, dünya yıldızı olmadan önce, Miami’deki antrenmanları sırasında tanıştığımda beklenmedik derecede nazik ve açıktı. Şöhretin getirdiği bazı problemler yaşadı ancak kendini kontrol etmeyi öğrenerek bunun da üstesinden geldi. Garip bir şekilde büyük bir peluş ayıcık gibi biri…

Brezilya’nın Olimpiyatlar’daki sportif performansını nasıl buldunuz?

Brezilyalı atletler harika iş çıkardı. Birçok sürpriz sonuç vardı ve beklenmeyen derecede iyi performanslar izledik. Bazı hayal kırıklıkları da oldu ancak her zaman karşılaşılacak Olimpik sonuçlardı. Toplam madalya sayısı da beklenenin üzerinde sonuçlandı.

Rio’daki Olimpiyat Meşalesi koşusu sırasında birçok olayın yaşandığına şahit olduk. Sizin başınıza da benzer olaylar geldi mi?

Evet! Otobüste sıranın bize gelmesini beklerken iki büyük patlama duyduk. Önümüzdeki silahlı askerlerin önlerinde yer alan insanların koşuştuğunu dağıldığını gördük. Anlaşılırdı bu çünkü, on binlerce insan önümüzde yolumuzu kesmişti ve hem polis hem de askerler yolu açmak için insanları dağıtmak için biber gazı kullandı. Ben olimpiyat meşalesini Globo TV’de bilinen bir sunucu olan Mariana Grosse’den alacaktım. Mariana da tam olarak protestoların ortasında kalmıştı ve biz Mariana’yı geçtik. Beni de kalabalığın olduğu karmaşanın içinden çıkardılar. Neler olduğunu o anda hiç anlamadım. Bize eşlik eden araçların arasında koşuşan, bağırışan insanların varlığı beni ürküttü. Koşu sırasında çok korktum. Etrafımdaki geniş ve güçlü polis güvenlik kordonuna karşın bu yaşadıklarımın ardından kalbim küt küt atmaya başladı. Meşale suçun kol gezdiği, mavi yakalıların yaşadığı yoksul bir bölge olan Duque de Caxias’taydı. Leblon’da şahitlik ettiğim disiplinli, düzenli meşale koşusundan çok farklıydı. Nihayetinde hayatımdaki en değerli tecrübelerden birini yaşadım. Sokakta ‘gerçek’ insanlarla, günlük hayatlarını safça ve tutkuyla yaşayan insanlarla birlikteydim ve bu çok duygusal bir tecrübe oldu. Orta sınıfın sahip olduğu ayrıcalıklarından uzak yaşayan insanlarla birlikte olmak beni gururlandırdı.

*Röportajın gerçekleşmesi için verdiği katkı ve destekten dolayı muhabir arkadaşım Aslı Pelit’e çok teşekkür ederim.