Özpetek'in eksik İstanbul'u

Ferzan Özpetek yeni filmi ile izleyici karşısında. Özpetek sinemada kendi şiirini yazabilen nadir yönetmenlerden...

Esra Karataş esrakaratas1@gmail.com

İtalyan Yeni Gerçekçiliği’nin çıktığı topraklarda Ferzan Özpetek isminin yankılanması hepimiz için övünç kaynağı. Sanatın kalbine gönderdiğimiz Özpetek sinemada kendi şiirini yazabilen nadir yönetmenlerden fikrimce. Beğenelim ya da beğenmeyelim filmlerinin damakta bıraktığı tat hafızalarımıza kazınır.

Yönetmenin son filmi İstanbul Kırmızısı’nda da bu şiiri hissedeceksiniz. Özpetek’in yakaladığı renkler, sesler karanlıktan süzülen bir huzme gibi içimize sızacak. Ancak, bir eksiklik hissi film boyunca peşinizi bırakmayacak. Varsıl bir çevrenin sanatsal kaygıları mı, çökmekte olan aristokrat bir ailenin can çekişleri mi, bitmek bilmeyen bir eski İstanbul özlemi mi? Film gökdelenlerin, boğaz kıyısındaki yalıların penceresinden İstanbul sokaklarına iniyor. Fakat sokaklara indiği her sahnede eksik, varsıl çevrede hep biraz yapay bir yan kalıyor.

ÖZPETEK İÇ HESAPLAŞMASINI SAHNEYE TAŞIYOR

İstanbul Kırmızısı, Özpetek’in iç hesaplaşması aynı zamanda. Gitmekle kalmak arasında, gülmekle ağlamak arasında tutuk, tutkulu, hüzünlü bir film. Bu hissiyatı görsellikle bize aktarabilse de derdini tam olarak anlatamıyor.

Varsıllığının son demlerini yaşayan İstanbullu ailenin küçük oğlu yönetmen Deniz Soysal, yazdığı ilk kitabın düzeltmeleri için Londra’da yaşayan eski yazar ve artık yazmayan editör Orhan Şahin’i İstanbul’a davet eder. Boğaza nazır bir yalıda yaşayan Deniz ve aile eşrafı Orhan için kendine yolculuğun kapılarını açar. Deniz’in çevresine girdikçe karmaşık bir ilişkiler ağının içerisinde bulur kendini. Gizemini çözmeye çalıştığı ilişkiler ağı bir yanıyla Orhan’ın parçası haline gelecektir.

Deniz’in hayatından büyük izler taşıyan romanın karakterleriyle Orhan’ı tanıştırmak ister. Orhan roman karakterleriyle tanışıp, Deniz’in hayatına girmeye başladıkça roman sahici bir hal almaya başlar. Artık gerçeğin nerede başlayıp nerede bittiği belli değildir. Hatta Orhan ve Deniz arasındaki bağın geçişken olduğunu düşünmeye başlarız. Yönetmen, acıyı tanıyan her iki tarafı bir noktada birleştirir. Orhan, Deniz’in acısına ortak olmaya başladıkça onun çevresiyle ister istemez bir bağ kurar. Deniz, Orhan’ı özellikle seçmiş gibidir. Bir bakıma Orhan, Deniz’in olmak istediği kişidir. Neval’in aşkı, bitmeyen kitabının yazarı, annesinin biricik oğlu, Yusuf’un dostu. Bu noktalarda yönetmen sanki Orhan’ı Deniz’in yerine koymamızı ister.

Orhan kaybettiğini sandığı hayatın şiirini, aşkını Neval ve İstanbul’la tekrar bulur.

Film, plaza insanının, sanatın yüzeyselliğine getirdiği küçük küçük eleştirilerin yanı sıra sokaktan kopmadığını anlatmak istiyor. Evin Kürt hizmetçisi, kâğıt toplayan çocuğun dramı, Cumartesi Anneleri’nin varlığı bunun bir kanıtı. Yönetmenin filmin içine yedirmeye çalıştığı toplumsal açmazlar eklektik kalıyor. Bu, dar çerçevede gördüğümüz varsıl dünyanın sokakla bir bağının olmamasıyla yakından ilgili. Büyük bir İstanbul resmi çizmek istiyor Özpetek. Ancak Deniz’in varoluşsal sorunlarıyla meşgul ve onu tanımaya çalışırken eksiklik duygusu ile indiğimiz İstanbul sokakları bizi ikna etmiyor.

KENDİLERİNİ GELİŞTİREMEYEN KARAKTERLER

Özpetek, meşhur İtalyan sofralarını bu filminde de kuruyor. Bir yemek sofrası etrafında bir araya gelen farklı renklerden insanların buluşmasını izlemek son derece keyifliydi.

Zengin oyuncu kadrosu ile dikkatleri üzerine çeken filmde yeteneklerinden kuşku duymadığımız halde hepsi biraz eklektik duruyor. Filmin pek çok karakteri katmanlı olabilecekken kendilerini gerçekleştiremiyorlar bir türlü. Ancak, Orhan Şahin karakteriyle Halit Ergenç’i tüm samimiyeti ve sahiciliğiyle beyazperdede izlemek  çok keyifliydi.

İstanbul Kırmızısı

Yönetmen-Senaryo: Ferzan Özpetek

Oyuncular: Halit Ergenç, Tuba Büyüküstün, Nejat İşler, Mehmet Günsur, Ergin Bal, Selim Bayraktar, İpek Bilgin, Çiğdem Onat, Ayten Gökçer, Cemre Ebuzziya, Serra Yılmaz, Zerrin Tekindor

Yapım Yılı: 2017

Yönetmen-Senaryo: Ferzan Özpetek
Oyuncular: Halit Ergenç, Tuba Büyüküstün, Nejat İşler, Mehmet Günsur, Ergin Bal, Selim Bayraktar, İpek Bilgin, Çiğdem Onat, Ayten Gökçer, Cemre Ebuzziya, Serra Yılmaz, Zerrin Tekindor
Yapım Yılı: 2017