95'ten 2019'a: Oyuncak Hikayesi

Çöplerden yapılmış bir nesnenin oyuncağa dönüşerek bir çocuğun en yakın arkadaşı olmasını ve oyuncakların maceralarını anlatan Oyuncak Hikayesi 4, 21 Haziran'da vizyona girdi. Serinin dördüncü filmi olan Oyuncak Hikayesi 4, izleyiciye duygusal olarak dokunan, onları çocukluğuna götüren bir film...

Ezgi Sivrikaya  esivrikaya@gazeteduvar.com.tr

Oyuncak Hikayesi, 1995 yılında Pixar Animation Studios tarafından üretilen ve Pixar’ın ilk uzun metrajlı yapımı olan animasyon serisi. Serinin ikinci filmi Oyuncak Hikayesi 2, 1999 yılında izleyici ile buluşurken serinin ‘son filmi’ olarak bildiğimiz Oyuncak Hikayesi 3 ise 2010 yılında yayımlandı. Oyuncak Hikayesi 3, izleyiciye hikayenin asıl kahramanı ve oyuncakların sahibi olan Andy karakterinin üniversiteye başlayacağı için oyuncaklarını Bonnie’ye vererek onlarla vedalaşmasını göstermişti. Fakat 2018 yılında yayınlanan bir fragman ile serinin devam filminin 2019 Haziran ayında vizyona gireceğini öğrendik.

Oyuncak Hikayesi 4, vizyona girmesiyle birlikte bu yıl üst üste iki hafta bir numarada kalan ilk animasyon oldu. Film ilk haftasında izlenme sayısı ile Box Office Türkiye’nin ilk sırasında yer aldı.

Film, geçmişe giderek 9 sene öncesinde Bo Peep ve birkaç oyuncağın başka bir çocuğa verilmek üzere götürülmesini Bo’nun Woody ile vedalaşmasını göstererek başlıyor. Serinin dördüncü filminde çöplerden yapılmış bir nesnenin oyuncağa dönüşerek bir çocuğun en yakın arkadaşı olmasını izliyoruz. Anaokuluna alışma sürecinde olan Bonnie, meşhur kovboy oyuncağı Woody’nin de gizli çabalarıyla kendine bir oyun arkadaşı olacak olan ‘Forky’i yapıyor ve ona bağlanıyor. Filmin senaryosu bize ‘bir şeye veya birisine önem verdiğimizde o şey anlamsız, değersiz olsa bizim için önemlidir’ mesajı vermeye çalışıyor.

Filmin ilerleyen dakikalarında Bonnie, ailesi ve oyuncakları ile bir tatile çıkıyor. Tatil sırasında, bir oyuncak olduğunu kabullenemeyerek bir çöp gibi hissettiğini söyleyen Forky, arabadan kaçıyor. Serinin ilk 3 filminde de izlediğimiz ve oyuncağın sahibinin bir oyuncak için en önemli şey olduğunu söyleyen Woody, Forky’yi buluyor ve ona oyuncak olmayı nasıl benimsemesi gerektiğini anlatarak onu Bonnie’nin yanına getirmeye çalışıyor. Böylece filmin asıl noktalarına ilerliyoruz.

‘KIZ OYUNCAĞI ÖZGÜR BİR KADINA EVRİLİYOR’

Woody 9 sene önce başka bir çocuğa verilen ve ‘kız oyuncağı’ olarak gösterilen eski dostu Bo Peep’i görüyor. Bo karşımıza bambaşka bir karakter olarak çıkıyor. İlk filmlerde prenses havasıyla izlediğimiz karakter; prenses eteğini bir pelerin yapmış ve kendi başının çaresine bakabilen, özgür bir kadına evrilmiş.

Filme ‘Forky’ başta olmak üzere yeni karakterler eklenmiş; ses kutusu bozuk olduğu için kendisiyle oynanmayan Gaby Gaby, biraz ürkütücü gözüken Bensonlar, Keanu Reeves’in seslendirdiği Kanadalı Duke Caboom ve peluş oyuncaklar… Film, Gaby Gaby ve kukla korumalarını başta kötü bir karakterler olarak gösteriyor, daha sonra bu karakterlerin içlerinde hala bir iyilik olduğunun gösterilmesiyle, Oyuncak Hikayesi 4 de serinin diğer filmlerindeki anlatısını sürdürüyor. Filmde yaşanan yeni olaylar, Bonnie’nin Woody ile oynamaması, Andy’yi özleyen Woody için büyük bir değişim getiriyor.

Filmde karakterlerin psikolojik olarak işlenişleri, yeni eklenen karakterlerin senaryoya kolayca uyum sağlaması perdeye iyi bir şekilde aktarılmış fakat ilk 3 filmde her macerada gördüğümüz oyuncaklar filmde çok kısa bölümlerde gösteriliyor ve eski filmlerde izlediğimiz aksiyon bu filmde bir nevi eksik kalıyor. Bir önceki filmden bağımsız yeni karakterlerin, yeni olayların bir bütünlüğü olmadığını da düşünüyorsunuz filmi izlerken.

‘PIXAR’IN TEKNOLOJİK EVRİMİ’

Filmin senaryosunu bir kenara bırakarak animasyonlardaki teknolojik gelişmelere bakacak olursak; 1995 yapımı film ile 2019’da yayımlanan filmde sahneler arasında büyük değişimler var. Bu durumu Pixar’ın teknolojik evrimi olarak da tanımlayabiliriz. İlk ve son filmi karşılaştırdığımızda son filmin neredeyse gerçek gibi durduğunu söyleyebiliriz.

.

Serinin önceki filmlerinde olduğu gibi bu film de yeni karakterlerin oluşumu, karakterle izleyici arasında duygusal bağ oluşturma konusunda başarılı olmuş. Film, zamanla gelen değişimi nasıl karşılayarak yönlendirileceğini ve eski alışkanlıkların değişebileceğini anlatıyor. Serinin diğer filmlerinden çok farklı olmasa da senaryosuyla en zayıf filmi olan Oyuncak Hikayesi 4, izleyicide oluşturduğu bağ nedeniyle çoğu sahnesinde ‘eski izleyiciler’e dokunan, serinin eski filmlerine ve çocukluğuna götüren bir film olmuş.