Diyarbakır'da son durum: Seçilmiş başkan eylemde, kayyım 'dizayn' yapıyor

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne kayyım atandığından bu yana Lise Caddesi’nde devam eden Demokrasi Nöbeti birinci ayını geride bıraktı. Eyleme katılan seçilmiş belediye başkanı Selçuk Mızraklı sokakta adalet, atanmış kayyım ise yüksek güvenlikli konutunda belediyeyi ve Diyarbakır’ı dizayn etme arayışında.

Vecdi Erbay  verbay@gazeteduvar.com.tr

DİYARBAKIR – Yaklaşık 2 buçuk yıl kayyımla yönetilen Diyarbakır, 31 Mart yerel seçimlerinden sonra, halkın seçtiği belediye başkanına kavuştu.

Taleplerini çok önceden bildirmişti Diyarbakırlılar: “Biz başkanımızı seçelim, isterlerse yeniden kayyım atasınlar.” Bu bir isyan cümlesiydi elbette ama aynı zamanda belediyeye yeniden kayyım atanabileceğinin öngörüsüydü.

Yerel seçimlerde HDP Diyarbakır Milletvekili Selçuk Mızraklı Büyükşehir Belediyesi’ne aday oldu. Mızraklı, itiraza yer bırakmayan bir oy alarak (yüzde 62,93) başkan seçildi.

Başkan seçildikten sonra hep sokakta oldu Mızraklı, çalışmaları yerinde inceledi, etkinliklere Diyarbakırlılarla birlikte katıldı. Diyarbakırlılar Mızraklı’yı çalıştığı hastanelerde görmeye alışıktı ama şimdi belediye başkanıydı ve olması gereken yerde, sokaktaydı.

Ancak kayyımın bıraktığı izleri silmek kolay değildi. İşten çıkarılanlar, iç kale mantığıyla hazırlanmış makam odası, şatafatlı banyo ve geride bıraktığı borç bir yana, kayyım sokakta çok nadir görülmüştü. Sokağa çıktığında da bir koruma ordusu eşlik ediyordu kendisine. Dolayısıyla sokakta bir ‘halk buluşması’ gerçekleşmiyordu.

MIZRAKLI HÂLÂ SOKAKTA

Mızraklı, öncelikle bu algıyı sildi. Belediye başkanının bir koruma ordusuyla ve olağanüstü korunaklı saray yavrusu makamda olmaması gerektiğini gösterdi. Her gün sokakta, kendisini belediye başkanı yapan insanların arasında oldu.

Diyarbakırlılar tam bu duruma alışmışken, 19 Ağustos’ta Diyarbakır Valisi belediyeye kayyım olarak atandı.

Yerine kayyım atanmış olsa da Selçuk Mızraklı, hâlâ halkın arasında. İlçe belediyelerinin ve sivillerin düzenlediği etkinliklere katılıyor. HDP’nin düzenlediği, yurttaşların ve kayyım atamasını protesto eden heyetlerin yanında her gün Demokrasi Nöbeti tutuyor. Sohbet ediyor, düşüncelerini paylaşıyor, belediye başkanı olarak imza atmaya hazırlandığı projeleri anlatıyor, sevgi gösterisinde bulunanlarla kucaklaşıyor.

MEDYADA ŞİDDET GÖRÜNTÜLERİ

Üç büyükşehir belediyesine kayyım atanmasını protesto edenler ile polis, ilk günler sert bir şekilde karşı karşıya geldi. Üç büyükşehir belediyesine kayyım atanması hazmedilir bir durum değildi ve Diyarbakır’da yüzlerce kişi belediyenin önünde toplanarak tepkilerini göstermek istedi.
Ancak belediyeye kayyım atayan devlet, olası tepkiler için önceden tedbirini almıştı. Belediyenin çevresi bariyerlerle çevrildi. Onlarca polis belediyenin önünde nöbet tuttu, kimliğine bakmadan kuş uçurtmadı. TOMA’lar ve diğer zırhlı araçlar, bütün şehirde köşe başlarını tutmuştu.
Bu kuşatmaya rağmen belediyenin önünde toplanmakta ısrar eden yurttaşlara ve seçilmişlere saldırmak konusunda hiç tereddüt etmedi polis. Ancak bu kez durum, 2016’da yapılan kayyım atamasından biraz farklıydı. Protesto gösterisine katılan yurttaşlar, yaşlısı genci, çok kararlıydı. Polisin her saldırısından sonra dağılıp yeniden toplandılar. Taş, molotof ve benzeri şiddet içerikli araçları yoktu ama tek başına sloganları bile saldırı için yeterliydi.

Öte yandan polis tazyikli su ve gazla saldırdıkça kitle şehrin içlerine doğru ilerliyordu. Onlarca kişi hem kayyımın atandığı gece hem sonraki gösterilerde gözaltına alınmıştı ama eyleme son vermek gibi bir niyeti yoktu protestocuların. Medyada yer alan saldırı görüntüleri, öfkenin şehrin sınırlarını da aşamasına neden olmuştu.

İşte, belki polis, eylemin bütün şehre yayılması tehlikesini gördü, bunu göze alamadı ve eylemi Lise Caddesi ile sınırlı tutma kararı aldı. Eylemin bitmesini zamana bıraktı. Protestolar zamanla sönümlenecek ve herkes yeniden kayyımla yaşamaya alışacaktı.

 

DEMOKRASİ NÖBETİ’NİN ÖNEMİ

Polis ablukasında gerçekleşse de kayyım protestolarında ilk günlerin gerilimi geride kaldı. Saat 11’de Lise Caddesi’nde toplanan kitle şarkılarla, sloganlarla açıklamanın yapılacağı saate kadar bekliyor. Eyleme destek veren heyetlerin temsilcileri konuşmalarını yapıyor, oturma eylemi gerçekleştiriliyor ve ardından kitle, polis barikatlarının arasından geçerek evine, işine gücüne gidiyor. Polisler barikatlarını kaldırıp yolu trafiğe açıyor, TOMA’lar ve diğer zırhlı araçlar emniyete çekiliyor.

Bir aydır Diyarbakır Lise Caddesi’nde durum bu. Eyleme katılan insan sayısında bir artış olmadı bu süre içinde. Ama çok fazla bir eksilmeden de söz edemeyiz. İstikrarlı bir şeklide eyleme her gün katılanlar var. Gidenlerin yerine ise başkaları geliyor. Her gün birkaç siyasi partinin, STK’nın temsilcileri eyleme katılıyor, konuşmalar yapıyorlar. Eyleme katılanlar, eylemin heyecanını yitirmeden devam etmesinin önemli olduğunun farkındalar.

‘KAYYIMI GÖNDERMEYE KARARLIYIZ’

Bir aydır devam eden eyleme katılan insan sayısındaki istikrar ile ilgili olarak konuştuğumuz HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Zeyyat Ceylan, “Bu sürekliliği olan, uzun erimli bir eylem, kayyımları gönderinceye kadar devam edecek. Lise Caddesi’ndeki eyleme katılanların sayısı az değildir bu nedenle. Her gün değişik simalar görüyorum eylem alanında. Her kesimden kurumsal heyetler katılıyor bize ve kayyıma karşı tepkilerini gösteriyorlar” dedi.

Ceylan, ayrıca, hükümetin kayyım atayarak meşruiyetini kaybettiğini belirterek, “HDP’yi kriminalize etmek istediler. Ama tam tersi oldu, AKP-MHP ve Vatan Partisi hariç bütün siyasi partiler belediyelerimize kayyım atanmasını kınadı. Yandaş STK’lar hariç herkes bizim haklı, meşru ve demokratik eylemimize destek verdi. Diyarbakır’da AKP’ye oy verenler de belediyelere kayyım atanmasını doğru bulmuyor. Bu yüzden ‘hükümet meşruiyetini kaybetti’ diyoruz. Ve kayyımı gönderinceye kadar eylemimiz devam edecek” şeklinde konuştu.

BAĞLAR BELEDİYESİ’NE DE KAYYIM ATANDI

Zeyyat Ceylan, 31 Mart yerel seçimlerinde HDP’den Bağlar Belediyesi Eşbaşkan adayıydı. Seçimi yüzde 70,34 ile kazandı. Ancak KHK ile öğretmenlikten ihraç edildiği için mazbatayı alamadı ve yüzde 25,46 oy alan AK partili aday belediye başkanlığına getirildi.

Bunun bir çeşit kayyım atama olduğu söylendi, itirazlar yapıldı ama kararın iptalini sağlamak mümkün olmadı. Ceylan, süreçle ilgili olarak şunları söyledi: “Mazbatamız verilmediğinde şimdiki gibi kararlı eylemler yapsaydık belki büyükşehirlerimize kayyım atanmazdı. Ama bu bir ihtimal sadece. Çünkü sonradan ortaya çıktı ki Vali, 1 Nisan’da büyükşehir belediyesine kayyım atanmasını talep etmiş. Yani aslında mazbatamızın alındığı 9 Nisan’da bütün belediyelere kayyım atama hazırlıkları yapılmış. Ancak İstanbul seçimi tekrarlanınca uygun zemini beklediler. Bağlar Belediyesi’nin önünde birkaç eylem yaptık ama o tarihte açlık grevleri 70’inci günündeydi ve anneler her gün eylem yapıyorlardı. Biz yaşamın yanında yer almak, ölümler olmadan açlık grevlerinin bitmesi için annelerin yanında yer aldık.”

KONTRA EYLEM TAKTİĞİ

Demokrasi Nöbeti devam ederken alışılmadık bir şey oldu. Çocukları kırsala gitmiş ya da PKK tarafından esir alınmış aileler HDP İl Binası’nın önünde oturma eylemi yapmaya başladı. Cumhurbaşkanı aileler için destek istedi. İçişleri Bakanı hiç gocunmadan il binasının önüne gelerek ailelerle görüştü. Hükümete yakınlığıyla bilinen birkaç sanatçı, gazeteci, STK temsilcisi ta İstanbul’dan gelerek ailelere desteklerini sundular. HDP il binasının önüne gelenler, hükümetin sorumluluğunu hatırlatan cümleler kurmaktan itinayla kaçındılar.

Bu, hükümetin kontra bir eylemi gibi algılandı. Ceylan da, “Bizi taklit ediyorlar. Ama biz bu ailelerin nasıl ikna edilip il binamızın önüne getirildiğini biliyoruz” diyor ve ekliyor: “Her zaman dedik, bir heyet oluşturulsun, biz de bu heyette yer alalım ve çocukların geri alınması için ne gerekiyorsa yapalım. Ama hükümet buna hiç yanaşmadı, yanaşmıyor. Bizi hedef göstererek, ailelere bizi adres göstererek hukuksuz işlerinin üzerini örtmeye çalışıyor, kayyım atamayı haklı çıkarmaya çalışıyorlar. Ama yanıldılar, HDP’nin etrafında çok ciddi bir kenetlenme oldu bu süreçte.”

BU ARADA KAYYIM…

Bütün bu gelişmeler yaşanırken Büyükşehir Belediyesi’ne kayyım olarak atanan Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, AK Partili kurum temsilcileri ile çekilmiş boy boy fotoğraflarını “destek ziyareti” notuyla paylaştı. Bu girişimlerin tümü, kayyımın meşruiyet kazanma gayreti olarak yorumlandı.

Oysa kayyım atamasının hemen ertesinde çok sayıda sivil toplum kuruluşu kayyım atamasına karşı çıktıklarını beyan etmişlerdi. Bazı STK temsilcilerinin aba altından sopa göstermek marifetiyle Güzeloğlu ile görüştüğü yönünde rivayetler dolaşmaya başladı şehirde. Kayyım uygulamasına sıcak bakmayan iş çevrelerinin işleri sekteye uğradı.

Bu arada en pratik ve görünür işler de belediyenin hizmetleri şeklinde sunularak, belediyenin sitesinde yayımlanmaya başladı. Caddelere en fazla üç ay dayanacak yamalar yapılması, bu çalışmaların başında geliyor.

KAYYIM BELEDİYE MECLİSİNİ FESHETTİ

Ama esas meseleyi gözden kaçırmak istese de kayyım Güzeloğlu’nun ilk meclis toplantısını 11 Eylül’de kendisinin atadığı 5 kişi ile gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Kayyım, toplantıyı HDP’nin 68, AKP’nin 22 ve SP’nin 3 meclis üyesinin yerine meclise atanan 5 memurla yaptı.

Kayyım, DBB Genel Sekreteri Muhsin Eryılmaz, Mali Hizmetler Daire Başkanlığı ile Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı Vekili Zeki Karahan, Yazı İşleri ve Karar Daire Başkanlığı Vekili Hasan Yıldırım, İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı Vekili Sebahat Eşsizoğlu ile meclis toplantısı yaparak seçimle gelen meclisi fiilen feshetti.

2 Kasım 2016’da belediyeye kayyım atanan Cumali Atilla da belediye meclisini feshederek, 2 buçuk yıl boyunca meclis toplantılarını atadığı 5 memur ile yapmıştı.

Güzeloğlu’nun önceki kayyım Cumali Atilla’nın birlikte çalıştığı hiçbir daire başkanına görev vermediği de gelen bilgiler arasında. Kadrosunu oluşturmaya devam eden Güzeloğlu, uzun süredir boş olan DİSKİ Genel Müdürlüğü koltuğuna da Vali Yardımcısı görevini yürüten Ahmet Naci Helvacı’yı atadı.

Kayyım atamasının üzerinden bir ay geçtikten sonra iki cephede yaşanan gelişmeleri böyle özetlemek mümkün. Seçilmiş belediye başkanı Selçuk Mızraklı kendisine oy veren insanlarla birlikte sokakta, adalet arayışında. Devlet tarafından belediyeye kayyım atanan Güzeloğlu ise yüksek güvenlikli konutunda, belediyeyi ve Diyarbakır’ı yeniden dizayn etme gayretinde…