Bir sopranoya gülünç bakış

Önemli İngiliz yönetmen Stephen Frears’ın “Florence” filmi, Amerikan tarihinin en kötü sesli opera şarkıcısının hayatının sonlarına mizahi bir bakış atıyor. Bu filmde çok güleceksiniz.

Ali Erden  

İngiliz sinemasının Hollywood’da da filmler çeken önemli yönetmenlerinden Stephen Frears’ın Amerikan müzik tarihinde iz bırakmamış opera şarkıcısı üzerine biyografik 2016 yapımı sinemaskop “Florence Foster Jenkins-Florence”, mizahı güçlü ve gerçekten seyirciyi güldürmekten midelerine kramp indiren eğlenceli bir film. Büyük oyuncu Meryl Streep, bu İngiliz filminde güldürme yeteneğini de en uç noktaya taşıyabilmiş.

Gerçek adı Florence Foster olan Amerikalı şan sanatçısı Florence Foster Jenkins,19 Temmuz 1868’de Pensilvanya’da doğdu, 26 Kasım 1944’te New York’ta öldü. Florence, dünyanın en kötü şan ve opera şarkıcısı olarak eleştirildi, alay edildi. Ama kendisi öldüğü ana kadar bunu hiç bilmedi. İşte bu Florence’ı Meryl Streep’in yorumuyla beyazperdede görmek gerekiyor. Şarkıları da Streep seslendiriyor filmde. Gerçek Florence’ın sesine ne kadar da benziyordu. Gerçek Florence’ın sesi final bölümünde plaktan duyuluyor, hatırlatalım.

1941 doğumlu yönetmen Frears’ın, 1984’teki “The Hit-Kiralık Katiller”, 1985’teki “My Beautiful Laundrette-Benim Güzel Çamaşıhanem”, 1988’deki “Dangerous Liaisons-Tehlikeli İlişkiler”,  2000’deki “High Fidelity-Sensiz Olmaz”, 2002’deki “Dirty Pretty Things-Kirli Tatlı Şeyler”, 2013’teki “Muhammad Ali’s Greatest Fight-Muhammed Ali: Büyük Kavga” hatırlanması gereken birkaç filmi. Frears, “Florence” filmini tamamen Londra, Liverpool ve Glasgow’da kurulmuş setlerde çekmiş.

Yani bu bir stüdyo filmiydi. Eski zamanlardaki gibi. New York’un 1940’lardaki mekânları Britanya’daki bu üç şehirdeki stüdyolarda çekilmiş. Frears, filminde dönemin ruhunu hissettirebilmek için de “wipe”, yani silme tekniğini kullanmış sıkça.

ŞANCININ OPERA TUTKUSU…

1944 yılı, New York… Şan sanatçısı Florence Foster Jenkins, Carnegie Hall’de genç sopranoyu dinlediğinde opera şarkıları söyleme isteği duyuyor. 76 yaşındaki Florence, bu kötü sesiyle operacı olabilir miydi? Florence, oyunculuk yeteneği sınırlı İngiliz St. Clair’le evli. St. Clair onun her şeyi. St. Clair, zengin karısını mutlu edebilmek için onu gerçeklikten uzak tutuyor hep. Gazetelerin ve dergilerin müzik eleştirmenlerini satın alan St. Clair, övgü dolu eleştirilerin çıkmasını salıyor.

Ama bir tek New York Post’un müzik eleştirmenini satın alamıyor St. Clair. Şimdi ne yapacaktı? Piyanistler sınavdan geçiyor önce. Florence, genç piyanist olan Cosmé’den etkileniyor ve ünlü İtalyan besteci Toscanini’den de piyano tınıları eşliğinde dersler almaya başlıyor. Toscanini’nin sponsoru da Florence. Bu derslerin sürdüğü anlar sinemaseverler için en mutlu anlar olabilir kahkahalar anlamında.

oooo

St. Clair, genç sanatçı Kathleen’le ilişki yaşıyor. Aslında bu gerçek anlamda bir aldatma değil. St. Clair’le Florence’in evliliği manevi gibi. Florence çok gençken ilk kocasından frengi hastalığı kapmış. Elli yılı aşkındır bu hastalıkla yaşıyor. Florence, sivri ve dik şeylerden nefret ediyor. Hatta korkuyor. Bunu “fallik” olarak da okuyabilirsiniz. Evet Cosmé. Önünde parlak bir kariyeri hayal eden Cosmé, bu kötü sesli şarkıcının yanında ilerleyebilir miydi?

St. Clair, sevgilisiyle tatile çıktığında Florence, Cosmé’nin dairesini ziyaret ediyor. Bu ziyaret ona yeni fikirler de veriyor hemen. Cosmé’nin bestesiyle plak doldurmak. Radyolarda en çok Florence’ın müziği çalmaya başlayınca, Florence’ın aklına başka fikirler de geliyor. II. Dünya Savaşı’nda cephelerde “kahramanca” savaşan askerlere Carnegie Hall’de konser vermek. Sonrasında hiç bilmediği gerçeğe New York Post’un satırlarında karşılaşıyor Florence. Gerçekle karşılaşan Florence için yaşamın da anlamı kalabilir miydi?

OYUNCULUKLAR ETKİLEYİCİ…

Frears’ın her şeyden önce oyuncu yönetimindeki başarısına övgü sunmalı. Meryl Streep gibi Hollywood’un büyük bir oyuncusunun içinden komiği çıkartabilmesi en başta övgüyü alıyor. Streep, 1980’lerde dramatik anlamda çok büyük oyunculuklar ortaya çıkarmıştı. Çek asıllı İngiliz yönetmen Karel Reisz’ın 1981 yapımı “The French Lieutenant’s Woman-Fransız Teğmenin Kadını” filmindeki oyunculuğu hiç unutulmayacak belki.

Elbette Alan J. Pakula’nın 1982 yapımı “Sophie’s Choice-Sophie’nin Seçimi” filmi de öyle. Cosmé karakterini üzerine geçiren genç oyuncu Simon Helberg de filmin değerlerinden. Al Pacino’nun gençliğini hatırlatıyordu. Filmi izlerken Fransız besteci Alexandre Desplat’nın da müziklerine kulak verilmeli. İnsana iyi geliyor.

Florence (Florence Foster Jenkins)

Yönetmen: Stephen Frears

Senaryo: Nicholas Martin

Müzik: Alexandre Desplat

Görüntü: Danny Cohen

Oyuncular: Meryl Streep (Florence), Hugh Grant (St. Clair),

Simon Helberg (Cosmé), Rebecca Ferguson (Kathleen), John Kavanagh (Toscanini),

Nina Arianda (Agnes), Stanley Townsend (Phineas), Allan Corduner (John), Christian McKay (Earl),

David Haig (Carlo), John Sessions (Dr. Hermann), Brid Brennan (Kitty),  John Kavanagh (Arturo), Pat Starr (Bayan Vanderbilt)

Yapım: Pathé-BBC (2016)