Köpek filmi yürek istiyor

Türkiye’de yüz binlerce sokak köpeği yerleşim merkezlerinden uzakta yaşam mücadelesi veriyor. Sokak köpeklerini konu edinen Köpek Filmi belgeseli, usulca dokunup geri çekildiği her sahneden, ısınacağınız yeri kendiniz seçmeniz için, sizi sizinle bırakıyor...

Mehlika Özge Esirgen

Köpek Filmi, 1910 yılında 80.000’nin üzerinde köpeğin katledildiği Hayırsız Ada vakasından kaçan yerleriniz varsa, toplayıp koltuğunuza oturtarak başlayan bir belgesel. Günümüzdeki ‘hayırsız adalar’ ile yüzleştireceği ama başka şeyler de söyleyeceği vaadiyle devam ediyor. Farklı illere uğrayarak, Türkiye’nin köpeklerini dolaşan; her durduğu yerde insana bir kez daha bakan bir yolculuk yapıyor.

Yolculuk, gecesini gündüzüne katıp, kışı yaza bağlayıp sokaktaki canlara aş olan, yuva olan, sevgi olan gönüllülerle el ele yürünüyor. Sokaktakiler başka bir hikaye gibi dururken; her yıl, her ay, her gün insanın farklı zevklerine hitap ettikleri için çeşitli dört duvar aralarına giren başka köpeklerin renklendirilmiş tüyleri arasında da dolaştırıyor.

‘KÖPEK MAĞDURİYETLERİ İLE YÜZLEŞİLEN YERLERİ GÖSTERİYOR’

‘Olanlara’ ses çıkaramadan duramayıp toplananlar, haykıranlar veya kapıların ardında yeni yasalar üzerine düşünenlere bir kez daha mikrofon veriyor. Bir saniye dahi sürmeyen mermi hareketinin yarattığı; hiçbir kaynağa, hiçbir imkana sığamayan köpek mağduriyetleri ile yüzleşilen yerleri ise aynayı yüzünüze tutmadan gösteriyor.

İnsan yapımı makinelerin gürültülerinde ve doğanın sakinliğinde sürüp giden sessiz anlarda, bir köpeğin yerde uzanışında veya serbestçe dolaşmasında odaklanan anlar ise ‘olduğu gibi olmalarıyla’ çok çarpıcı.

Köpek Filmi

Doğanın sadeliğini görmek alışmadığımız bir objektif ve alışamadığımız bir objektiflik. Film sonuna kadar müziksiz devam ediyor. Doğanın, köpeklerin ve ‘insanın’ ne çok şey söylediğini dinleyebilmek için büyük zemin.

‘TÜRKİYE’DE KÖPEKLERİN SESİNİ DUYMAK’

Belgeselin görüntüsüz ve karanlık sahnelerinde, Türkiye’deki köpeklerin ‘seslerini’ duymak için bir sahnede kulaklarımızı açarken, bu gayreti bir sonraki sahneye taşıyamadığımız anları görüyorsunuz. Kendi yüzünüzü görmek için büyük fırsat.

‘PERDENİN ARKASINDA BİR DÜNYA’

Bizler, vitrinde izleyici koltuklarımızla, önümüzde bir perde, perde ile aramızda tahmin edilemez bir mesafe ile oturuyoruz. Perdenin arkasında başka bir dünya var. Her birimiz, tüm bu mesafelerin arasında, köpeklerin masum gözlerinin ardındakiler için yürüttüğümüz tahminlerde aslında kendimizi arıyoruz. Oysa onlar sadece bakıyorlar. Ve belki de tahminlerimiz arasında olmayan anlamlarla.

Film, karlı yollarda patilerin izlerini gördüğünüz, ısıyı tahmin edemediğiniz bir yerde bırakıyor sizi. Hassasça ve usulca dokunup geri çekildiği her sahneden, ısınacağınız yeri kendiniz seçmeniz için, sizi sizinle bırakıyor.

Beni masumiyetle bıraktı.

‘HAYIRSIZ ADADAN BU YANA ÇOK KİLOMETRE VAR’

Bir gün köpeklerin seslerinin, insanın kalbindeki çığlıkla çok da farklı bir yerden çıkmadığını duyacağız. Yol uzun, hayırsız adadan bu yana çok kilometre var. Köpek Filmi, bu yol üzerinde önemli yerlerde nefesi tutup, önemli yerlerde tekrardan nefes alma hissinizi tazeliyor, yürek istiyor.

Teşekkürler Cam Hakverdi.

Not: Filmin ilk gösterimi 12 Nisan 2019 tarihinde 38. İstanbul Film Festivali kapsamında yapıldı.

Gelecek gösterimler için ; Facebook Instagram