Şehir ve Belirsiz Duvarları
(Haruki Murakami,552 syf.,Doğan Kitap,2025)
Yaz çimlerinin üzerine oturuverdin, hiçbir şey demeden göğü seyrediyordun. Keskin bir ötüşle gökyüzünde iki kuş hızla birbirinin yanından geçti. Sessizliğin içinde, alacakaranlık bizi sarmaya başladı. Yanına oturunca tuhaf bir hisse kapıldım. Sanki görülmeyen binlerce ip, senin bedeninle benim yüreğimi birbirine bağlıyordu…
Yaşayan en önemli edebiyatçılardan biri olarak kabul edilen, eserleri 50’den fazla dile çevrilen Haruki Murakami uzun bir aradan sonra yeni romanıyla okurlarıyla buluşuyor. New York Times “21. yüzyıl edebiyatını icat eden yazar” olarak tanımlıyor Murakami’yi… Belki de onun için yüreklerimizde bizim bile varlığından haberdar olmadığımız yerlerin haritasını çıkaran bir kâşif de denebilir. Şehir ve Belirsiz Duvarları kayıp bir aşka, yalnızlığa yazılmış bir ağıt…
Uçarak Yok Olmak İsteyen Nergis
(Bihter Dinçel, 376 syf.,Müptela Yayınları,2025)
“Annemin sakladığı kibrit kutularından birini boşaltıp o minicik kutunun içine girmek istedim. Kendimi o kadar küçük hissediyordum ki... Dünyanın orta yerinde, bir kibrit kutusuna sığacak kadar küçük bir zerreydim sanki. Dışarıdan dev bir el gelip boşalttığım kutudaki kibritlerden birini, hücrem yaptığım kutunun kenarındaki siyah şeride sürtmek marifeti ile ateşlesin, beni oracıkta yakıversin istedim. Kül olmak istedim. Hiçbiri olmadı.”
Nergis, yaşam heveslisi bir genç kadındır. Mümkün hayatların en güzelini, sevdiği kitapların en sevdiği kısımlarından arakladığı parçalarla kurduğu hayal odalarında, aklının radyosunda çalan şarkılar eşliğinde tesis etmeye çalışırken, bir gece ansızın annesi ortadan kaybolur. Gerçek hayatın odalarına sert bir geçiş yapmak zorunda kalan Nergis, annesini ararken her gün yeni bir sırla karşılaşır. Çözmeye çalıştığı sırlar onu yeni sorularla, bulduğu cevaplar ise onu bugüne kadar tanışmadığı yeni duygularla çarpıştırır.
Bihter Dinçel’in kaleminden, henüz telefonların dostumuz olmadığı, insanların insanlarla “gerçekten” dost olduğu yakın geçmişe, 90’lı yıllardan 2000’lerin başlarına, İzmir’in eski sokaklarına, sevdanın en karasına, hasretin en harlısına götüren; kaybolanları inatla unutturmamaya yemin eden kalplere adanmış; iç anlatımının çoksesli temposunda, merak dolu, sürükleyici, bazen romantik ama en çok da hüznü neşesinde saklı bir roman.
Maymundan İnsana - (İnsanlık Tarihi)
(Bengt-Erik Engholm,176 syf.,Ayrıntı Yayınları,2025)
Nasıl bu hale geldik sence? Şimdiki görüntüne nasıl kavuştun? Ağaçlara tırmanan ve dört ayak üzerinde koşturan canlılarken, bizim için çalışacak ilk robotu icat eden canlılara giden uzun bir yolculuk bu. Peki toplum bugünkü haline nasıl kavuştu dersin? Günümüze
kadar ulaşan ve hayatımızı şekillendiren bazı önemli keşifleri ve icatları yapacak kadar zeki miydik? Olabilir, çünkü ilk deneyimlerimizi çok uzun zaman önce ilk insanken ateşte kendimizi yakarak ve ilk bıçakla parmağımızı keserek edindik.
Bu, insanoğlunun hikâyesi… Çok uzaklardan bize göz kırpıyor… Ya da belki de o kadar uzak değildir
Çarpılma
(Susanna Bissoli, 200 syf., Olinda Kitap,2025)
“Onunla yazmak hakkında konuşmak garip geliyordu. Çünkü yazı tamamen içimde olan bir şeydi, bir yaşam şekliydi. Ayrıca nasıl yapıldığını bile artık hatırlamıyordum. Yazmaya yaşlıların gençlik günlerine baktığı gibi bakıyordum.”
Bir kadının iç dünyasında gezinirken, geçmişin gölgeleriyle yüzleşmek, ölümün eşiğinde bile yaşamın anlamını aramak…
Çarpılma, insan ruhunun karmaşıklığını, aile bağlarının ağırlığını ve sıradan anların içinde saklı olağanüstü duyguları bir baba-kız ilişkisi ekseninde büyüleyici bir dille anlatıyor.
Radyoloji odasından bir göl kenarına, çocukluk anılarından hastane koridorlarına uzanan bu hikâye, her satırında sizi hayat ve ölümle yüzleşmenin doğasına dair derin sorular sormaya davet ediyor.
İtalyan edebiyatının önde gelen isimlerinden Susanna Bissoli’nin yayımlandığı ilk günden bu yana okurun yoğun ilgisiyle karşılaşan romanında basit gibi görünen bir yaşamın altındaki fırtınalarla yüzleşecek; karakterlerin acıları, neşeleri ve çelişkileri arasında kaybolacaksınız.
Çarpılma, 6 dile çevrilmiş modern bir başyapıt.
(KÜLTÜR SANAT SERVİSİ)