SOL Parti'den Devrimci Demokratik Cumhuriyet mitingi

SOL Parti'nin İstanbul'daki mitingine yüzlerce kişi katıldı. İstanbul İl Başkanı Leyla Koç "Ülkenin gidişatına bugünden müdahale edebilmek için sosyalist programa ihtiyacımız var" dedi.

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - SOL Parti'nin Trabzon ve İzmir'de yaptığı 'Devrimci Demokratik Cumhuriyet' mitinglerinin son ayağı bugün İstanbul'da gerçekleştirild. Mitingde, halkın sorunları etrafında örgütlenme çağrısı yapıldı. 

Saat 13.00’te başlayacak olan miting Marmaray’daki arıza nedeniyle bir saat gecikmeli olarak başladı. Mitinge CHP ve HDP il yöneticileri de katıldı.

POLİS PARTİ YÖNETİCİLERİNİN ADINI SORDU

Miting alanına girişler 11.30'dan itibaren başladı. Polisler, güvenlik bandında şüphelendiği bir kişiye, SOL Parti Başkanlar Kurulu üyelerinin herhangi birinin adını bilip bilmediğini sordu. Katılımcı bilmediğini söyleyince, polisler tarafından alanın dışına çıkartıldı.

'GENÇLERİN UMUDUNU YEŞERTMEK LAZIM'

Mitinge katılan 66 yaşındaki Battal Kılıç, 16 yaşından beri solcu olduğunu söyledi. Gençlerin ülkeye ilişkin umutlarını yeşertmek gerektiğini söyleyen Kılıç, "Bu anlamda SOL'un umut olduğunu düşünüyorum. Bu yaşıma kadar bu mücadeleyi yürüttüm. Gençlere de umut olmak adına buradayım. Önümüzdeki süreçte sol adına bir kırılma yaşanacak diye düşünüyorum. Sol her zaman halk için umut olmuştur ve umut olmaya devam edecek" dedi.
.

'DEVRİM OLMALI VE OLACAK'

Doğuştan beri solcu olduğunu belirten Birgül Gürbüz ise duygularını şu cümlelerle anlattı: "Bütün garibanların soluyuz. Kadın ve çocuk hakları için buradayız. Bu ülkeye devrim şart. Devrim olmalı ve olacak. Nefes alamıyoruz. Yaşayamıyoruz."

Birgül Gürbüz, sosyalizme olan inancını dile getirdi.


Yüksel Karadeniz, ilk kez bir mitinge 1973’te katılmış. ‘1970’leri ile bugünü yan yana koyduğunuzda ne değişti?’ sorusuna şu yanıtı veriyor: “Çok şey değişti. Cunta yerle bir etti. Ben o cunta döneminde eşimi de kaybettim. 1980’ler sonrasında da İHD ile başladım. 1995’te Cumartesi Anneleri’ne destek verdim. Aktivist oldum. 96’da ÖDP kuruldu. Şimdi Sol Parti var."

LEYLA KOÇ: TARİHSEL OLARAK BİZLERE ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER DÜŞÜYOR

Mitingin açılış konuşmasını SOL Parti İl Başkanı Leyla Koç Üzüm yaptı. İktidarın ekonomik ve siyasi politikalarını eleştiren Leyla Koç Üzüm, şunları söyledi:

Türkiye tarihinin en büyük ekonomik krizinden geçiyor. TÜGVA’lar halkın cebinden gelen paralarla zengin oluyor. Bu mitingimizi çok tarihsel bir dönemde gerçekleştiriyoruz. Bu miting çok önemli bir görev çıkarıyor önümüze; Sosyalistlerin birincil görevi bu tek adam rejimini yok etmektir. AKP-ÖHP faşist dinci iktidarını tarihin en derin çöplüğüne göndermek üzere biz devrimciler kararlıyız kimsenin şüphesi olmasın. Değerli arkadaşlar, görevimiz çok önemli. Ne yaparlarsa yapsınlar bu rejimi göndereceğiz. Ancak oturup sandık bekleyemeyiz. Seçimi bekleyemeyiz. Biz öyle güçlü örgütleneceğiz ki bu sandık kararını da seçim kararını da almak zorunda kalacaklar. Sadece seçimle bu sorunlar çözülmeyecek.

SOSYALİST PROGRAMA İHTİYAÇ VAR

Bizlere yine tarihsel olarak çok ama çok önemli görevler düşüyor. Ülkenin gidişatına bugünden müdahale edebilmek için halkın sorunları etrafında örgütlenerek sosyalist programa ihtiyacımız var. Tadilatla, restorasyonla bu çürümüş düzen onarılamaz. O kadar güzel bir şehirde yaşıyoruz ki. Ancak bu kötülük iktidarı en büyük kötülüğünü İstanbul’a yaptılar. Ne zaman mega proje deseler İstanbul’un bağrına hançeri sapladılar. Bugün büyük diye övündükleri üçüncü köprü, havalimanı, İstanbul’un ciğerlerini yok etti. Gözleri doymuyor. Tarihi yarımadada Galataport diye büyük bir rant projesi gerçekleştirdiler ve tarihi yok ettiler.
Bizi bekleyen en büyük görevlerden biri Kanal İstanbul’u yaptırmamak. Örgütleneceğiz ve bunun karşısında duracağız. Deprem en gerçek konu. Bilim insanlarının konuşmalarına kulak vermeyenler, yoksul insanlara, sadece onları rant aracı olarak görerek, kentsel dönüşüm adı altında aslında rantsal dönüşümde bulundular. Bu konuda acil dönüşüm, mücadele başlıklarımızdan biri olacak.

KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR

Direnen İkizdere’yi selamlıyoruz. Mücadeleniz mücadelemizdir. Birkaç gün sonra 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü. Ülkemizde durum çok vahim. AKP iktidarından beri bir günde sokak ortasında 3 tane kadın öldürülüyor. Bunlar politik cinayetler. Bununla da mücadelemiz devam edecek. Öldürülen kadınlar isyanımızdır. Ancak bu katledilen kadınları öldürenleri çok iyi tanıyoruz. AKP’nin fetvaları erkek egemen politikaları, İstanbul sözleşmesinden vazgeçişidir. Yine bu katilleri cezasızlık politikasıyla cesaretlendirenlerdir. Evet 25 Kasım’da ve 8 Mart’ta AKP karanlığına meydan okuyarak sokakları dolduran kadınlar olarak haklarımızdan hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz. Sokakta mücadele eden kadınlara ve LGBTİ+ bireylere de buradan selam söylüyoruz. Uçurumun kenarındaki AKP’yi kadınlar uçuruma yuvarlayacaklar. Müjdeler olsun! AKP’nin sonunu kadınlar getirecek. Tıpkı kadınlar gibi umudu yükselten, İstanbul’un dört bir yanında mücadele eden dostlarımız var. Kayyumu reddeden Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ve akademisyenleri var. Şehrin her yerinde hakkı miçin mücadelşe eden işçiler var.

RANTA KARŞI MÜCADELE

Validebağ gönüllüleri var. Ranta karşı mücadelelerini sürdüren Tozkoparanlılar var.
İstanbul’un her sokağında, okulunda, atölyesinde mücadeleyi yükseltenler var. Selam olsun. Son olarka, memlekete SOL gerek. Şimdi örgütlenme zamanıdır. Yolumuz açık olsun."

'İNSANCA BİR YAŞAM İSTİYORUZ'

Daha sonra söz alan SOL Genç’ten Yağmur Gündoğan, "Bugün Kartal meydanında yürekleri burada atan ülkenin dört bir yanındaki genç arkadaşlarımıza selam olsun. Üniversitelerde gerici eğitime teslim olmayan özerk demokratik üniversite mücadelesinde ve direnişinde olan arkadaşlarımıza selam olsun. Toprağına suyuna ağacına sahip çıkan arkadaşlarımıza selam olsun. Organize sanayi bölgesinde atölyelerde çocuk yaşta emeği ve yaşamı gasp edilen genç işçi arkadaşlarımıza selam olsum. Geleceğimizi karartan ve çalan istismarcı ENSAR'lara, TÜRGEV ve TÜGVA'LARA teslim olmayanlara selam olsun. İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkan vazgeçmiyoruz diyenlere yaşamlarını savunanlara selam olsun" dedi ve ekledi:

"Bizler tek adam rejimine son verme yolunun örgütlü mücadeleden geçtiğini bilincinde olan gençleriz. Ülkemizin üstüne çöken bu karanlık düzene karşı. Hakları için mücadele eden sokakları dolduran gençleriz. Bu tek adam rejimine asla teslim olmayacağız. Bugün eşit özgür bir memleket için buradayız. Bugün insanca bir yaşam istiyoruz demek için buradayız. Laik demokratik bilimsel eğitimi haykırmak için buradayız. Bu ülkenin bütün gençlerini devrimci demokratik cumhuriyeti kurma mücadelesine çağırıyor ve bu mücadelede SOL’da birleşmeye davet ediyoruz."

ÖNDER İŞLEYEN: BU ÜLKENİN YÜREKLİ SOLCULARI VAR

Kürsüye çıkan SOL Parti Başkanlar Kurulu Üyesi Önder İşleyen, mücadeleyi meydan meydan örgütleme çağrısı yaptı. İşleyen'in konuşması şöyle:

"Trabzon’da esen yelin, Bornova’da yükselen güneşin selamıyla merhaba. Bu meydandan, umudun ve cesaretin meydanından tüm memlekete merhaba. Üreten memlekete merhaba. Kuracağımız güzel geleceğe yeni başlangıçlara merhaba! Onlara, bağımsızlık için, devrim için, sosyalizm için düşenlere merhaba. Onlar kalbimizin parçaları, onlar gözlerimizden fışkıran yaş, onlar onurdur, onlar gururdur, onlar geleceğimizdir. Onlar bu memleketin geleceğidir. Selam olsun Denizlere Mahirlere İbrahimlere Fikri Sönmezlere. Selam olsun önderlerimize. İnanın arkadaşlar. Umut edilen hayal edin biz başaracağız. Bu memleketi bu kötülükten kurtaracağız. Bu memleketi devrimciliğimizin olanca güzelliğiyle yeniden kuracağız. Yoksul halkımız inanın bu ülkenin devrimcileri var, bu ülkenin yürekli SOLcuları var.
.

Ülke büyük bir çöküşte. İktidarın bu ülkeye yaptığı kötülükleri anlatmak için dahi bir dakika zamanımız yok. Her gün gıdaya akaryakıta yaptıkları zam ortada. Açlık kıtlık burada. 21'inci yüzyılda bu ülkeye açlığın, yokluğun, evsizliğin ne olduğunu gösterdiler. Bu ülkenin başında bir dakika daha durmamaları gerek. Buradan sesleniyoruz. Ey Erdoğan istifa et. Çekilin. Bu ülkenin önünü açın. Artık gidin! Yalanınızı alın soyguncularınızı alın, çetelerinizi, tarikatlarınızı toplayın, bu ülkenin tepesinden artık çekilin gidin. Ama biliyoruz ki biz git deyince gitmeyecekler. Biliyoruz ki seçim rica edince seçimle gitmeyecekler.

OMUZ OMUZA VERELİM

Artık onları bu ülkenin başından göndermek toplumsal örgütlü bir mücadeleyle mümkün. O yüzden bütün muhalefete Türkiye’nin emek güçlerine, ilerici örgütlü güçlerine çağrımızdır. Omuz omuza verelim. Örgütlü mücadeleyi meydan meydan örgütleyelim. Bu ülkenin tepesinde hile ile zorbalıkla duranları hemen gönderelim. Bu ülkenin 20 yıllık zorbalığa teslim olmamış yürekli insanları bunu başaracak. Bu iktidar bu ülkeye yapmadık kötülüğü bırakmadı. Kendi karanlık rejimlerini kabul ettirmek için her türlü zorbalığı yaptılar. Bugüne kadar teslim olduk mu? Boyun eğdik mi? O zaman şimdi bir başka şeyi yapacağız. Bu zaferi hep birlikte kazanacağız. Biz bu mücadelede bugüne kadar üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirdik. Bu memlekete, geleceğimize karşı sorumluluğumuzu bilerek mücadele ettik. 2010 referandumuna hayır diyerek başlattığımız mücadelede, bu ülkenin gericiliğe teslim olmasına karşı mücadele ettik. Şimdi buradan bir kez daha söz veriyoruz. Bu ülkeyi bu kötülükten kurtarmak için SOL Parti üzerine düşüreni yapmaya devam edecek. Biz ne istiyoruz biliyor musunuz? Biz memleketi geri istiyoruz. Biz memleketimizi geri alacağız."

 'BAĞIMSIZLIK İÇİN GELİYORUZ'

Muhalefete çağrı yapan Önder İşleyen, sözlerine şöyle devam etti: "Buradan bütün muhalefete bir sorumluluk çağrısı yapmak zorundayız. Bu iktidar için yeterince beklersek nasılsa gidecekler diyen bir anlayışla bu kötülüğü yenemeyiz. Her bir saniye bu ülkenin tepesinde nasıl kalırım diye düşünen bir iktidarla karşı karşıya olduğumuzun bilincinde olmak zorundayız. Bu yüzden muhalefete sesleniyoruz, yarın nerede olacağınızın hesabını bırakın. Bu memleketin emekçilerinin çıkarını esas alan bir mücadeleyi hep birlikte sürdürelim. Bu yürüyüşler memleketin yeni bir doğumuna gidecek yürüyüşlerdir. Asla bu ülkeyi onlara teslim etmeyeceğiz. Ne yaparlarsa yapsınlar kaybedecekler. İşçiler gençler kadınlar kazanacak. Hep beraber biz kazanacağız. Bunu başaracağız. Buna inanıyoruz. Ama buna inanmak yetmez.

ZORLU BİR MÜCADELE DÖNEMİ VAR ÖNÜMÜZDE

Önümüzde çok zorlu bir mücadele dönemi var. Bu ülkenin bütün birikimlerini bütün kurumlarını ortadan kaldırdılar. O yüzden önümüzdeki dönem mücadelesi ülkenin önünü açacak sol bir siyaset ile mümkündür. Halkın örgütlü mücadelesiyle mümkündür. ABD’nin Suriye seferine cihatçılık, Amerikancılık ile katıldılar. Şam’da namaz kılacağız dediler. Bu politika Suriye’yi mahallemize taşıdı. Her mahallede göçmen krizinin yaşandığı bir hale geldik. Bu ülkenin tüm kurumlarını tasfiye ettiler tüm kaynaklarını yandaşlarına aktardılar. Ülkeyi tarumar ettiler. Toprağı işlemez kıldılar fabrikalarını kapattılar. Böyle bir mücadeleyi ancak sosyalizmin değerleriyle kurabiliriz. O yüzden bu ülkenin devrimcilerine ihtiyacı var. Bu memleketin sola ihtiyacı var. Önümüzdeki dönem tek adamla mücadeleyi ülkeyi yeniden kurma mücadelesiyle birleştirerek, sokaklarda mahallelerde örgütlü bir mücadeleyle dönüştürerek yapabiliriz. Biz kimseyi bunu yapmıyor diye eleştirmeyiz. Bu ancak bizim yapabileceğimiz bir şeydir. Mücadelemiz zorlu ama başaracağız arkadaşlar.

Bu ülkenin 50 yıllık devrimci birikimi, tüm zorlukları aşarak gelmiş birikimi bize güç vermeye devam ediyor. Türkiye’nin geleceğinin sağ siyasete teslim edilmesine barikat olacak da bizleriz. Dünyanın bir yeniden kurtuluşa ihtiyacı olduğu açık. Kapitalist merkezler çöktü. Burjuva demokrasisi çöktü. Dünyanın her yerinde emekçiler, ezilenler sokakta. Biz 21. yüzyılda sosyalizm arayışının da bir parçasıyız. O yüzden Türkiye’nin sorunu parlamenter demokrasiye dönüşe sıkıştırılamaz.

KENAN EVREN BARAJI KALDIRILMALI

Tüm muhalefetin birinci görevi, bu iktidar yıkıldıktan sonra, şu Kenan Evren’in barajını kaldırmaktır. Devrimcilerin önüne geçmek için konan o barajı sıfırlayın. Ancak böyle kurucu bir meclisle Türkiye’nin yeniden kuruluşu sağlanabilir. Şunu da söyleyelim. Artık kimse kendi bildiğini okuyamaz. Türkiye’nin gerçek demokrasiye ulaşması için biz mücadele edeceğiz. Tek adam sistemi tüm partilere sinmiş durumda. Siyasi partiler yasası değişmeli. Halkın söz yetki karar sahibi olduğu bir demokrasi, gençlerin üniversiteyi yönettiği, rektörünü seçtiği bir demokrasiyle, Gezi’de forumlarla kurulan demokrasiyi kurmak için mücadele edeceğiz. Bizim yeniden kuruluş mücadelemiz bu halkın acil taleplerinin karşılanması üzerine.

PARASIZ EĞİTİM, PARASIZ SAĞLIK

Pandemi sürecindeyiz, kamu kaynaklarının tamamı özel okul özel hastane patronlarına aktarılıyor. Parasız eğitim, parasız sağlık diyoruz. Bütün sosyal ve kamusal hakları kaldırılmış bir topluma yardım ile sorunları çözemezsiniz. Siz kimin parasıyla kime yardım edeceksiniz. Bizden ne çalındıysa hepsini geri alacağız arkadaşlar. Biz bu ülkeden çaldığınız her şeyin hesabını soracağız. Bu ülkede din bezirganlarının bu ülke emekçilerinin oyup soğana çevirip kurdukları cenneti biz dağıtacağız.

BAĞIMSIZLIĞI DEVRİMCİLER SAVUNDU

Devlette tarikat olmaz. Diyanet milyarlar içinde, lüks şatafat içinde, halkın ne yiyip ne içtiğine karışan diyanet olmaz. Bu ülkeyi laikliğe kavuşturacak mücadeleyi biz kazanacağız arkadaşlar. Bugüne kadar birileri altıncı filonun önünde secdeye yatarken, o filoyu denize döken devrimciler bağımsızlığı savundu. Bu ülke topraklarından NATO’yu kovduğumuz bir geleceği ancak SOL verebilir.

Şimdi hep birlikte bir selam göndereceğiz. Bu ülkenin kampüsünde, fabrikasında, mahallesinde aklı kalbi bizimle olan herkese bir selam göndereceğiz. Bizi izleyen, yüreği bizimle olan tüm dostlarımıza birlikte yürüme çağrısı yapıyoruz. Gelin arkadaşlar. Bu ülkede solu sosyalizmi birlikte savunalım. Solun bu yıldızlı bu umutlu bu güneşli yürüyüşüne katılın. Omuz omuza yürüyelim, birlikte yürüyelim. Ey sevdalı düş, fabrikalar, tarlalar, kampüsler bizi bekliyor. SOL geliyor. Biz geliyoruz. Bu memleketi değiştirmek için geliyoruz. Bağımsızlık için geliyoruz. Laiklik için sosyalizm için geliyoruz. Son sözümüz şu. Söz veriyoruz. Bugün yeni bir başlangıç. Bu miting bizim umutlu yürüyüşümüzde yeni bir başlangıç. Şimdi sokak sokak, mahalle mahalle mücadeleye var mıyız? O zaman yolumuz açık olsun. Tek yol sol! Tek yol devrim! "