Sanatçı Delil Dilanar’dan ‘sahnede şiddet’ iddiasına yanıt

Kürt şarkıcı Dilanar'ın sahnede kendisine eşlik eden müzisyene yönelik tavrı 'şiddet' tartışması başlattı. Özlemez "saygısızlık yaptı" dedi, Dilanar ' tavrının müzisyene yönelik olmadığını' söyledi.

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - Kürt müzisyen Delil Dilanar'ın Van’da sahne aldığı bir düğünde yaşananlar, tepki çekti.

Rudaw'ın haberine göre Dilanar kendisine eşlik eden müzisyen Turgut Özlemez’den konser sırasında bağlamasını istedi. İstediği ses aralığını yakalayamayan Dilanar, bir süre bağlamayı hiddetle çalmaya çalıştıktan sonra ayağa kalktı ve sazı hemen arkasındaki Özlemez’e fırlatır gibi verdi. Bağlamayı yere atacakmış gibi görünen Dilanar tezeneyi yere attı. 

Bu görüntüler, sosyal medyada "sahnede şiddet" tartışması başlattı.

'SAYGISIZLIK VE ŞİDDET'

Turgut Özlemez yaşananlara ilişkin sosyal medyadan açıklama yaptı. Kürt müzik çevrelerinde giderek artan bir şiddet durumunun söz konusu olduğunu, bu tür davranışların kesinlikle kabul edilmemesi gerektiğini belirtti.

Teknik aksaklıklar nedeniyle görüntülere yansıyan hareketleri saygısızlık ve şiddet olarak niteleyen Özlemez, Dilanar’ı daha önceden şahsen tanımadığını, müziği dışında kendisiyle hiç karşılaşmadığını ve düğün öncesinde de birlikte prova almadıklarını aktardı. 

'TEZENEYİ YERE ATTI'

Müzisyen Özlemez şöyle devam etti: “Benim sazımda daha fazla ton kullanabilmek için ek perdeler var. Bu aslında çalan için bir avantaj. Derwêşê Evdî stranını söyleyeceği zaman saz çalmak istedi. Ben de verdim. Sazı alır almaz, 'Bu ne ya bu ne biçim saz’ dedi. Çaldı ama dilediği konforu yakalayamadı. Sonra teknik ekipteki ses sorumlularına, 'böyle bir saz tonlaması mı olur' diye çıkıştı. Sonrasında da sazı biraz çalmaya çalıştıktan sonra mutsuz olup ayağa kalktı ve görüntülerdeki sahneler gerçekleşti. Sazı fırlatırcasına bana atıp tezeneyi yere attı. Açıkça terbiyesizlik yaptı.

DİLANAR SAYGISIZLIK YAPTI, KENDİMİ KONTROL ETMEYE ÇALIŞTIM'

Dilanar zor şartlarda ayakta çalışmaya çalışan ve bunun için düşük ücretlere katlanmak zorunda olan müzisyenlere saygısızlık yaptı.

Düğün öncesinde çalınacak şarkılar belli olduğu için prova almaya ihtiyaç duyulmadı. Çalınacak şarkıların listesini yolladı ben de hazırlık yaptım ve çalıştım. Daha önce hiç karşılaşmamıştık. İlk kez kendisiyle karşılaştım. O hareketinden sonra 45 dakika boyunca kendisine tahammül etmeye çalışarak saz çalmaya devam ettim.

Kendimi kontrol etmeye çalıştım. Öfkeyle tepki vermemeye çalıştım, zorlandım ama bir organizasyon vardı, insanlar düğüne gelmişlerdi ve bitmesi için sabır gösterdim.

Bizden önce sahneden inip ayrılmıştı. Sonrasında da bir araya bir daha gelmedik. Onun orkestrasındaki insanlar onun adına benden özür dilediler ve bunu ona soracaklarını söylediler. Sonrasında da herhangi bir dönüş almadık.

Kamuoyunun bundan haberdar olmasını istedim çünkü bu önemli bir konu. Bu sahnedeki şiddet durumunun bir daha yaşanmaması için kamuoyunun bilmesini istedim.”

DİLANAR: MÜZİSYENLERE DÖNÜK BİR KASIT YOK

Delil Dilanar ise yaptığı açıklamada tavrının Turgut Özlemez ya da bir başka müzisyene dönük olmadığını, konser sırasında yaşanan teknik aksaklıkların konsantrasyonunu etkilediğini ve tavrının da buna dönük olduğunu savundu.

Sahne öncesinde de kimseyle herhangi bir problem yaşanmadığını dile getiren Dilanar, şunları söyledi: “Kendisine dönük olmayan bir tavrı sosyal medya üzerinden adeta bir linç haline dönüştürmüş olması kabul edilemez. Meselenin söz konusu arkadaşın şahsıyla da alakası yok.

Sahneye çıktıktan sonra ses sistemindeki yetersizlik ve aksaklık yeterince moral bozucuydu. Zaten görüntülerde de görüleceği üzere biri mikrofonu alıyor biri başka bir yerden düzeltmeye çalışıyor ama aksaklıklar bir türlü bitmiyor.

Doğal olarak ben de bu aksaklıklara sinirlendim ve birinin bağlamayı elimden alması için bekliyorum adeta. Bir açıklama yapmak istedim ama açıklama yaparsam ben de yapılmak istenen bu lincin parçası olacaktım.

Orada orkestra şefi de var, o da durumdan haberdar ve kastımın asla herhangi bir müzisyen olmadığı ortada. Zaten şahsıma karşı sosyal medya üzerinden bitmek bilmeyen bir linç kampanyası yürüyor. Sapla samanı birbirine karıştırıp bu tür sonuçlara varıyorlar bu da üzücü. Ne konser öncesi ne de sonrası kendisiyle herhangi bir temasımız olmadı.

Kastımın da kendisi olmadığını bilmesi gerekirdi. Meselenin ne bağlamayı çalıp çalamamakla ne de bir başka şeyle ilgisi yok. Konu sadece ses sistemindeki aksaklıkların can sıkıcı boyutta olmasıydı. Benimle birlikte zaten bir ekip var sadece bağlama çalan birine ihtiyacımız vardı ve kastı başka olan bir konu bu şekilde sosyal medyada linç haline getirildi.” (HABER MERKEZİ)