CHP: Adalet talebi ne zaman sabotaj oldu?

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç'tan, "Cumhurbaşkanı'nı hedef almak siyasi sabotajdır" diyen AK Parti Sözcüsü Çelik'e yanıt: Adalet talebi, gerçeğin ortaya çıkartılması ne zamandan beri sabotaj olarak nitelendiriliyor?
Engin Özkoç

DUVAR – CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in kendisine yönelik Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a siyasi sabotaj yaptığı suçlamasına tepki gösterdi. Özkoç, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, 15 Temmuz darbe girişiminin üçüncü yılında Meclis’te konuştuğunu (Tayyip Erdoğan’ın 17-25 Aralık soruşturması sürecinde başbakanken söylediği ‘Ne istediler de vermedik?’ sözlerini hatırlatması), gerçekleri söylediğini, bugüne kadar merak edilen soruları yanıtladığını, çözüm önerilerini anlattığını söyledi.

AK Parti Sözcüsü Çelik’in, kendisini Cumhurbaşkanı Erdoğan’a siyasi sabotaj yapmakla suçladığını ifade eden Özkoç, “Bir de FETÖ’cü oldum. Yakında ne olurum bilmem. Hayatım boyunca anamın dizinden başka diz görmedim. Rakiplerimin hep gözlerini hatırlarım çünkü asla baş eğmedim. Bugün söylediğimi de asla yarın inkar etmedim. Siyasi sabotaj deniliyor. Adalet talebi, gerçeğin ortaya çıkartılması ne zamandan beri sabotaj olarak nitelendiriliyor?” diye sordu.

‘İNSANLARIN AKLIYLA DALGA GEÇİLİYOR’

Çelik’in, “Bu darbe girişiminin başbakanı, bakanlarını biz de merak ediyoruz. Bir gün ortaya çıkacaktır” sözlerinin insanların aklıyla dalga geçmek olduğunu vurgulayan Özkoç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Merak edecek değil, cevabı bulacak makamdasınız. Merak ettiğinizden değil, üstünü örtmek istediğinizden ortaya çıkartmıyorsunuz. Sorunun kaynağı zaten sizin çözüm üretmeyen güdük Cumhurbaşkanlığı sisteminden kaynaklanıyor. Siz de bunun farkındasınız, çıkış yolu arıyorsunuz. Çıkış yolu ‘güçlü, laik, demokratik bir parlamento’ diyoruz. Parlamentoyu öyle hale getirdiniz ki darbe girişiminde bombalanan parlamento, daha darbenin raporunu yazamadı, komisyon çalışmaları talimatla güdük bırakıldı. Bu nedenle Meclis’i yeniden güçlü hale getirmeli, milletin Meclis’i yapmalıyız. Güçler ayrılığını tekrar tesis etmeli, ekonomide üretimi destekleyen tedbirleri derhal almalıyız. ABD ve Rusya ekseninde savrulan dış politikadan vazgeçmeliyiz. Bağımsız Türkiye’yi, milli çıkarlarımızı esas alan diplomasiyi yeniden inşa edebilmeliyiz.

‘Ben bu savcının arkasındayım’ deyip de bir terör örgütünün gizli tanıklığıyla Genelkurmay Başkanı’nı içeriye attırıp, o generalleri göreve getirip, generaller darbe yapıp 251 kişi şehit oluyorsa bunun sorumlusu kim? Bu sorumlular yargı önüne çıkıp hesap vermelidir. Adam cinayet işliyor, sonra yakalanıyor, hücreye konuluyor. Bir anda adamı dışarı çıkartıyorlar, pasaportunu, kimliklerini veriyorlar, adam yok oluyor. Siz sormaz mısınız nasıl, niye bıraktınız diye? Bu Adil Öksüz…. Gerçekten inanılıyor mu? Bu Gülen’in siyasi ayağı bilinmiyor. Bu mümkün mü? Binlerce öğretmen, esnaf, askeri öğrenci, işçi bulundu ama bir tek siyasi bulunamadı öyle mi? Bu mümkün mü? Bu ülkemizin dış dünyada itibarını küçültüyor.”
(ANKARA-AA)