Hastane
Ahmed Bouanani,120 syf.,Holden Kitap,2025
“Tek bir gerçek cehennem var, işte burada, her gün içinde yaşadığımız cehennem! Burası, burası!”
Faslı yönetmen, şair ve yazar Ahmed Bouanani’nin ilk düzyazı eseri Hastane 1990’da Fas’ta basıldı. Yazar, 1967’de yakalandığı tüberküloz sonucu hastanede geçirdiği altı ay, bu süreç boyunca eşi Naima’ya yazdığı mektuplar ve Fas’ın kolektif hafızasından aklında kalan parçaları bu romanda bir araya getirdi.
Belirsiz bir zamanda, belirsiz bir coğrafyada geçen hikâye, hastanenin giderek bir hapishaneye dönüşmesini anlatıyor. Kapılar kayboluyor, yaşayanlar ölüleri andırıyor. Kan, gözyaşı ve pislik hastaların etrafını sararken ölüm de aralarında dolaşıyor, dost oluyor onlarla. Doktorlar ve hemşireler ortadan kayboluyor, cesetler hastalar tarafından taşınıyor. Bouanani, tıpkı Sâdık Hidâyet, Franz Kafka ve Thomas Mann gibi yaşamın dayanılmaz ağırlığından kurtulmak için metaforlara sığınıyor. Bu yolculukta hiçbir yere gidilmediği halde tuhaf yerlere varılıyor.
Orman Kitabı
Rudyard Kipling,104 syf.,Mundi Çocuk,2025
Bu, insan yavrusu Mowgli’nin, kurtlar tarafından büyütüldüğü ormanda hayatta kalma ve kendi yerini bulma hikâyesi.
Mowgli, sadık panter Bagheera, neşeli ayı Baloo ve korkutucu kaplan Shere Khan gibi dostlar edinirken, ormanın tehlikeleriyle ve kurallarıyla yüzleşecek, doğanın acımasız ama büyülü yönlerini keşfedecek.
Rudyard Kipling’in ebedî klasiği Orman Kitabı, maceranın, cesaretin ve içsel yolculuğun masalsı bir yansıması.
Genç Mungo
Douglas Stuart,480 syf.,Can Yayınları,2025
Mungo Hamilton ve James Jamieson, 1990’ların başında Glasgow’un iki ayrı mahallesinde, işçi sınıfı gençlerinin mezhepsel çizgilerle bölündüğü ve itibarlarını korumak için mücadeleler verdiği fazlasıyla maço bir dünyada yaşarlar. “Gerçek” birer erkek sayılabilmeleri için birbirlerinin ezelî düşmanı olmaları gereken bu iki genç, James’in inşa ettiği güvercinliğe sığındıklarında çok iyi arkadaş olur, şefkati keşfeder ve hiç de misafirperver olmayan bu kurşuni şehirden kaçmanın hayalini kurarlar. Mungo gerçek benliğini etrafındaki herkesten saklamak için büyük uğraş vermek zorunda kalacaktır.
Karakterlerinin gündelik hayatlarını lirizmle zenginleştiren Douglas Stuart, bu romanında dinsel ve cinsel tutuculuğun insanı nerelere sürükleyebileceğini insancıl bir bakış açısıyla yansıtıyor. Sınıfsal özelliklerin değer yargılarını nasıl etkilediğini, kişilerin yaşamını nasıl farklı uçlara götürdüğünü akıcı bir dille anlatıyor.
Genç Mungo erkekliğin anlamı ve birini sevmenin tehlikeleri hakkında, romantizm ve şiddet arasında gidip gelen etkileyici bir roman.
İşten Sonra
Helen Hester, Nick Srnicek,264 syf.,Otonom Yayıncılık,2025
Çalışma-sonrası fikirleri tartışan bu kitap, ücretli iş ve ücretsiz ev işi ayrımı temelinde cinsiyete dayalı işbölümü ve zaman düzeninin kapitalizmde nasıl yapılandırılıp sürdürüldüğünün kısa bir panoramasını sunuyor. Ama kitabın asıl can alıcı sorusu, kapitalizmin tüm o ilerleme, teknolojik gelişme vb. vaatlerine rağmen, ücretsiz işleri yapan kişilerin, özellikle de kadınların çalışma zamanının ve iş yükünün neden hiç azalmadığı, hatta arttığı sorusu.
Bunun bir nedeni, teknolojik ilerlemelerin emek zamanını ve miktarını azaltma vaadinin sadece fabrikalardaki, ofislerdeki vb. işlerde geçerli olması ve ücretsiz ev işlerini göz ardı etmesi, diğeri de ev işlerini kolektif olarak çözmek yerine bireyselleştirip çekirdek ailede özelleştirmesi. Bu anlamda yazarların önerdiği ve özgür zaman mücadelesini şekillendirip yeniden üretim alanına genişletebilecek üç mefhuma kulak vermek önemli: komünal bakım, kamusal lüks ve zamansal egemenlik.