İktidarda CHP olsa salgına karşı farklı ne yapardı?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: Alınan her karar öncesinde diğer partileri bilgilendireceğimizi söyler ve her karar öncesinde bilgilendirirdik...
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu

DUVAR – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşen gazeteci Murat Yetkin, yetkinreport.com‘da ana muhalefet liderine iktidarda olsalar salgına karşı bugünden farklı neler yapacakların sordu. Kılıçdaroğlu’nun Yetkin’e verdiği yanıtlardan bir bölümü şöyle:

1) Olay Çin’de ortaya çıkıp, yayılma riski gerçekleşince (ikinci ülkeye sıçrayınca), öncelikle Sağlık Bakanlından ayrıntılı bir sunumu Bakanlar Kuruluna sunmasını isterdik.
2) Sağlık Bakanlığınca hazırlanan 2019 Pandemik Raporunun gereğini yapar, bilim kurulunun aldığı tüm kararlara uyar, gereğini ivedilikle yerine getirirdik. (Yurda girişlerin sınırlandırılması, gümrük kapılarının kapatılması, yurt dışından gelen vatandaşların belli sürelerle karantinaya alınması, Türkiye genelinde temel üretimi aksatmayacak önlemleri alarak sokağa çıkma ya da karantina uygulanması, büyük kentlerde bazı hastanelerin sadece salgın hastalıkla mücadeleye ayrılması, Türkiye genelinde test merkezlerinin olabildiğince yaygınlaştırılması, kitlerin üretilmesi için çalışmalara başlanması ve gerekli stokların oluşturulması gibi…)
3) Salgın hastalık konusunda kamuoyunu bilgilendirmek ve sağlık açısından alınması gereken önlemleri kamuoyuna duyurmak açısından bilim kurulu sözcüsünü yetkili kılar ve önerilerini süratle yaşama geçirirdik. Böylece söylemde güven ve şeffaflığı sağlardık. Vatandaşla yönetim arasındaki güveni söylem bazında da sağlardık.
4) Personel açığını süratle giderirdik… Sağlık personel açığını kabul etmeyen bir alandır. Bu gerçeği bütün politikacıların görmesi, bilmesi lazım… Ayrıca hemen tıbbi malzeme açığını gidermek için ilgili kuruluşlarla iletişime geçip, gerekli üretim, stoklama ve dağıtımı gerçekleştirirdik.
5) Salgın hastalığın yaratacağı ekonomik ve sosyal sorunları görüşmek ve tartışmak üzere süratle “Ekonomik ve Sosyal Konsey”i toplardık. Bu konseyi toplarken Konsey üyeleri arasında hiçbir ayırım yapmazdık…

6) Sağlık Bakanlığının oluşturduğu “Bilim Kurulu” dışında, Hazine ve Maliye Bakanlığının eşgüdümünde ayrı bir “Ekonomik ve Sosyal Sorunları Değerlendirme Kurulu” oluştururduk. Böylece ekonomik ve sosyal açıdan yapılması gerekenler, merkezi yönetimle, yerel yönetimler arasındaki işbirliği, bu işbirliğinin esasları, alınması gereken ekonomik ve sosyal kararlar bu kurul tarafından alınırdı. Böylece sorunun işsizlik ve yoksullukla mücadelede boyutu anlam kazanır ve vatandaşlara her türlü güven verilirdi.
7) Bu arada süratle Parlamentoda grubu bulunan siyasal partilerin Genel Başkanlarını davet eder, aldığımız önlemleri aktarır ve onların da görüşlerini alırdık. Meselenin bir siyasi mesele olmadığını, bir milli – insani sorun olduğunu anlatırdık. Ve alınan her karar öncesinde kendilerini bilgilendireceğimizi söyler ve her karar öncesinde bilgilendirirdik.
8) Valilere, “yerel yönetimlerle işbirliği yapın, ihtiyaç sahibi vatandaşlara süratle ulaşın” talimatını verirdik. Ayrıca bilim kurulunun önerisi doğrultusunda aldığımız kararlara uymayanlar hakkında gerekli işlemlerin ivedilikle yapılması talimatını da verirdik.
9) Büyükşehir ve diğer Belediye Başkanlarına “bilim kurulunun önerileri doğrultusunda alınan kararlara uymalarının zorunluluğunu” anlatır ve “bu konuda ellerinden gelen çabayı göstermelerini” isterdik.
10) Vatandaşlarımıza şu çağrıyı yapardık… “Bu kararları, sınırlamaları sizin sağlığınız, Türkiye’nin sağlığı ve geleceği için alıyoruz. Evinizde kalınız… İhtiyaç sahiplerinin tüm ihtiyaçları asgari düzeyde sağlanacaktır… Yerel yönetimler bu konuda üstlerine düşeni yapacaktır… Valiliklerin koordinasyonundaki 112 acil çağrı merkezlerinden veya belediyelere ait 153 telefon numarasından sorunlarınızı aktarabilirsiniz…”
11) Bilim kurulunun da önerileri alınarak, hazırlayacağımız bir bilgi formu çerçevesinde her gün belli bilgilerin valilik tarafından merkezde kurulan iki ayrı komisyona aktarırdık.

YAZININ TAMAMI