Murat Yetkin yazdı: İktisatçı değilim ama şu kadarını görebiliyorum

Türkiye ekonomisindeki kriz, korona virüsü salgınıyla daha da ağırlaştı. Gazeteci-yazar Murat Yetkin, genç işsizliği ve kalıcı işsizliğin ekonomi üzerinde olduğu kadar toplumsal hayat ve siyaset üzerinde de ağır etkileri olabilecek bir sorun olduğuna dikkat çekti. 
 (Foto: İbrahim Boran / Unsplash)

DUVAR – Korona virüsü salgını henüz kontrol altına alınamazken, ikinci dalga endişesi de gün geçtikçe artıyor. Olası ikinci dalganın, küresel ekonominin 2021’de yeniden toparlanması ihtimalini de silip süpürmesi bekleniyor.

Gazeteci-yazar Murat Yetkin, ‘İktisatçı değilim ama şu kadarını görebiliyorum‘ başlıklı ‘yetkinreport.com‘daki yazısında, ekonomideki tabloyu özetledi. Yazının bir bölümü şöyle:

En ciddi sorun işsizlik ve hayat pahalılığı olacak. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan işten çıkarma yasaklarını üçer ay uzatarak sorunu erteliyor, o zamanda dek toparlanma olacağını umuyor. Gerçi şimdiden işletmeler toplu işten çıkarma yapmasalar dahi insan kaynakları bölümleri aracılığıyla “performans kriterlerini” işletip eleman azaltmanın yolunu buldular bile. Ancak yasak sona erdiğinde gerçek işsizlik tablosu ortaya çıkacak; o zaman TÜİK’in açıkladığı pembe rakamlar da anlam ifade etmeyebilir.

Tabii işsizliğin bir başka boyutu, koronavirüs salgını nedeniyle gölgede kalan boyutu da var. O da hayran hayran izleyip üzerine yazdığımız dijitalleşme ve üretim otomasyonu… Bunun bir anlamı var: O da kalıcı işsizlik. Genç işsizliği ve kalıcı işsizlik ekonomi üzerinde olduğu kadar toplumsal hayat ve siyaset üzerinde de ağır etkileri olabilecek bir tehdit. Önümüzdeki haftalarda hükümetin ekonomi ve siyaset alanında alacağı kararlara bu gözle de bakmak lazım.