'En sahici Modalı', Moda'ya geri döndü!

Moda Deniz Kulübü’nün yıllarca harabe halinde duran eski binası 'Moda'ya yakışır' bir özenle restore edildi ve iddialı bir projeyle kapılarını açtı. Moda Sahil Restoran ve semtin Babylon’u, hatta belki de Peyote’si olmaya aday Kayıkhane, 2017’de İstanbul’un gece hayatına damga vuracak gibi görünüyor.

Beril Köseoğlu  bkoseoglu@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Biliyoruz, Moda’da yeni açılan ‘mekânlar’a dair her tür bilgiden fenalık geçirdiniz. Fakat bu kez ‘olayımız’ farklı. Zira semt bugünlerde, kendine özgü Batılı, modern ve samimi kimliğini ‘aslına uygun’ biçimde canlandıran büyük bir projenin heyecanını yaşıyor: ‘Eski Kulüp Restorasyon Projesi’.

Bilen bilir, Moda Deniz Kulübü’nün eski binası yıllarca harabe halinde durdu. Burası, Moda İskelesi ve Koço’ya inen yokuşun sağında, ‘girilmez’ tabelalarıyla Modalı çocuklar için gizemli bir yasak bölgeydi. Semtin yetişkinleri içinse Atatürk’ün kralları ağırladığı, ‘seçkin’lerin kadınlı-erkekli sosyal hayatının dışarıya taştığı günlerin anıları hâlâ tazeydi…

O metruk bina şimdi, aslına uygun olarak yeniden inşa edildi ve iddialı bir projeyle kapılarını açtı. Moda Sahil Restoran ve semtin belki Babylon’u, belki Peyote’si olmaya aday Kayıkhane 2017’de İstanbul’un gece hayatına damga vuracak gibi görünüyor.

‘TEK ÖRNEK’

Peki, Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle inşa edilen ve bu nedenle ikinci derecede tarihi eser sayılan bina nasıl hayata döndürüldü? Alınan izinle, bina yıkıldı ve birebir aynı projeyle sıfırdan yeniden yapıldı. Projenin genel koordinatörü Danış Yıldırım, restorasyon ve restitüsyonun ‘yasaya en uygun haliyle’ yapıldığını, binanın yerdeki seramikten ahşap kapı detaylarına kadar fotoğraflardan milimetrik olarak kopyalandığını anlatıyor. Yıldırım bu konuda iddialı. “Bu proje ülkede bugüne kadar yasalara, mevzuata, yönetmeliklere harfiyen en uygun gerçekleştirilmiş proje. Bu anlamda bir örnektir” diyor bina için.

essski

VEDAT TEK’İN İSKELE BİNASINA KARŞI DENİZ MANZARASI

Moda Sahil Restoran’ın tam karşısında, Mimar Vedat Tek’in 1’inci derecede tarihi eser olmasına rağmen İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kiraladığı işletme tarafından ‘skandal’ bir restorasyona maruz bırakılan Moda İskelesi eseri duruyor. ‘Eski Kulüp’ aslına uygun restore edilip açılırken, Moda İskelesi bugün mühürlü. Çünkü cephedeki klimalar ve PVC doğramalar gibi ‘şey’lerin sökülüp, eserin yeniden ‘nefes alması’ bekleniyor… Hal böyleyken, ‘yeni’ eski kulübün sahibi Erkan Ulutaş’ın restorasyon konusundaki tavrının ‘yeni Türkiye’ için ironik biçimde ‘Modalı’ olduğunu söylemek gerek.

sahil1

 


37 ÇEŞİT SOĞUK MEZE, 24 ÇEŞİT ARA SICAK

Projenin ‘Modalı’ tavrı, Sahil Restoran’ın modern ve kimlikli mönüsünde de gözden kaçmıyor. ‘Zengin’ derken, tam 37 çeşit soğuk meze ve 24 çeşit ara sıcaktan söz ediyoruz. Mevsim balıkları da cabası.

ERİK DOLMASINI DENEMEDEN GİTMEK YOK!

yemek2

İki aylık bir test aşamasından sonra hazırlanan bu mönünün yıldızlarının başında, ‘erik dolması’ geliyor. Siyah eriğin deniz mahsulleriyle bileşimi şaşırtıcı bir ‘Türkiyeli’ lezzet çıkarmış ortaya. Balık pastırmasının yanı sıra Rumlardan kalan bir tarifle hazırlanan tarator ile ‘Ermeni pilaki’, bu müessesenin yıldız soğuk mezelerinden. Soğuklar arasında zahter, karışık ot tabağı ve kaya koruğu gibi lezzetli otlar da göze çarpıyor.

BALIK İÇLİ KÖFTEYİ KAÇIRMAYIN

Ara sıcaklarda safran soslu balık içli köfte, baharatlarla lezzetlendirilmiş tereyağında bebek ahtapot ve safranlı-kremalı sosuyla balık içli köfte ve balık külbastı öne çıkıyor. Mekânın tam buğday unundan hazırlanan ekmeklerinin ev yapımı olduğunu da atlamamak gerek.

yemekler

FİYATLAR NASIL?

Fiyatlar nasıl derseniz, Moda Sahil Restoran’ın bu modernleştirilmiş-geleneksel ve ‘kaliteli’ balık sofrasının benzerlerinden daha uygun bir bütçeye mal olduğunu söylemeli. Söz gelimi, 5-6 çeşit soğuk meze, 5-6 çeşit ara sıcak, balık ve üstelik tatlı çeşitleriyle limitsiz içkili bir set mönü kişi başı 150 TL. Aynı mönünün ikişer kadeh içkili versiyonuysa kişi başı 120 TL. Tüm bu düzeneğin arka planındaysa, 400 metrekarelik iki katlı mutfağında dev bir kadroyu yöneten, tam 35 yıldır da sektörde olan Hamit Usta var.


BÜYÜK AMA SAMİMİ

Moda Sahil Restoran esasında ana salon, teraslar ve ikinci kat derken kapasitesi 1500 kişiye kadar çıkan büyüklükte bir mekân. Ancak bu durum gözünüzü korkutmasın; öyle ‘1000 kişi aynı anda yemek yiyor’ curcunası yok içeride. Sigaracılar Moda’nın sahil yolu sonucu denizle bağlantısı hâlâ kesilmemiş ender noktalarından birinde, denizin üzerinde yemek yerken, ‘fasılcılar’ ikinci kata atacak kendilerini. (Müzik için “Eller havaya dünyası değil” müjdesini veren Yıldırım, ikinci katta yılbaşından sonra ‘özlediğimiz’ standartta fasıl ve Rum müziği geceleri düzenleneceğini anlatıyor.)


‘ALTERNATİF’ GENÇLİĞE KAYIKHANE SÜRPRİZİ

Gelelim Kayıkhane’ye, yani eski kulüp projesinin en ‘alternatif’ ve heyecan verici görünen bölümüne. Burası, 8.8 metrelik tavanı ve 310 metrekareye yayılan alanıyla, restoranın bulunduğu binadan ayrı, müstakil bir bölüm. Burada inşaat hâlâ devam ediyor; şimdilik tek misafiriyse, cam göbeği rengindeki gözleri tüylerinden görünmeyen ‘güler yüzlü dev köpek’ Cindy…

Kayıkhane’nin konsepti farklı olacak” diye söze başlayan Yıldırım, ‘Moda gençliği’ni heyecanlandıracak haberi de şöyle veriyor: “Konserler ve uluslararası etkinlikler, belki bazı festivallerin ayakları düzenlenecek. 2-3 ay sonra şaşırtacağız sürprizlerle!” İster misiniz Moda’nın da bir Babylon’u olsun?! Hem de denize sıfır!


GERÇEK BİR MODALI!

Projenin ister istemez, eski binasının ‘yenisini’ kullandığı Moda Deniz Kulübü’yle anılacağı açık. Nihayetinde Moda Deniz Kulübü’nün tarihi, mülk sahibiyle anlaşmazlık sonrası olaylı bir biçimde çıkmak zorunda kaldığı bu alandan ayrı düşünülemez. Kulübün tarih anlatısında önemli yer tutan bütün veriler, söz gelimi Atatürk’ün 1935-38 arasındaki yabancı misafirlerinin hemen hepsini ‘kulüpte’ ağırlamış olması, açılışa İngiltere Kralı 8’inci Edward’ın bile gelmesi, modern Cumhuriyet’in ve Osmanlı’nın Batılılaşma projelerinin sembolik ‘halleri’nin hepsi ‘eski kulüp’te yaşandı. Danış Yıldırım da, “Aslında bu yapı, genç Cumhuriyet’in Batı’ya dönük yüzünün ifadesi gibi, bu yaşantının örnek noktası gibi bir fonksiyon üstleniyor” diyor.

essski2

Ancak şunu özellikle vurgulamak gerek; yeni-eski kulübün Moda Deniz Kulübü’nün ‘mirasından yemek’ ve yan komşusuyla herhangi bir yarışa girmek gibi bir niyeti hiç yok. Fakat ‘Eski Kulüp restorasyon projesi’nin Moda Sahil Restoran’ı, kayıkhanesi, modernize edilmiş ‘meyhane’ mönüsü, bahçesindeki kadın heykelleri, denizle iç içe olmasıyla bir dönemin mirasını canlandırdığı, Moda’nın Batılı anlamda modern kimliğinin ve tavrının bir yansıması olduğu da ortada… Yani Moda’ya, gerçek bir ‘Modalı’ gelmiş durumda. Bir de köpek Cindy’yi yoğunluk başladıktan sonra da yanlarında tutarlarsa ne ala!