Kılıçdaroğlu: Asıl felaketi İdlibliler gelince yaşayacağız

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Suriye'de görev yapan bir kişinin kendisine söylediklerini şu sözlerle aktardı: "Daha önce Suriye'den kaçıp Türkiye'ye gelenler sade Suriyelilerdi. İdlib'den gelecek olanların tamamı eli kanlı olan insanlar. Terör örgütü üyeleri. Bu bir milyon kişi Türkiye'ye gelirse asıl felaketi ülke o zaman yaşar."
CHP Parti Meclisi, Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında Genel Merkez'de toplandı. Kılıçdaroğlu, burada konuşma yaptı. Fotoğraf: AA

DUVAR – CHP Parti Meclisi, Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplantı yaptı. Kılıçdaroğlu, toplantı öncesi gündemle ilgili konuşurken, Suriye’de görev yapan bir kişinin kendisine “İdlib’den bir milyon kişi Türkiye’ye gelirse asıl felaketi ülke o zaman yaşar” dediğini anlattı.

17 yıldır iktidarda olan AK Parti’nin demokrasiyi getirme, AB’ye tam üyelik gibi sözleri olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Hatta bu sözlere ben de destek verdim. Bu 17 yıllık sürede istedikleri gibi kanun çıkardılar istediklerini yaptılar. Yine bu süre içerisinde yargıya da müdahale ettiler. Siyasi otoritenin bir yan unsuru haline geldi yargı. Bir süre sonra yaptıklarından kendileri şikayetçi olmaya başladılar. 17 yıllık bir iktidarın Türkiye’nin hiçbir temel sorununa çözüm üretmediğini görüyoruz. Çözüm üretmedikleri gibi sorunları daha da derinleştirdiler. Vatandaşın yüzü CHP’ye dönmüş durumda, bizim çözüm üretmemiz gerekiyor” diye konuştu. Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

‘HAKİM SARAYA BAKIYOR’

“Türkiye’de kimsenin can ve mal güvenliği yok. Devleti yönetinler ise bunu deyince kızarlar. Kişiler haklarını aramak için yargıya başvurduklarında hakim saraya bakıyorsa orada bir sıkıntı vardır. Demokrasinin olmadığı yerde birikim de çözüm de beklemiyoruz.”

‘EKONOMİ LONDRA’DAKİ BİR AVUÇ TEFECİYE EMANET’

“Ekonomi de tam bir felakat var. Mutfakta yangın var. 17 tek yılda yöneteceksiniz Türkiye üreticek diyeceksiniz ve milyonlarca işsiz yaratacaksınız. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir insanın işsizlik nedeniyle kendini yaktığı görülmemiştir. Ama biz de görüldü. Bunlar ise kendi içimizde yaşadıklarımız. Bizim ekonomimiz Londra’daki bir avuç tefeciye emanet. Cumhuriyet’in bütün eserleri sattılar. En büyük borçlanmalarını yaptılar. Tefecilere devlet eliyle 174 milyar 313 milyon dolar ödedik. 17 yıl sonra Borçlar Genel Müdürlüğünü kurmak zorunda kaldılar.”

‘DEVLET OKULLARINA GÜVENMİYORLAR’

“Eğitimde bilimi unutan bir ülke konumuna geldik. Eğitimin bir sınıf atlama aracı olduğunu artık herkesin bilmesi lazım. Özel okullarda patlama var çünkü devlet okullarına güvenmiyorlar. Boğazından kesiyorlar özel okula çocuklarını gönderebilmek için.”

DIŞ POLİTİKADA DÖRT ELEŞTİRİ

“Dış politika verdiğimiz önerileri kabul etmiyorlar. ‘Suriye ile görüşün’ dedik. Dinlemediler. Ama Rusya aldı Moskova’da aynı masaya oturttu. Ama bizi değil Putin’i dinlediler. Türkiye’nin itibari nerede? Putin’in talimatı ile masaya oturdun. ‘Suriye konusunda bir uluslararası konferans toplayın’ dedik. Buna da itiraz ettiler. Sonra Putin’in isteği üzerine Astana’ya gittiler. ‘1998 Adana Mutabakatı’nın uygulayın’ dedik. Buna da karşı çıktılar. Putin söyledikten sonra gündemlerine aldılar. Libya konusunda dedik ki ‘Taraf olmayın. Barıştırıcı konumunda olun.’ ‘BM’nin tanıdığı taraf ile görüşürüz’ dediler. Peki sonra ne oldu? Putin aldı görüştürdü.”

‘İDLİB’DEN GELECEKLERİN ELLERİ KANLI’

“Dış politikada daha dikkatli bir dil kullanmanız lazım. ‘Emeviye Camii’nde 24 saat içerisinde namaz kılacağız’ dedi, 3 milyon Suriyeli Türkiye’ye geldi. Daha önce savaştan kaçıp Türkiye’ye gelenler sadece Suriyeli idi. Ama İdlip’ten geleceklerin elleri kanlıdır. Asıl felakati İdlibliler gelince yaşayacağız. Bu yorumları o bölgede yaşayan tanıyan bir arkadaşım aktardı. Etnik kimlik üzerinden, inanç üzerinden siyaset yaptılar kendi tabanlarını korumak için. Her şeyi bıraktılar Orta Doğu’yu kana bulayan şeyi ülkeye uyguladılar. Ekonomide yaşanan derin olumsuzluklar da bunu besliyor.”

‘KADDAFİ’DEN 250 BİN OLAR ALDIN, NEREYE HARCADIN’

Ben Erdoğan’a beş soru sormak isterim: 2010’da Kaddafi’nin elinden İnsan hakları ödülünü ve 250 bin dolar aldın. 10 yıldır bu parayı nereye harcadın diye soruyorum. Tarım Kanunu 21.madde ”Çiftçiye milli gelirin yüzde 1’i oranında destek verilir.’ Çiftçinin alması gereken para 177 milyar lira. Hani sözünün arkasında duran bir adamdın. 2019’da ‘Burası Türkiye, burada işi var, 2,5 milyon insana istihdam sağlayacağız’ dedi Albayrak. Erdoğan da diyor bunu. Nerede istihdam? Sözünün arkasında duran kim? Altay tankı seri üretim sözleşmesi anlaşma yapılıyor. Aynı gün ilk Altay tankı 18 ay sonra teslim edilecek deniliyor. 9 Kasım 2018’de. 18 ay geçti aradan ortada tank var mı? Tek adam parti seçiminden sonra 100 günlük hedeflerden biri şu, Ergene nehrinin su kalitesinin artırılması. Aradan 485 günden fazla geçti…”

CHP BELEDİYELERİNDE ASGARİ ÜCRET 2 BİN 500 TL

“Peki biz neye söz verdik, ne yapıyoruz? Asgari ücret 2 bin 200 dedik. Bunlar rakamlarının yerini değiştirip 2 bin 20 lira yaptılar. 2020 yılı için ise 2 bin 500 lira olmadı dedik. 2 bin 324 lira olarak belirlediler. CHP’li belediyelerimizde 2 bin 500 lira yapacağız. Sözünün eri olan biziz.” (HABER MERKEZİ)