Beklenen İstanbul Depremi
Naci Görür,112 syf.,Doğan Kitap,2025
Deprem dirençli kent mutlu kenttir!
Ülkemizde depremlerin tarihi yaklaşık 16,3 milyon sene öncesindeki Neo-Tektonik döneme dayanır. Bu tarih önümüzde uzanan geleceğin de habercisidir. Depremleri durdurma gücümüz yok, onları engelleyemiyoruz ama her depremde binlerce insanımızı toprağa verecek kadar âciz miyiz? Hayır. 21. yüzyılda depreme bu kadar kurban vermek açıklanabilir bir durum değildir. Çağdaş ülkeler, yani bilim toplumları, bir depremde bu kadar çok insan kaybeden ülkeleri “çürümüş” toplumlar olarak niteler. Depremden sonra açılan davalarda bu çürümüşlüğün izleri görülmektedir: Müteahhitlerin yaptığı çürük evler, kalite ve malzeme yolsuzluğu, denetim eksikliği...
Alp-Himalaya Dağ Kuşağı üzerinde yer alan ülkemiz için deprem gerçek bir beka meselesidir. Nesillerimizin bu topraklar üzerinde güvenli, sağlıklı, ekonomik olarak güçlü ve bağımsız bir yaşam sürdürebilmesi için deprem sorununun bir an önce çözüme kavuşturulması gerekir. Bu da ancak ve ancak deprem dirençli yerleşim alanları yaratmakla mümkündür.
Beklenen İstanbul depremine karşı devlet-yerel yönetim, sivil toplum ve yurttaş ekseninde deprem dirençli bir İstanbul’u nasıl yaratabileceğimizin ana hatlarını açıklayan Prof. Dr. Naci Görür’den yerel yönetimler, altyapıdan sorumlu kurumlar, yurttaşlar ve İstanbul’a gönül vermiş herkes için bir el kitabı.
Vatan Millet Samatya
Seray Şahiner,336 syf.,Doğan Kİtap,2025
“Böyle güzel yalan söylemeyi annemden öğrendim.”
Aile bağlarını sevgiyle değil zaaflarla kuran üç kuşağın, dönüşen İstanbul’la birlikte yeniden biçimlenen hikâyesi. Sevilmek isteyen kızların tetikte büyümelerinin, baskı altında yaşayan kadın ve erkeklerin hayatta kalmak için başvurduğu farklı çözümlerin çarpıcı panoraması.
İstanbul’a caddeler üzerinden damga vurmak isteyenlere, aynı caddelerden can havliyle geçenlerin gözünden bir bakış…
Unutulmaz karakterlerin yaratıcısı Seray Şahiner’den güçlü ve iz bırakacak bir roman. Zor hayatların coşkulu ve ironik bir metne dönüştüğü benzersiz bir kitap.
Tüm Müdahalelere Rağmen
Gökhan Yılmaz,80 syf.,Yapı Kredi Yayınları,2025
Gökhan Yılmaz, beşinci kitabı Tüm Müdahalelere Rağmen’i “kurtarılamayanlara ve kurtulmak istemeyenlere” ithaf ediyor.
Yılmaz’ın yalnızlığı, yaşlılığı, dışlanmışlığı sorguladığı öykülerinde, herkes gibi olmayı reddeden karakterlerin dünyasına yakından bakıyoruz. Dile Gelenler ve Dilden Gelenler olarak iki ayrı bölüme ayrılan on dört öykü, yazarın kendine özgü oyunbaz üslubuyla kimi zaman hüzünlendiriyor kimi zaman gülümsetiyor.
Duygulandı Ceylan. Acıdı. Hem annesine hem kendine. Keşke bazı şeyleri fark etmemenin bir yolu olsaydı. İnsan aklı avunmak için çırpındığını bilmeseydi. Ağladığını mesela anlamasaydı da kendiliğinden aksaydı yaşlar. Geçmişin az sonrasında kapıyı açıp bebekle anneyi buluşturduğunda Aziz’in annesi söyleseydi ona ağladığını.
Yapay Zekanın Kısa Tarihi
Michael Wildenhain,96 syf.,Ayrıntı Yayınları,2025
Uzun zamandır robotların, otomasyonun, yapay zekânın varlığından korkup kaçıp bir yandan da bu varlığın hayaline kapılıp büyüleniyoruz. Ödüllü yazar Michael Wildenhain da en başa gidiyor ve yapay zekânın gerçekten de kendi bilincini geliştirip geliştirmediğini sorguluyor.
Yazar, Kasım 2022’de ChatGPT’nin de sahneye çıkmasıyla birlikte kullanımına dair tartışmaların zirve yaptığı yapay zekânın gelişimini ve alımlanmasını birkaç merkezde incelemeye alıyor:
Mary Shelley, Johann Wolfgang von Goethe gibi yazarlardan Herbert A. Simon, Allen Newell ve Alan Turing gibi programlamanın öncülerine ve Gottlob Frege ve John Rogers Searle gibi filozoflara kadar giderek yapay zekânın gelişimini anlatıyor ve en önemlisi geleceğini tartışıyor.
Yapay Zekânın Kısa Tarihi,
ilk bilgisayarın ortaya çıkışından nörolojik ağlara kadar pek çok alanda kuş bakışı yolculuk yapabileceğimiz çokdisiplinli ve disiplinlerarası bilgilerle dolu, müthiş bir kılavuz.