Kılıçdaroğlu: 6 milyon 850 bin emeklinin maaşı asgari ücretin altında

Türkiye'nin 5 temel sorunu olduğunu belirten CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu "İşsizlik sorunumuz var. Ne diyorlar, 'Her işveren bir işsizi işe alırsa işsizliği çözermişiz'. Bir akıl tutulması yaşıyor iktidar. Yok böyle bir şey. İşsizliği önlemek için fabrikaları satmayacaksınız fabrikalar kuracaksınız" dedi. 6 milyon 850 bin emeklinin maaşının asgari ücretten az olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, 8 milyon 647 bin kişinin de aylık gelirinin 673 liranın altında olduğunu söyledi.

DUVAR – CHP’nin Ankara İl Kongresi bugün yapılıyor. Kongrede mevcut il başkanı Rıfkı Güvener aday olmadı. Parti Meclisi Üyesi Ali Hikmet Akıllı ve eski Gençlik Kolları Başkanı Ayhan Yalçınkaya, CHP Ankara İl Başkanlığı için yarışıyor.

37’nci Olağan Kurultay kapsamında bugüne kadar 30 il kongresini yapan kongrede partililere seslenen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, toplumsal barışı dinamitleyen temel etkenlerden birinin işsizlik olduğunu belirterek, ülke politikalarının istihdam üzerine inşa edilmesi halinde bu sorunun çözülebileceğini söyledi.

Kılıçdaroğlu konuşmasında özetle şunları söyledi:

5 TEMEL SORUN: Türkiye’nin bugün 5 temel sorunu vardır. Birinci sorunumuz demokrasi. Ülkenin demokrasi sorunu vardır. İkinci sorunumuz eğitim. Eğitim, bir topluma sınıf atlatır. Bir bireye sınıf atlatır. Üçüncü temel sorunumuz dış politika. Ağır bedeller ödeyen bir sürecin içindeyiz şu anda. Toplumsal barış sorunumuz var. Bir arada huzur içinde yaşamak istiyoruz. Kimse kimliği, inancı, yaşam tarzı dolayısıyla ötekileştiremeyiz. Türkiye bugün derin bir kriz yaşıyorsa, ekonomide sosyal alanda, siyasetini inanç, yaşam tarzı ekseniyle politika yapmasıdır. Bir başka önemli temel sorunumuz ekonomi.

DEMOKRASİ BÜYÜK ORANDA ASKIYA ALINMIŞ HALDE: Dört ayaklı stratejiden söz edeceksiniz. Birinci sorun demokrasiydi. Demokrasisi gelişmemiş olan hiçbir ülke büyümemiştir. Türkiye büyüyecekse, dünyada söz sahibi olacaksa, barış ve kardeşlik olacaksa, bunun yolu demokrasidir. Başka bir yolu yoktur. Demokraside güçler dengesi vardır. Demokrasinin büyük ölçüde askıya alındığını görüyoruz. Ne olursa olsun bizim gibi düşünmeyen insanlar için de demokrasiyi getireceğiz. Türkiye’nin üretmesi lazım, üreteceğiz. Bir ülke üretirse güçlü olur.Üretim demek sadece fabrikada, tarlada üretmek demek değildir. Üretmek, hayatın her alanında üretmektir. Üniversitede bilgi üreteceksiniz. İnsanlar kainatı sorgulayacaklar.

7 MİLYON İŞSİZ: Cumhuriyet tarihinin en derin krizlerinden birisini yaşıyoruz. 7 milyonu aşkın işsizimiz var. Üniversite bitiren on binlerce çocuğumuz işsiz.  Ne diyorlar, “Her işveren bir işsizi işe alırsa işsizliği çözermişiz.” Bir akıl tutulması yaşanıyor. Yok böyle bir şey. İşsizliğin önlenmesinin yolu üretmekten geçiyor.

FABRİKALARI SATMAYACAKSINIZ: İşsizliği önlemek için fabrikaları satmayacaksınız, fabrikalar kuracaksınız. Yurt genelinde dengeli kuracaksınız. Neden istihdam alanını yaratmıyorsun? 17 yıl oy verdiniz, geldi sizin fabrikalarınızı sattı. Demek ki sizin de sorgulama zamanınız geldi. Biz her yerde fabrika kuracağız. İşsizlik belasını çözeceğiz. Toplumsal barışı dinamitleyen temel şeylerden biri işsizliktir. Bu sorunların tamamı çözülebilir, işsizlik sorunu da çözülebilir. Politikalarınızı istihdam üzerinde inşa ederseniz bütün bunlar çözülebilir.

EYT: Bugün EYT’liler var. Prim ödeme gün sayısı dolunca işi olsa dahi işinden ayrılmak zorunda çünkü emekliliği doluncaya kadar çalışsa yani yaşı da doldursa daha fazla prim ödeyecek daha uzun süre çalışacak, kadere bakın daha az emekli maaşı alacak.

6 MİLYON 850 BİN EMEKLİNİN AYLIK GELİRİ 2 BİN LİRANIN ALTINDA: 8 milyon 647 bin 283 kişinin aylık geliri 673 liranın altında. Aylık geliri 2 bin liranın altında olan emekli sayısı ise 6 milyon 850 bin 513. Asgari ücretin yarısı ve onun altında gelir elde eden kişi sayısı ise 2 milyon 136 bin.

YILDA 17 MİLYAR DOLAR FAİZ ÖDÜYORLAR: Tefecilere en büyük hizmeti yapanlar bunlardır. Mahkemeye verecekler belki, vermezseniz namertsiniz. Türkiye, yabancılara 1 saniyede 563, 1 dakikada 33 bin 821, 1 saatte 2 milyon 29 bin, 1 günde 48 milyon 703 bin, 1 ayda 1 milyar 461 milyon 105 bin, 1 yılda 17 milyar 533 milyon 270 bin dolar faiz ödüyor. AK Parti iktidarları döneminde yabancılara ödenen toplam faiz 175 milyar 609 milyon dolar. 1 ayda 1 milyar 461 milyon dolar faiz ödüyorsunuz, Tank Palet Fabrikasını Katar ordusuna peşkeş çekerken milletin önüne çıkıp ’50 milyon dolar bulamadık, o nedenle biz peşkeş çektik’ diyorsunuz. Bunu söyleyenler vatansever değildir, bunu söyleyenler kendi ülkelerine ihanet edenlerdir.”

NE OLDU SURİYE MESELESİ?: 24 saatte Emevi Camisi’ne gideceklerdi, 3 milyon 600 bin Suriyeli Türkiye’ye geldi. 24 saatte Emevi Camisi’ne gideceklerdi, Süleyman Şah Türbesi’ni kaçırmak zorunda kaldılar. Türbeyi kaçırırken de kendilerini kahraman ilan ettiler. Hainden kahraman olur mu? Niye hain diyorum onu da söyleyeyim, kendi toprağını, bayrağını terk eden adama hain denir. Şimdi İdlib’de sıkıştılar, sağa dönüyorlar olmuyor, sola dönüyorlar olmuyor.

KİMSE ŞUNU SORMUYOR: Yine gelirken uçakta bir sürü havuz medyasının gazetecileri var, soru soruyorlar ‘Kılıçdaroğlu böyle dedi, ama şöyle olması lazım değil mi?’ Yani hem soru var hem cevap var içinde. Çünkü olur ya farklı bir soru sorarsa, Erdoğan ‘Nasıl bu soruyu bana soruyorsun?’ diyecek. Hiç kimse şunu sormuyor, ‘Efendim, Kılıçdaroğlu diyor ki 10 binlerce kişi çöp konteynırlarından, pazar artıklarından geçiniyor. Bu doğru mudur? Ne diyorsunuz buna?’ Bunu soran yok. ‘Kılıçdaroğlu, Süleyman Şah Türbesini kendi topraklarından kaçıranlara hain denir diyor, siz ne diyorsunuz buna?’ Bunu da kimse soramıyor. ‘Kılıçdaroğlu, FETÖ’nün siyasi ayağı sensin, çünkü toplu halde Yargıtay’a, Danıştay’a hakim tayin etmek için kanun tasarısını sen gönderdin diyor. Ne diyorsunuz?’ demiyorlar. Ne diyorlar? ‘Kılıçdaroğlu diyor ki hava bulutlu… Tamam hava bulutlu ama Kılıçdaroğlu güneşi görmüyor.’ Buna benzer uyduruk sorular. Gazetecilik de öldü.
(HABER MERKEZİ)