Vitaminler… Kullanmalı mı, kullanmamalı mı?

Pazar payını bir yana bırakarak, burada benim üzerinde duracağım temel soru şu; Vitaminler gerçekten yararlı mı? Gerçekten kutu kutu ilaç içmemizi, hasta olmamızı engelliyor mu?

DUVAR- Günlük koşuşturmaca, işgücünden kaybın kabul edilemez hale gelmesi, dinlenmeye vakti olmayan, onca sorunun(!) arasında kendine bakmayı öteleyen insanlar haline gelmemiz özellikle son iki üç yıldır müthiş bir pazar oluşturdu: Vitamin takviyeleri…

Ortalama olarak bir kutusunu bir ay kullanabileceğimiz şekilde üretilmiş, kutu başına 30 liradan başlayarak yükselen fiyatları olan, her ne hikmetse ilaç kadar zararlı olmadığına inanılan, sağlık için değil kar etmek için üretilen bir grup tüketim nesnesi diyebiliriz birçoğu için. Ancak pazar payını bir yana bırakarak, burada benim üzerinde duracağım temel soru şu; Vitaminler gerçekten yararlı mı? Gerçekten kutu kutu ilaç içmemizi, hasta olmamızı engelliyor mu?

Öncelikle vitamin tanımından başlayalım. Vitaminler vücudumuzda birçok hayati aktivite için belli miktarlarda ihtiyaç duyulan, eksikliklerinde ciddi sorunlarla karşılaşabileceğimiz birtakım kimyasal moleküller. Hikâyeleri çok eskilere dayanmakla birlikte, bugünkü anlamıyla 1912 yılında Polonyalı bir bilim adamının onlara vitamin adını vermesi ile başlamış ve her geçen gün hem çeşitleri hem de vücudumuzda etkiledikleri kısımlar keşfedilerek günümüze kadar gelmiş.

Vitaminlere ilişkin en önemli nokta belli miktarlarda mutlaka ama mutlaka vücudumuzda bulunması gerekliliğidir. Dolayısıyla eksikliklerinde dışarıdan almak zaten bir tedavi şekli ancak hasta olmamak için, daha dinç olmak için, daha iyi konsantre olmak için kullanımı faydalı mıdır sorusu bir miktar olumsuzluk içeriyor. Bugün vitamin takviyesi olarak satılan ürünlerin büyük bir kısmı multivitamin-mineral içeriğine sahip, yani aynı üründe siz bütün vitaminlerin yanında çeşitli mineralleri de alıyorsunuz. Ancak bunun her zaman faydalı ve iyi olduğunu söyleyemeyiz, hatta bilinçsiz kullanımda yarar yerine zarar veriyor bile olabilir. Andrew Pipingas ve arkadaşları tarafından 2015 yılında yapılan bir araştırmada, balık yağının, hem multivitaminlerle birlikte hem de tek başına sağlıklı insanlarca kullanımında kolesterol düzeylerine etkisi olmadığı görülmüş. Bunun yanında karaciğer enzimlerinde bir yükselme görülmüş ve vücuttaki inflamasyon -yangı- göstergelerinde bir düşme de gözlemlenmemiş. Buradan çıkarılacak sonuç, kolesterol, damar tıkanmaları ve çeşitli kalp rahatsızlıkları için yapılabilecek en iyi şeyin, omega-3 ve vitamin tüketimi olmadığıdır.

Vitaminleri kullanmak konusunda varabileceğimiz en akılcı nokta, vitaminlerin tamamen “masum” olduğunu düşünmek yerine vücudumuzdaki eksiklikleri bir hekim ile birlikte tespit ettikten sonra varsa ona uygun ve yeterli düzeyde vitamin kullanmamız. Dinç olmak istiyorsak, spor yapıp beslenmemize dikkat etmemiz, konsantre olmak istiyorsak verimli uyku için gerekenleri yapmamız daha faydalı, kökten çözümler olacaktır.

Son olarak vitaminlerden bu kadar bahsedip, meyve sebzeye değinmemiş olmak eksiklik gibi görünüyor ancak, bu yazı işin ilaç benzeri ürünler boyutunu ele almayı hedefliyor. Şimdilik dengeli sebze ve meyve tüketiminin vücudumuzun vitamin ihtiyacını karşılayabileceğini ifade edip ayrıntıları ilerleyen zamanlara bırakalım. (HABER MERKEZİ)