Kılıçdaroğlu: Z kuşağından oy almak için özgürlükçü olacaksın

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumuhrbaşkanı Erdoğan'a Z kuşağıyla ilgili şöyle seslendi: "Z kuşağı hayatı sorgulayan bir kuşak. Kimin doğru kimin yanlışları söylediğini bilen bir kuşak. Sen Z ya da Y kuşağından oy almak için şunları yapacaksın; bu gençler önce ne istiyor bunu bileceksin. Ne diyorsunuz diye soracaksın. Ben sana söyleyeyim. O kuşaktan oy alacaksan bu dediklerimi asla unutmayacaksın. Gençler asla baskıcı yönetim istemiyorlar. Özgürlük istiyorlar."

DUVAR – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gelecek seçimde ilk defa oy verecek olan ve Z kuşağı diye isimlendirilen gençlerin özgürlük istediğini söyleyerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gidişini gençlerin hazırlayacağını savundu.

Partisinin Meclis grubunda konuşan CHP lideri şu mesajları verdi:

ŞEHİR ÜNİVERSİTESİNİN KAPATILMASI: Bu üniversite neden kapatıldı? Maltepe’de çok güzel bir alanı vardı. Pırıl pırıl öğrenciler, dinamik, her görüşten akademisyenler vardı. Göz kamaştıran bir üniversite durumundaydı, genç bir üniversiteydi. Ama intikam almak için üniversiteyi kapattılar. Kimden? Sayın Ahmet Davutoğlu’ndan. Niçin ayrıldın? Niçin hak hukuk diyorsun, niçin adalet diyorsun, niçin üniversite diyorsun? Bu nedenle kapatıldı orası. Devlet kin ile yönetilmez. Devleti kinle yönetirseniz, yıpratırsınız. Devlette adalet olması lazım. Hak olması lazım. Hukuk olması lazım. Siz bugüne kadar pek çok üniversiteye yardım yaptınız. Yardım yaptığınız hiçbir üniversiteye biz CHP olarak çıkıp ‘Neden yardım yaptınız?’ demedik. Bilime, teknolojiye, insana yatırım yapıyorsanız buna karşı çıkmadık.”

BU GENÇLER SANA GÜVENİR Mİ?: Z kuşağı hayatı sorgulayan bir kuşak. Kimin doğru kimin yanlışları söylediğini bilen bir kuşak. Efendim çıktı bunlara bir sürü laf etti ama gerekli dersi verdiler. Sen Z ya da Y kuşağından oy almak için şunları yapacaksın; bu gençler önce ne istiyor bunu bileceksin. Ne diyorsunuz diye soracaksın. Ben sana söyleyeyim. O kuşaktan oy alacaksan bu dediklerimi asla unutmayacaksın. Gençler asla baskıcı yönetim istemiyorlar. Özgürlük istiyorlar. Tek adam rejimini sen sonlandırabilecek misin? Gençler biz dayatmayı kabul etmiyoruz diyorlar. Sen sınav tarihiyle oynayarak dayatmanın nasıl olduğunu onlara gösterdin. Gençler diyor ki seçim ve tercihlerime karışma diyor. Benim tercihlerim herhangi bir politik alanın unsuru olması. Sen bunu yapmayacaksan bunlar sana yarın güle güle diyecekler. Beni tektipleştirmeye özenme diyor gençler. Sen gençler benim gibi düşünecek diyorsun. Gençler kabul etmiyor. Gençler diyor ki eğitimde evrensel değerleri gözardı etmeyeceksin diyor. Dünyayı sorgulamak istiyorum diyorlar. Sorgulama hakkımı elimden alma diyor gençler ve beni kobay olarak kullanma diyor. Erdoğan bütün bu gençler kobay olarak kullandı. 18 yılda tam 15 kez eğitim politikası değiştirdiler. Bu gençler sana güvenir mi?

ADAMINI BULAN İŞE GİRİYOR: Bu ülkenin geleceği gençlere emanet edilmiştir. Öyle bakıyoruz. Bana Kanada’dan bir ileti geldi. Benim e-posta hesabıma. (İstanbul Üniversitesi Uçak Mühendisliği Bölümü’nün ilk mezunlarından olan Atakan Kartal isimli kişinin iş bulamayarak yurt dışına çıktığına ilişkin yazdığı mektubu okudu) Sen gençlere böyle yaklaşıyorsun, adamını bulan işe giremiyor, bulamayan kapının önüne konuyor! Eski Kütahya Milletvekili, kızı hiçbir sınava girmeden memur yapılıyor. Fakat bu kız Ankara’da oturuyor. Tıkır tıkır aylığını aldı. Soruşturma açılmamasını isteyen de Süleyman Soylu. Tahkikat yapmıyor. Ankara’ya TOKİ’ye uzman olarak atandı sonra. Şimdi gençlere soruyorum ve onların ailelerine soruyorum; sen sınava girip alın teri döküyorsun. Hiçbir geçerliliği olmayan raporları gönderen kişi baş tacı ediliyor. Bu gençler size oy verir mi Allah aşkına. Bu gençlerde vicdan, ahlak var. Bu gençler size oy vermez! Saraydakinin gidişini hazırlayacak olan da gençlerdir. Saray’da oturan zat 6 üniversiteye rektör atadı. Bunlardan 4’ünün uluslararası dergilerde yayımlanmış tek bir makalesi yok. Döküntü yani. Hani liyakat vardı. Bir makalesi olmayanı üniversitenin başına getiriyorsun. O kıskançlığından makale yazanları cezalandıracak. Böyle bir anlayışla devlet, üniversite yönetilir mi? Böyle bir anlayışla üniversite bilgi üretebilir mi?”

YÖK’Ü KALDIRACAĞIZ: Üniversiteler artık bilgi üretmiyor. Bir üni. bilgi üretirse o ülkenin sanayicileri katma değeri yüksek ürün üretirler. Ve Türkiye dünyada söz sahibi olur. Eğer üniversiteleri üniversite yapabilirsek, barış istedi diye hocaları atmazsak söz sahibi olabiliriz. Sizin tercihlerinizle biz iktidar olduğumuzda size söz veriyoruz YÖK denen darbe kurumunu kaldıracağız.”

ÇOKLU BARO TEKLİFİ: Baroların parçalanmasına itiraz ediyorlar. Baro barodur diyorlar. Neden bölüyorsunuz? Polislerin hiçbir günahı yok, talimat verene, siyasi iktidara kızacaksın. Ama bu tabloyu dünyanın hangi ülkesindeki hangi kişi görürse görsün Türkiye’de demokrasinin olmadığı kanısına varır. Devleti yönetenlerin böyle bir ortamı yaratmaması lazım. Devlet baskıyla, elinde sopayla yönetirse böyle bir tablo ortaya çıkar. Mansur Yavaş çadır gönderdi, su gönderdi vermediler Yemek vermediler. Emin olun devleti sağduyuyla yönettiğinizde bunların hiçbiri olmaz. Bu tablo Türkiye demokrasisine darbe vuran bir tablodur Bu fotoğraf tek başına demokrasinin olmadığını gösteriyor. Baroyu ayrıştırıyorlar. Açık ve net söylüyorum böyle bir amaçla baroların bölünmesi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ihanettir. Bahçeli’ye söylüyorum. Bu ülkenin bekasından söz ediyorsa yarın etnik kimlik bağlamında bölünen bir baroyu nasıl savunacaksın sen? Beka, beka! Ülkeye beka sorununu yaratan işte bunlardır. (HABER MERKEZİ)