Sigara yasağı: 2008 verilerine geri dönüldü!

Çocuk göğüs hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Elif Dağlı: Kapalı alan sigara yasaklarıyla 2009-2010 arasında sigara tüketimi yüzde 13 oranında düştü ancak sonraki yıllarda denetlemenin ve iradenin devam etmemesi nedeniyle tüketim de artış oldu. 2016 yılında 2008 verilerine geri dönüldü.

DUVAR – Kapalı alanda sigara yasağı kapsamının her geçen gün genişlemesi ve tütün ürünlerine getirilen vergi oranlarının yükselmesine karşın sigara içen genç sayısı her geçen gün artıyor. Türkiye ve uluslararası arenada tütüne karşı mücadelesi ile tanınan çocuk göğüs hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Elif Dağlı, Türkiye’de sigara satışlarının genellikle kasa arkasında görünür şekilde yapıldığını belirterek şöyle konuştu: “Kapalı alan sigara yasaklarıyla 2009-2010 arasında sigara tüketimi yüzde 13 oranında düştü ancak sonraki yıllarda denetlemenin ve iradenin devam etmemesi nedeniyle tüketim de artış oldu. 2016 yılında 2008 verilerine geri dönüldü. Nargile kullanımı da arttı. Nargilelik ve sarmalık tütünler denetimsiz satılıyor. Açıkta tütün satılıyor, pirinç satılır gibi… İnsan sağlığına zararlı her şey gözümüz önünde ve kimse bunu görmüyor.”

YÜZDE 99 İHLAL VAR

Cumhuriyet gazetesinden Sibel Bahçetepe’ye konuşan Dağlı, sigarada reklam unsurunun devam ettiğini ve satış noktalarında kanunlara uyulmadığını kaydederek, özetle şunları dile getirdi: “Kanun diyor ki ‘işletme dışında sigara görülmeyecek, işletme içinde tek noktada satılacak ve üzerinde hiçbir reklam unsuru olmayacak, fiyat etiketleri belirlenmiş şekilde sunulacak.’ Bütün işletmelerde birkaç yerde birden satış yapılıyor, çocukların şekerlerinin ve sakızlarının yanında satılıyor. Süpermarkete gidiyorsunuz kasaların başında satışlar var. Yüzde 99 oranında ihlal olduğunu tespit ettik.

Yeni kanun ile sigara paketlerinin üzerindeki uyarı veya mesajlar yüzde 85’e çıkarıldı. Paket üzerindeki fotoğrafın etkili olması gerek. Biz örneğin iki el üst üste duruyor ve ‘cildinizi yaşlandırır’ yazıyor. Ben onu görüp de okumasam, kardeşlik sembolü zannedebilirim. Yurtdışında beyin damarı tıkanmış adamın beyni, kangren olmuş bacağı, oksijen tüpüne bağlı kişi konuluyor.”