‘Stent vücudumda ne kadar kalır hiçbir fikrim yok’

Sağlık Bakanlığı, 21 Mart’ta 81 ile gönderdiği genelge ile aciliyeti olmayan tüm ameliyatların uygun bir tarihe ertelenmesini istedi. Korona virüsünün yayılmasını önlemek amacıyla kimi hastalara ise acil bir şikayeti olmadığı sürece kontrole dahi gelinmemesi söyleniyor. Gazete Duvar olarak tedavisi kesilmek zorunda kalan hastalarla konuştuk. Stentli bir bir hasta yaşadıklarını “Devlet hastanelerine yaklaşamıyorum. Özel bir hastaneyi aradım. 15 bin lira istediler. Bunun adı fırsatçılık değil de nedir?” sözleriyle anlatıyor.

Filiz Gazi  fgazi@gazeteduvar.com.tr

İSTANBUL –  Korona virüsü (Covid-19) salgını nedeniyle hastaneler yoğun günler yaşıyor. Sağlık çalışanlarının dahi hastalığa yakalanması ilerleyen günlerde durumun çok daha içinden çıkılamaz bir hale geleceğinin işareti. Sağlık Bakanlığı, 21 Mart’ta 81 ile gönderdiği genelge ile aciliyeti olmayan tüm ameliyatların uygun bir tarihe ertelenmesini istedi. Korona virüsünün yayılmasını önlemek amacıyla hastalara acil bir şikayetleri olmadığı sürece kontrole dahi gelmemeleri salık veriliyor.

Salgının tüm dünyada ağır sonuçlar vermesi nedeniyle sağlık işleyişinde meydana gelen zaruri değişikliklerin diğer hastaları nasıl etkilediği sorusu ikinci plana itildi. Gazete Duvar olarak tedavisi kesilmek zorunda kalan hastalarla konuştuk.

‘ÖZEL HASTANEYİ ARADIM, 15 BİN LİRA İSTEDİLER’

Adana’da inşaat sektöründe satış personeli olarak çalışan ve halen çalışmaya devam etmek zorunda olduğunu belirten kişi MS (Kişinin bağışıklık sistemindeki bozukluk sonucu beyin ve omurilikte çok sayıda plakların oluşması) hastalığının başka bir seviyesi olan “PPMS hastası” (Primer Progresif Multiple Skleroz) olduğunu paylaşıyor. Korona virüsü vakalarının ortaya çıkmasından önce bir operasyon geçirdiğini, şimdilerde ise vücudundaki stentle yaşamak zorunda olduğunu anlatıyor:

“Çok yakın bir süre önce atak geçirdim. Oluşan lezyonları onarmada başarı sağlayan ilaçtan bir tam doz aldım. Bu ilacı aldığımda bağışıklık sistemim baskılanıyor. 15 Şubat’ta sol böbreğimdeki 1.5 cm büyüklüğündeki taş için operasyon geçirmiştim fakat böbreğe giden kanal dar olduğu için stent atılıp operasyon Mart ayı başına bırakılmıştı. Hala stent ile dolaşıyorum, ameliyat masasına yatamıyorum.”

Konuştuğumuz kişi kendisi için çözüm aradığını belirtiyor: “Devlet hastanelerine yaklaşamıyorum. Özel bir hastaneyi aradım. 15 bin lira istediler. Bunun adı fırsatçılık değil de nedir? Bu stent vücudumda ne kadar kalabilir hiçbir fikrim yok. Dayanabildiğim yere kadar dayanacağım.”

‘TÜM RANDEVULAR İPTAL EDİLDİ’

Dilek Gültekin, 70 yaşındaki babasının Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde akciğer kanseri tedavisi gördüğünü ve kemoterapiye ara verildiğini anlatıyor: “Bağışıklık sistemini zayıflattığı için bence ara verilmesi yerinde bir karar oldu ama bu durum çok uzarsa bu sefer kitlenin büyüme ve metastaz yapma olasılığı yükseliyor. Bunun yanında kemoterapiye bağlı böbrek sorunu yaşıyordu ama ilgili tüm randevular hastane tarafından iptal edildi.”

‘CERRAHİ MÜDAHALE YAPILAMIYOR’

Ege Üniversitesi’nde tedavi gören bir hasta yakını tanıdığının hidrosefali hastası (Beyinde ve beyin çevresinde aşırı sıvı birikmesi) olduğunu aktarıyor: “Rahatlaması için sıvının boşaltılması gerekiyor ama virüs kapması çok daha riskli olduğundan ötelendi. İlaç tedavisi alıyor. Cerrahi müdahale yapılamıyor.”

‘GEÇEN HAFTA GELMEYİN DEDİLER’

Konuştuğumuz bir diğer kişi annesinin Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde tedavi gördüğünü ama geçen hafta haytane yetkililerinin “Gelmeyin” dediğini paylaşıyor. “Annem kolon kanseri. Bundan dolayı ameliyat geçirdi. Kalın bağırsağının büyük bir kısmı alındı. Batına sıçramış. İkinci bir ameliyatla sıcak kemoterapi aldı. Sıcak kemoterapiden sonra normal kemoterapi almaya devam ediyordu ancak geçen hafta gelmeyin dediler.”

‘AĞRISI VAR AMA YAPILACAK BİRŞEY YOK’

Tevfik Çebi, geçen hafta randevu sistemine başvurduktan sonra Karabük’ten İstanbul Üniversitesi Hastanesi’ne geldiklerini ama işlem yaptıramadan geri döndüklerini anlatıyor: “Yakınım rahim ameliyatı olmuştu. Kontrol için gelmiştik. Hastanın ağrısı var ama yapılacak bir şey yok.”

‘HASTANEYE GİDERSEM VİRÜS BULAŞIR DİYE DÜŞÜNÜYORUM’

Bir diğer hasta DVT hastalığı (Derin yerleşimli toplardamar tıkanıklığı) nedeniyle 2 ay ara ile kan verdiğini ve bu sonuçlara göre kullandığı ilacın dozuna karar verildiğini paylaşıyor: “Hastane kapısından girersem virüs bulaşacağını düşündüğüm için kan vermeye gidemiyorum. Özel hastaneye gitme şansım var ama ona bile gitmek istemiyorum. İlacı almazsam dolaşım bozukluğu, fazla alırsam iç kanama riski var.”

‘VİRÜS NEDENİYLE HASTANEYE YATIRMIYORLAR’

Konuştuğumuz bir diğer hasta yakını kardeşinin testis kanserine yakalandığını, Adnan Menderes Üniversitesi Araştırma Hastanesi’nde tedaviye başlanacağını paylaşıyor: “Pazartesi günü kemoterapiye başlayacağız ama virüs nedeniyle hastaneye yatırmıyorlar, yatırırlarsa da ‘Virüse yakalanmayacağına dair kesin bir şey söyleyemeyiz’ diyorlar. İlk etapta 5 gün gideceğimiz ve 5-6 saat sürecek kür için her gün gidip gelmek zorundayız. Normal koşullarda hastane bahçesine bile inmesi yasak olan kemoterapi hastaları, toplu taşıma kullanmak zorunda bırakılıyor.”

‘ESKİ YOĞUNLUKLA DEVAM ETMİYORUZ’

İstanbul Üniversitesi, Onkoloji Enstitüsü’nden Prof. Dr. Sezai Vatansever sözlerine “Tedbirli bir şekilde davranıyoruz” diyerek başlıyor ve şöyle devam ediyor: “Kemoterapiler devam ediyor. Sadece acil olmayan ameliyatlar yapılmıyor. Mutlaka eldiven ve maskeyle çalışıyoruz. Hem hastalarımızı koruyoruz hem kendimizi. İçeri giren herkesin ateşi ölçülüyor. Belli mesafelerde dezenfektanlar yerleştirildi. Tabi ki eski yoğunluğuyla devam etmiyor. Kontrolleri olan insanlara acil bir şikayetleri olmadığı sürece gelmemelerini söyledik.”

‘HASTALAR NEREYE GİTTİ BİLMİYORUM, HASTANEYE GELMEYE KORKUYORLAR’

Memorial Şişli Hastanesi, Kalp ve Damar Cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Bingör Sönmez, “Çok enterasan bir şekilde bu hastalar nereye gitti bilmiyorum” diyor ve hastaların hastaneye gelmekten korktuklarını dile getiriyor: “Biz 1 hafta içinde bir kalça kırığı ameliyatı ve bir koroner bypass ameliyatı yaptık. Hastalar gelmeye korkuyorlar. Gebelik kontrolü 15 gün sonra yapılabilir. Kemoterapi de 15 gün sonra yapılabilir ama kalp krizi başka… Gelecek tabi ki. Hastalar panik içindeler ama acilde hizmet devam ediyor. Büyük hastanelerde sıkıntı yok. Ancak 20- 30 yataklı özel hastaneler sıkıntıda gerçekten. Dolmuş durumdalar.”