“İktidar ‘hatalarımıza bakacağız’ diyor. Hata baştan beri var. Seçim hatası yapılmış durumda değil. Türkiye ekonomisi 2013 – 2014’ten sonra hiçbir zaman ritmini bulamadı. Önce de enflasyonu bin bir zorluklarla aşağı çekmişti. Özellikle 2016’dan sonra hiçbir hedef tutmuyor. Bunun sonucunda sürekli Merkez Bankası Başkanı değişiyor. İktidardaki bakanlar neredeyse hiçbir konuda karar veremiyor. Bir kişinin yönetimiyle olacak iş değil bu. Mesela faiz kararı. Sureye bağlanarak yapılacak iş değil. Gerekçe olarak halkın önüne sunuluyor. Aynı ralliyi bize üç kere dört kere yaşatıp, ekonomiyi allak bullak etmek ancak kasıtlı yapsanız olur. Beceriksizlik ve kötü yönetim devam ediyor. Değişmez. Dünyanın en zor işi faiz kararı vermektir. Harvard’tan, MIT’den ekonomistleri oturtsanız bir sürü tartışma var. Siz bu konuda hiçbir eğitimi olmayan bir adamın dudağının arasına bakıp da buradan çıkacak sonuca göre ekonominin bütün dengelerini şekillendirici kararı beklemek ne kadar abesse öyle bir yönetim içinde duruyoruz. Çok büyük imkanlarla, fedakarlıklarla getirdiğimiz bazı şeyleri kendi elimizle yok ettik.”
'BU EKONOMİ YÖNETİMİNİN KÖTÜLÜĞÜ İKTİDARI GÖTÜRECEK'
İktidarın uyguladığı iktisat politikasının sürdürülebilirliğinin mümkün olmadığını, söyleyen Gür, sözlerini şöyle sürdürdü: “Enflasyon biraz düşse bile mümkün değil. Siz iktidara geliyorsunuz, 2023 yılını pas geçiyorsunuz. ‘Ben 2024 yılının ortasından itibaren ancak enflasyonu düşürebilirim’ diyorsunuz. Böyle bir yönetim olabilir mi? Halk kan ağlarken ‘Ben bir yıl sonrayı hedef gösteriyorum’ diyorsunuz. Türkiye’de bırakın bir yılı, üç ay bile o kadar uzun bir dönem ki kimse size inanmaz. Herkes markette ne ile karşılaşıyorsa onu görüyor. İnsanlara ev aldırıyorsunuz, kirayı sabitliyorsunuz. Bütün ev sahipleri multimilyoner değil. Kiracılar... ‘Enflasyona yedirmedim’ diyorsunuz. Çok zor durumda insanlar. İki taraftan da kötü bir karar vermek zorundasınız. Çok kötü kararlar veriliyor. Ekonominin bundan sonra iyiye gitmesini beklemiyorum. Bu ekonomi yönetiminin kötülüğü, maalesef bu iktidarı götürecektir.”
'İKTİDAR BÜYÜK ÖLÇÜDE YÖNETİM HEYECANINI YİTİRMİŞ DURUMDA'
İktidarın genel seçimlere kadar dayanmasının mümkün olmadığını ve bütün “teveccühünü” kaybettiğini, AK Parti’nin kendi seçmeninin de bu duruma kızdığını ifade eden Gür, “MHP ile ortak çıkardıkları adayların fiyaskoyla sonuçlanan durumu, kendi içlerinde büyük problem yaratıyor. Herkes bir yerden bir şeyler almaya çalışıyor. Böyle iktidar olmaz. Tek kişi bırakın ülkeyi, şehre yetmez. Her şeyi bir kişiden beklemek ve sürekli yanlış karar verdiğini düşünürsek bu olacak iş değil. Her yerde bir mutsuzluk var. Karmakarışık bir yönetim. Herkes ne alırsak kara geçmiş durumdalar. İktidar büyük bir ölçüde yönetim heyecanını da yitirmiş durumda. Halk bunu fark ediyor. Halk bir şekilde birden bire uyanmıştır. Mayıs’ta uyuyan halk bir şekilde uyanmıştır. Mucize gibi bir durum söz konusu. Umarım her şey yoluna girer, akıl hakim olur. Bu işi bilen insanlar gelir ve onun işine karışılmaz. Örneğin araba camlarına film kaplama işini bir Sanayi Bakanı çözemiyor. Bunu ‘Cumhurbaşkanı’na soralım’ diyorlar ve o karar veriyor. Böyle bir ülke olabilir mi? Türkiye her alanda yetenekli insanı olan bir ülke. Bu ülkeyi bu şekilde yönetemezsiniz. Burası az gelişmiş bir kabile ülkesi değil” diye konuştu.
(HABER MERKEZİ)