16'ncı '!f' ödülleri verildi!

16'ncı !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nde ödüller verildi. Dormishian 'yılın keşfi' seçildi.

DUVAR – 16’ncı !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin kazananları belli oldu! Bu yıl 10’uncu kez düzenlenen Keş!f Uluslararası Yarışma’nın jürisi, ödülü İranlı yönetmen Reza Dormishian’ı “yılın keşfi” seçti. “Şehrin Son Günlerinde” (In the Last Days of the City) filmiyle Mısırlı yönetmen Tamer El Said, Jüri Özel Ödülü ve SİYAD Ödülü olmak üzere geceden iki ödülle birden ayrıldı. Aşk ve Başka Bi’ Dünya Yarışması’nın birincisi, Arap Baharı’nı konu alan “Savaş Şovu” (The War Show) seçilirken, Türkiye’den Kısalar İzleyici Ödülü ise Pınar Yorgancıoğlu’nun “Nebile Hanım’ın Solucandeliği”ne gitti.

YILIN YÖNETMENİ: REZA DORMİSHİAN

!f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, dün gece Soho House İstanbul’da yapılan ödül töreniyle sona erdi. Cemre Ebüzziya’nın sunuculuğunu yaptığı gecede Keş!f Yarışması Ödülleri, Aşk & Başka Bi’ Dünya ve Türkiye’den Kısalar İzleyici Ödülleri sahiplerini buldu. Keş!f Ödülü İranlı yönetmenin Sinema dünyasından usta isimlerin “sinemada cesur hikâye anlatımı ve biçimsel arayış kriterlerini gözeterek, “en ilham veren yönetmen”i seçtikleri Keş!f Uluslararası Yarışma’da bu yıl, ABD, Almanya, Arjantin, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık, Fransa, Hollanda, İran, İsrail, Kanada, Katar, Mısır, Peru, Polonya, Tayland’dan toplam 9 film, Keş!f Ödülü için jüri karşısındaydı.

Yönetmen Richie Mehta, görüntü yönetmeni Florent Herry ve oyuncu Nesrin Cavadzade’den kurulu Keş!f Jürisi, “Davranışta ve inançta, insanlığın en iyisi ve kötüsünü göstermeyi başarması” nedeniyle “Lantouri”nin İranlı yönetmeni Reza Dormishian’ı “yılın keşif yönetmeni” seçti. Jüri ayrıca; “Çirkinlik ve kayıptan yola çıkarak, şiirsel ve güzel bir hikâye anlatmayı başarması” nedeniyle, “Şehrin Son Günlerinde” (In the Last Days of the City) filminin yönetmeni Tamer El Said’e Jüri Özel Ödülü’nü verdi.

SİYAD’IN SEÇİMİ DE TAMER EL SAİD’DEN YANA OLDU

Barış Saydam, Janet Barış ve Murat Tırpan’dan oluşan Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) jürisinin seçimi de Tamer El Said’den yana oldu ve jüri gerekçesinde “Kişisel hafızadan yola çıkarak bir kentin, bir ülkenin, bir coğrafyanın hikâyesini anlatması ve bunu yaparken de katı bir gerçekliğin içerisinde şiirsel imgeler yakalamayı başarıyor” denildi.

YILIN EN YARATICI MÜDAHALESİ ‘SAVAŞ ŞOVU’

!f İstanbul’un üç yıl önce başlattığı ve aktivist filmlerin yarıştığı 10 bin dolar değerindeki Aşk & Başka Bi’ Dünya Ödülü için ise ABD, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İsrail, Mısır, Polonya, Suriye ve Türkiye’den toplam 7 film yarıştı. Çağdaş sanatçı ve insan hakları savunucusu Ai Weiwei, yazar ve gazeteci Ece Temelkuran ve oyuncu, yönetmen ve yapımcı Khalid Abdalla’dan oluşan jüri, törene katılamadı ama gönderdikleri bir videoda şunları söylediler: “Aşk & Başka Bi’ Dünya Yarışması’nın tüm filmleri olağanüstü güçlüydü. Festivale aşk ve değişim teması etrafında programladıkları filmleri seçerken gösterdikleri özen için teşekkür ederiz.

Birlikte değerlendirildiklerinde bu 7 film, dünyanın bugününü bizlere cesurca ve çarpıcı bir şekilde anlatabildiler ve karanlıkta yolumuzu bulmaya çalışırken dünyayı değiştirebilmek için gereken anlayışı yansıtabildiler. Bu filmleri, sevgiyi kendimize kriter ve rehber alarak izlemek, hem kışkırtıcı, hem de sevgiyle yapılan en küçük dokunuşların olağanüstü olumlu etkilerinin olabileceğini hatırlatan bir eylemdi.” Ve jüri; Danimarkalı Andreas Dalsgaard ile Suriyeli Obaidah Zytoon’ın birlikte yönettiği, Arap Baharı’ndan günümüz Suriyesine uzanan hikâyeyi birinci elden tanıklarıyla anlatan “Savaş Şovu” (The War Show) adlı belgeseli “yılın en yaratıcı müdahalesi” seçti.

Jüri sonucunu açıklayan Temelkuran ve Abdalla, ödül gerekçesi için şunları söyledi: “Film, dostlara, vatanlara ve parçalanmışlığını halen yaşadığımız bir zamana adanmış bir aşk mektubu. ‘Savaş Şovu’, alaycılığa, yılgınlığa ve şüphelere direnerek; kolay cevapları olmayan soruları sorarken en derin yaralarını açık etmekten çekinmiyor. Film, dengelenmesi gereken bir çok şeyi bir araya getiriyor; ancak bu zorlu çaba filmin gücünün bir parçasına dönüşüyor. Hem duygusal hem de politik olarak en karmaşık coğrafyalarda gezinirken, masumiyeti, belirsizlikleri ve yenilgileri açıkça gözler önüne seriyor. Adeta diyor ki: Yeni bir gelecek istiyorsak, ekmek için en hassas tohumları aramalıyız.”

JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ ‘FARE FİLMİ’NE

Gecede ayrıca, yarışmaya ABD’den katılan “Fare Filmi” ne (Rat Film) Jüri Özel Ödülü verildi. Theo Anthony’nin yönettiği film için de jürinin açıklaması şöyle oldu: “Yapısal şiddetin gerçek farelerin kokularının izini sürerken zarafeti örnek alınacak nitelikte. Eğlendirici, sürprizlerle dolu ve ustaca yapılmış bir film bu. Değiştirmek istediğimiz dünyanın derinlerini kazıyor; kendimize kurduğumuz kapanları sorgulatırken, bu kapanları yok etmek için ne kadar incelikle ve hassasiyetle davranmamız gerektiğini hatırlatıyor.”

KISA İZLEYİCİSİ NEBİLE HANIM’I SEÇTİ

Türkiye’den Kısalar bölümü kapsamında verilen İzleyici Ödüllerinde ise Pınar Yorgancıoğlu’nun yönettiği “Nebile Hanım’ın Solucan deliği” En İyi Kısa seçilirken, Rûken Tekeş’in kısası “Heverk (Çember)” ikinciliği, Pınar Öğünç’ün “Evbark”ı da üçüncülüğü aldı.

İstanbul ayağı bugün sona erecek olan !f İstanbul, 2 Mart’ta Ankara ve İzmir’e doğru yola çıkacak ve 5 Mart’ta sona erecek.