Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali online yapılacak: Sınırları aştık

Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali 23'ncü kez sinemaseverlerle buluşuyor. Bu yıl "evde kaldık" temasıyla ilk kez online gerçekleşecek olan festival sürecini anlatan Uçan Süpürge Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Sündüz Haşar, “İlk kez sınırsız, limitsiz, biletsiz bir festival yapıyoruz. Hep aldığımız şikâyet bu güzel festival neden sadece Ankara’da idi. Bu yıl o sınırları aştık, bırakın Türkiye’yi, isterseniz Hawaii’den izleyebilirsiniz filmleri” dedi.

Müzeyyen Yüce  myuce@gazeteduvar.com.tr

ANKARA– Türkiye’nin ilk kadın filmleri festivali ’23. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, bugün başladı. Korona virüsü nedeniyle bu yıl “evde kaldık” temasıyla online gerçekleşecek olan festivalde, 31 ülkeden 76 film, festival sitesinde gösterime girecek. Festival 14 Mayıs’a kadar devam edecek.

İstanbul Aydın Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Drama Oyunculuk Bölümü Öğretim Üyesi ve Uçan Süpürge Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Sündüz Haşar ile festival hazırlıklarını konuştuk.

23 yıldır ilk kez online festival hazırlığı içinde olduklarını ifade eden Haşar, ”İlk kez sınırsız, limitsiz, biletsiz bir festival yapıyoruz. Hep aldığımız şikâyet bu güzel festival neden sadece Ankara’da idi. Bu yıl o sınırları aştık, bırakın Türkiye’yi, isterseniz Hawaii’den izleyebilirsiniz filmleri” dedi.

Türkiye’nin ilk kadın filmleri festivali, Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali 23’ncü yılında ilk kez korona virüsü nedeniyle “evde kal” teması ile online ortamda bugün izleyici ile buluşuyor. Festivalin online yürütülecek olması sürecin hazırlık aşamasını nasıl şekillendirdi, neler yaşandı?

Beklediğimiz sorunları, beklemediğimiz güzellikleri oldu. Kararı aldıktan sonra, tartıştığımız ilk şey yönetmenler filmlerini çevrimiçi açarlar mıydı. Sonra hepimizin yüzünü güldüren yanıtlar gelmeye başladı. “Nasıl iyi geldi bu haber”, “İzin ne demek; alın film sizin olsun” diyen arkadaşlarımız oldu. İçeriden ve dışarıdan birçok yönetmenden çok güzel e-mailer aldık. Duraklayan seçici kurul çalışmalarını hızlandırdı, bu yıl yapılan bin 301 film içinden 70’in üzerinde film seçildi. Ödül verilen sanatçılarımızın filmleri de eklenince 76 filmlik bir paket çıktı ortaya.

‘TAZE FİLMLERDEN BAHAR TAZELİĞİNDE BİR FESTİVAL’

Bu yıl nasıl bir festival ile karşılayacağız?

Taze filmlerden bahar tazeliğinde bir festival. Tabii ki bizim yönetmenlerimiz kadın olduğu için dünyada kadının içinde bulunduğu duruma dair çok filmimiz var. Hem kısalarda hem uzunlarda İranlı yönetmenlerin öne çıktığı bir yıl yine… Afrika seçkimiz var. Temamızı geçen yıldan “Doğa” olarak belirlemiştik, bu nedenle de festivalin kıtası Afrika idi, onu değiştirmedik. Hem bir yol almıştık, hem de Afrika Sineması çok bilinen bir sinema değil, üzerine konuşmak için bir fırsat yaratmış oluruz diye düşündük. Nitekim seçkiyi yapan Ece Saadet Güneşyan, Afrika sineması üzerine çalışan Prof. Dr. Mahir Şaul’la 14 Mayıs Perşembe günü film öncesi bir söyleşi yapacak.

‘BU YILIN FESTİVAL ÜLKESİ İRLANDA’

Kimi yıllar festivale bir ülke koyuyoruz, bu yılın ülkesi İrlanda… İrlanda’dan da kısalar, belgeseller ve animasyonlardan oluşan bir seçki hazırladık. Hem İrlanda sinemasını tanımış, hem orada kadın yönetmenler dünyaya nasıl bakıyor konusunda fikir sahibi olacağız diye düşünüyoruz. Biliyorsunuz ev içi şiddetin yüksek olduğu ülkelerden biriydi İrlanda. Bir animasyon bir de belgesel yönetmeniyle söyleşi planladık, İrlanda’yı, İrlanda sinemasını ve tabii kadınları konuşmak için… Teresa O’Brien, belgesel Town of Strangers/Yabancılar Şehri’nin yönetmeni. Onunla izleyicilerimizi film öncesinde buluşturmak istiyoruz…

Birbirinden ayıramayacağım, ama bize yeni bölüm başlıkları ekleten filmler oldu. Her yıl koyduğumuz “Pembesiz Mavisiz”, göçmen meselesini ele alan filmleri içine alan “Yersiz Yurtsuz” ya da ev içinde kadının-çocuğun hallerine tanıklık eden “Olay Yeri Aile” bize bu yıl yetmedi, örneğin “Erkekliğin İdeolojik Aygıtları” diye bir bölüm ekledik. İzleyicilerimizin dikkatini bu başlık altındaki filmlere çekmek isterim. Yukarıda sözünü ettiğim İran filmlerinden Exam/Sınav, İspanya’dan You Will Be A Man/Erkek Olacaksın bu filmlerden… Ayırmayalım dedim ama, örneğin Highway/Otoban kaçırılmayacak filmlerden… Yerli belgesellerimizden “Yaz Kış Demeden” önemsediğimiz bir film. Yönetmen Zeynep Güzel’le bir söyleşi yapıyoruz, izleyicilerimizi hem söyleşiye hem de izlemeye bekliyoruz…

‘BU KEZ ÇEVRİMİÇİNDE BULUŞABİLDİK’

Festival, bu yıl ilklerle dolu. Online olmasının yanı sıra festivalde Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu (FIBRESCI) tarihinde ilk kez online jürilik yapıyor. Aynı zamanda 31 ülkeden 76 film sinemaseverlerle buluşacak. Başka yenilikler var mı? Filmlerin seçilme aşamasında neler yaşandı?

Fiprecsi hepimizi çok mutlu etti. Önce düşündüler sonra Klaus Ederman, Fipresci’nin Genel Sekreteri, “Tamam yapıyoruz, haydi birlikte tarihimizde bir ilk olsun…”dedi. Çok heyecan verici bir gelişme oldu elbette… Jüri şu anda filmleri bekliyor… Bu yıl Fransa, Romanya ve İngiltere’den jüri üyelerimiz… Biz onlara filmlerimizi vakitlice gönderip, izlemelerini sağlayacağız. Aslında gelir, bizimle Ankara’da bir hafta geçirir, salonlar, buluşmalar arasında Ankara sokaklarını gezerlerdi… Bu kez çevrimiçinde buluşabildik.

‘BİN 301 BAŞVURU YAPILDI’

Geçtiğimiz yıl hatırlarsınız çok yüksek başvuru almıştık. Bizi de seçici kurul için “olur” diyen arkadaşlarımızı da ürkütmüştü bu sayı. Bu yıl da öyle oldu, söylediğim gibi bin 301 başvuru geldi. Seçim işi oldukça uzun ve meşakkatli oluyor bu durumda… Ben örneğin animasyon seçicilerinden biriydim, çok şikayetçi değilim. Ama uzun metraj ve belgesellerdeki, deneysellerdeki arkadaşlarımı hayal edemiyorum… Ne ki sonucu düşünmek genellikle bu eziyetleri unutturuyor.

‘SETLERDE KUMANDA KOLTUĞUNDA OTURAN KADIN SAYISI AZ’

Dayanışma, kolektif çalışma ve toplumsal cinsiyet eşitliğini savunan bir anlayış ile 23 yıldır kadın emeğini, üretimini savunarak, ortaya koyuyorsunuz. Sinema sektöründe kadın varlığını güçlendirmek ve daha da büyütmek için nasıl adımlar atılmalı?

Sinema hayatın diğer alanlarından farklı değil. Dolayısıyla çözüm de çok açık. Sinemada cinsiyet eşitliği konusunda daha çok çaba harcanmalı. Çünkü görüyorsunuz, mektepli kadın sinemacılarımızın sayısı hızla artıyor. İletişim Fakültelerinde, sosyal bilimler alanında genel olarak görüldüğü üzere, kadın öğrenci sayısı daha yüksek… Ama sektörde kalma sayılarına baktığımız zaman, daha ikinci basamakta hızla bu sayılar düşüyor. Setlere gidin, kadın ordularıyla dolu… Ama kumanda koltuğunda oturan kadın sayısı çok az. Okuyor, alanda çalışıyor, ilerleyemiyorlar. Okulların da bu konuda öncülük edebilmesi, sektörün bu alandaki cinsiyetçiliğine ilişkin bir hazırlığı okul içinde gerçekleştirebilmesi ve farkındalığı arttırabilmesi gerekiyor. Öte yandan bu yalnızca kadınların sorunu değil, bunu biliyoruz, ama geri kalanlarımız hareket almıyoruz.

‘İLK KEZ SINIRSIZ, LİMİTSİZ, BİLETSİZ BİR FESTİVAL YAPIYORUZ’

Festival perdesi yarın açılıyor. Özellikle bu yıl için nasıl hisler ile festivale start vereceksiniz?

Heyecanlıyız ama endişelerimiz de yok değil. Çok iyi bildiğimiz şeylerin hepsi değişti. Örneğin söyleşiler. Yönetmenlerimiz yerli ya da yabancı, gücümüz çabamız ölçüsünde Ankara’ya davet edilir, bugün itibariyle çoktan programları belli olurdu… Şimdi ise bir kere herkesi online sistemde konuşmaya alamıyoruz. Bir diğer mesele seyircinin katılımı. Salondaki seyircinin soru sormasında akışkanlığında ve doğallığında olmayacak söyleşiler. Bu yüzden bazı yönetmenlerimiz istemiyorlar, haklılar… Açılış gecemiz mesela, online açılış deneyeceğiz, içine müzik, neşe, samimiyet katacağız, aradaki bütün teknik bağlantılara ya da kopukluklara rağmen. Ama şu en iyi kısmı, ilk kez sınırsız, limitsiz, biletsiz bir festival yapıyoruz. Hep aldığımız şikâyet bu güzel festival neden sadece Ankara’da idi. Bu yıl o sınırları aştık, bırakın Türkiye’yi, isterseniz Hawaii’den izleyebilirsiniz filmleri ve sohbetlere katılabilirsiniz… Bu da iyi tarafı, zorunlulukların yarattığı fırsat… Bir başka fırsat, filmlerin önüne yönetmenlerden küçük bir kaç cümlelik mesaj istedik, gönderiyorlar. Belki fizikî festivalden daha çok yönetmenle tanışma şansımız olacak.