Hatimoğulları: Mezarlara saldırı topluma işkencedir

HDP'li Tülay Hatimoğulları, mezarlıkların tahrip edilmesi ve cenazelerin kaldırım dibine gömülmesini "halkın hafızasını silmek ve topluma işkence" diye niteledi. Hatimoğulları, "Kürdün ölüsüne bunu yapan, dirisine neler yapmaz?" dedi.
Tülay Hatimoğlulları, son gelişmeleri değerlendirdi. Fotoğraf: MA

DUVAR – Halkların Demokratik Partisi (HDP) Halklar ve İnançlar Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları, mezarlıkların tahrip edilmesi ve cenazelerin kaldırım dibine gömülmesine tepki gösterdi.

AK Parti’nin salgın sürecinde baskıları arttığını söyleyen Hatimoğulları, seçimle tekrar iktidara gelemeyeceği için “otoriter rejim” önündeki engelleri kaldırma operasyonuna giriştiğini öne sürdü. Hatimoğlu, mezarların yıkılması ve cenazelerle ilgili uygulamalar konusunda “Kürdün ölüsüne bunu yapan, dirisine neler yapmaz? Mezarlara yapılan saldırı, halkın hafızasını silmek ve topluma işkencedir. Oysa Kürt halkı barışın ve demokratik çözümünde ısrarlı. Bu noktada hiçbir geri adım atmadı. Bütün bu işkencelere ve toplumun hafızasını silmeye dönük uygulamalara rağmen mücadelede hiçbir geri adım atmadı” dedi.

‘SUNİ TARTIŞMALARA KURBAN EDERSEK BAŞARI ELDE EDEMEYİZ’

İktidarın baskı ve saldırılarına karşı toplumun tüm kesimlerinin birlikte mücadele etmesi gerektiğinin altını çizen Hatimoğulları, şunları söyledi: “Bu ülkenin bütün halkları, ezilenleri ve sömürülenleri olarak, gerçekten demokrasi ittifakı çevresinde bir arada olmak durumundayız. Bunun dışında başka bir seçeneğimiz yok. Ülke önemli bir eşikten geçiyor. Muhalefet olarak bu eşikte doğru bir tutum alamazsak, suni tartışmalara kurban edersek, hiçbir başarı elde edemeyiz. İşte tamda muhalefetin tercih yapma zamanı. Ya bu faşist diktatörlüğe karşı bütün farklılıklarımıza rağmen bir zeminde buluşarak, toplumun bize yüklemiş olduğu sorumlulukları yerine getirerek mücadele edeceğiz ya da teslim olma çizgisi açığa çıkacaktır. Demokrasi güçlerinin bir arada olmak ve mücadele etmek dışında başka bir seçeneği yok. Ya mücadele edip kazanacağız ya da biat edeceğiz.” (MA)