'KENDİ TOPUĞUNA SIKMIŞ BİR İKTİDARDAN BAHSEDİYORUZ'
Yerel seçim öncesindeki ekonomik tabloyu da değerlendiren Gür, "Daha yedi, sekiz ay önceki genel seçimde aynı emekli yine gelir dağılımı bozulmuş ve gelirlerini kaybetmişken yüzde 35 civarında AK Parti’ye oy verdi. Şimdi de yüzde 35 civarında oy aldı. Önemli olan yan bileşenlerinden büyük bir kaçış oldu ve bu CHP’de toplandı. AK Parti yüzde 35’lik dilimini koruyor. Bunun çok daha ağır olması lazım. Yüzde 85 enflasyonları göstermiş, kendi topuğuna sıkmış bir iktidardan bahsediyoruz. Emekli uyandı demek doğru değil ama siz her ay yüzde 5 ortalama fiyat artışından bahsedip, bu insanlar da markete gidip bunları gördüğünde bütün algısı bozuluyor. Etin kilosunun 450 lira olduğu bir ülkede sizin emekliye 10 bin lira vermemeniz lazım. Olacak iş değil” dedi.
'2016’DAN SONRA HİÇBİR HEDEF TUTMUYOR'
Seçim sonrası ekonomik piyasalar hakkında da değerlendirmelerde bulunan Gür, “İki yönde de gidebilir. Bu ekonomi yönetimi dağılır diye düşünebilir. Dolayısıyla da gelecek için umutlu olduğu için her iki yöne de gidebilir. Önemli olan bir aylık bir süre içerisinde bu seçim sonuçlarının hazmedilmesi gerekiyor” değerlendirmesini yaptı. Türkiye ekonomisinin 2013 ve 2014 yıllarından sonra “ritmini” bulamadığını söyleyen Gür sözlerini şöyle sürdürdü:
“İktidar ‘hatalarımıza bakacağız’ diyor. Hata baştan beri var. Seçim hatası yapılmış durumda değil. Türkiye ekonomisi 2013 – 2014’ten sonra hiçbir zaman ritmini bulamadı. Önce de enflasyonu bin bir zorluklarla aşağı çekmişti. Özellikle 2016’dan sonra hiçbir hedef tutmuyor. Bunun sonucunda sürekli Merkez Bankası Başkanı değişiyor. İktidardaki bakanlar neredeyse hiçbir konuda karar veremiyor. Bir kişinin yönetimiyle olacak iş değil bu. Mesela faiz kararı. Sureye bağlanarak yapılacak iş değil. Gerekçe olarak halkın önüne sunuluyor. Aynı ralliyi bize üç kere dört kere yaşatıp, ekonomiyi allak bullak etmek ancak kasıtlı yapsanız olur. Beceriksizlik ve kötü yönetim devam ediyor. Değişmez. Dünyanın en zor işi faiz kararı vermektir. Harvard’tan, MIT’den ekonomistleri oturtsanız bir sürü tartışma var. Siz bu konuda hiçbir eğitimi olmayan bir adamın dudağının arasına bakıp da buradan çıkacak sonuca göre ekonominin bütün dengelerini şekillendirici kararı beklemek ne kadar abesse öyle bir yönetim içinde duruyoruz. Çok büyük imkanlarla, fedakarlıklarla getirdiğimiz bazı şeyleri kendi elimizle yok ettik.”
'BU EKONOMİ YÖNETİMİNİN KÖTÜLÜĞÜ İKTİDARI GÖTÜRECEK'
İktidarın uyguladığı iktisat politikasının sürdürülebilirliğinin mümkün olmadığını, söyleyen Gür, sözlerini şöyle sürdürdü: “Enflasyon biraz düşse bile mümkün değil. Siz iktidara geliyorsunuz, 2023 yılını pas geçiyorsunuz. ‘Ben 2024 yılının ortasından itibaren ancak enflasyonu düşürebilirim’ diyorsunuz. Böyle bir yönetim olabilir mi? Halk kan ağlarken ‘Ben bir yıl sonrayı hedef gösteriyorum’ diyorsunuz. Türkiye’de bırakın bir yılı, üç ay bile o kadar uzun bir dönem ki kimse size inanmaz. Herkes markette ne ile karşılaşıyorsa onu görüyor. İnsanlara ev aldırıyorsunuz, kirayı sabitliyorsunuz. Bütün ev sahipleri multimilyoner değil. Kiracılar... ‘Enflasyona yedirmedim’ diyorsunuz. Çok zor durumda insanlar. İki taraftan da kötü bir karar vermek zorundasınız. Çok kötü kararlar veriliyor. Ekonominin bundan sonra iyiye gitmesini beklemiyorum. Bu ekonomi yönetiminin kötülüğü, maalesef bu iktidarı götürecektir.”