Karamollaoğlu: Erdoğan'ın üslubu da değişecek ama kolay değil

SAADET, 23 Haziran İstanbul seçimlerine 4 gün kala düzenlediği basın toplantısında adayını çekme iddialarının gerçek dışı olduğunu söyledi. Karamollaoğlu, Binali Yıldırım'ın SAADET'lilerden özür dilemesi ile ilgili olarak, "Tayyip Erdoğan'ın da üslubunun değişeceğine inanıyorum ama kolay değil" dedi.

Hacı Bişkin  hbiskin@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Saadet Partisi, İstanbul Cevahir Otel’de basın mensuplarıyla bir araya geldi. Sabah kahvaltısında düzenlenen toplantıda Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ve partinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Necdet Gökçınar gazetecilerin sorularını yanıtladı.

SAADET lideri Karamollaoğlu, hayatını kaybeden Mısır eski Cumhurbaşkanı Mursi’ye başsağlığı dileyerek basının sorularını yanıtlamaya başladı. Son dönemde AK Partililerin Saadet Partisi’ne karşı kullandığı dilin ılımlı olduğunu ve dün Cumhur İttifakı adayı Binali Yıldırım’ın SAADET’lilerden özür dilemesi hakkındaki sorulara yanıt veren Karamollaoğlu, “Bu üslubu takdirle karşılıyorum” dedi. SAADET’in aday çekeceği iddiaları üzerine sorulan sorulara yanıt veren Karamollaoğlu, “Birileri sürekli bunu gündeme getiriyor” ifadelerini kullandı.

Karamollaoğlu, Gökçınar ve partinin İstanbul İl Başkanı Abdullah Sevim’in konuşmalarından satır başları şöyle:

Temel Karamollaoğlu

BİNALİ YILDIRIM’IN ÖZÜR DİLEMESİ: Sayın Binali Yıldırım’ın ziyaretini üslubunu takdirle karşılıyorum. Bu havanın yumuşaması için gerekli bir üslup. İki adayın bir televizyon programında tartışması takdire şayan. Türkiye’de çok ufak değişiklikler oluyor. Açık oturumda kimsenin seçimi değişmedi. Binali Yıldırım’ın bu ziyaretini ciddi önemsiyorum. Bu tavır değişikliği önemli. Siyasetteki bu değişim bu hava Binali Bey’le geldi. Oya yansımayacak kanaatindeyim. Bu benim kanaatim. Havayı yumuşatmış olması açısından önemli. Üslup kolay değişmez. Tayyip Bey’in üslubu bu üslup değil. Düne kadar yürüttüğü tavırla milletin desteğini alıyordu. Şimdi almıyor. Tayyip Erdoğan’ın da üslubunun değişeceğine inanıyorum. Ama bu kolay değil.

ADAYINIZ ÇEKİLİR Mİ SORUSU: Biz niye aday koyduk niye çekileceğiz? Oluşturduğumuz politikalarla hakkaniyet temel unsur. Bu bir savaş değil, yarış. Kaybeden kazananı tebrik etsin. Aday çekme konusunu birileri ısrarla gündeme getiriyor. Bu yaklaşım isabetli değil. Üzerimize çok önemli bir görev düştü.

SEÇMEN SANDIĞA GİTTİĞİNDE FARKLI BİR TERCİH YAPIYOR: Genel seçimlerde bana gösterilen teveccüh çok fazlaydı ama seçimde böyle olmadı. Neden seçmen aynı sandığa gittiği zaman farklı bir tercih yapıyor? Seçmen her zaman politik davranmıyor. Pratik davranıyor. Seçmen sandığa gittiği zaman siyasi bir tavır da gösteriyor. 103 bin seçmeni izin bir miktar artacağını da ümit ediyoruz. Sadece oylarımızı aktarmak maksadıyla seçime girdik veya bir tarafa zarar vermek için değil… Biz her ortamda varız. Oylarımızın artacağını düşünüyorum. Biraz da kendi beklentimiz arzumuz göre seçmenin tercihte bulunacağını düşünüyoruz.

SAADET’E FARKLI YAKLAŞIM: Gerekçesini bilmem ama saldırıların durmuş olması güzel bir şey. Bir trol ekibi var. Herhalde geçimlerini oradan sağladıkları için bir duruşma görülmüyor. Sadece saldırı var. Hakaretler, küfürler… Seçim sisteminde yapılan değişimin ne kadar Türkiye’de zarar verdiğini gördüler. Bunun tehlikesi görüldü.

Temel Karamollaoğlu, Necdet Gökçınar ve Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş.

İSTANBUL’DA YAŞAYAN KÜRT OYU: Biz Türk vatandaşlarımızın oylarına talip olduğumuz gibi herkesin oyuna talibiz. Orada farklı bir hava esiyor. Kitlesel tavır belirleyen bir seçmen olduğu için ilk girişimi Sayın Binali Yıldırım yaptı. Biz geçmişte de o taraftan en çok oy alan bir siyasi partiyiz. Güneydoğu’ya gittiğimizde İslami duyarlılığı olan bir seçmen.

‘KÜRT KÖKENLİ’ TARTIŞMASI: Bugünkü iktidarın attığı adımlardan bir tanesi TRT. Kürtçenin kullanılmasında bir takım imkanlar sağlandı. Bunun biraz daha geliştirilmesi gibi kanaat doğuyor. Bütün bu seçim atmosferlerinde Kürt asıllı seçmene ayrıca bir atıfta bulunma ihtiyacı doğuyor. Bu biraz da HDP’den kaynaklanıyor. Onlar da haklı. ‘Sadece Kürtlerden oy istiyoruz’ diyemezler. Bundan dolayı bu ifade beni de zorluyor. Karadeniz’e gittiğimizde Laz kardeşler diyemiyoruz ama burada biraz da yeknesak hareket eden bir seçmen. İmtinayla bu bir tavır sergilemiş için değil bu ülkede yaşayan farklı kökenli insanlar olarak gayret göstermemiz icazet düşer. Ama ne ölçüde yapılır inşallah hayırlı olur.

ERKEN SEÇİM OLUR MU? İki sene sonra erken seçim tartışmaları başlayacak. Çünkü üçüncü yılına girecek. Tayyip Bey bunu düşünecektir. Kendisi için en avantajlı tarihte seçime gidecek.

YENİ PARTİ TARTIŞMALARI: Abdullah Gül’le vs. görüştüğümüz zamanlar oldu. Arkadaşlarımız ayrı bir siyasi oluşum yapacağız diyorlarsa onlara bir sözümüz yok. Siyasette öyle bir boşluğun olduğu kanaatinde değilim. Eskiden beri prensiplerimize uyan bir kadro anlayışımız var. Kolay değil. Onlarla da temasımız olacak. Türkiye bir uçurumun kenarına geldi. Bu arkadaşlarımızla bir dirsek temasımız mutlaka olur.

PASAPORT TARTIŞMASI: Tamamen siyasi bir tavır. Benim şu anda bir pasaport sorunum yok. Bir hafta içerisinde sorun halledildi. Ama bu şerh konuldu. Korumaların tamamını aldılar önce. Sonra birini geri verdiler. İki korumam genel seçimlerden hemen sonra alındı. Şu an bir korumam var. Bu doğrudan doğruya şahsi bir şey. Devlet öyle bir noktaya geldi ki aşiret gibi yönetiliyor. Aşiret bile böyle yönetilmez. Başka kesimlere de tavır belirleniyor. Bu doğru değil. Bu bize mahsus değil.

Necdet Gökçınar

İNSANIN SAADETİNİ ORTAYA KOYUYORUZ: Bir mahalli idareler seçimi olmasına rağmen İstanbul’la alakası olmayan şeyler konuşuluyor. İstanbul’un sorunu esasında Anadolu’daki kapatılan bir şeker fabrikasının sorunu neyse buranın sorunu da budur. İstanbul’a has bir takım problemler ve çözümler var. En azından bu siyasi partiye oy veren 103 bin oy veren insanlara saygısızlık yapılıyor. 100 alırım 5 alırım. İnsanın saadetini ortaya koyuyoruz.

FOX TV’DEKİ PROGRAM: İki adaya da mesaj gönderdim. Burada ikili bir sistem dayatılıyor. ‘Farklı partiler olabiliriz ama demokrasi herkese lazım’ dedim. Ama beklentilerimiz boşa düştü. İnşallah ondan sonraki programlarda oluruz.

TRT’YE BAŞVURU: 24 Haziran’dan itibaren niye şöyle böyle yaptınız diye sorduğumuzda bize başvuru yaptınız diye sormamaları için hadi bakalım biz de başvurumuzu yaptık dedik. Bizim TRT’ye ile yaptığımız müracaatın yanıtını bekliyoruz. Üç gün kaldı. TRT’nin elini çabuk tutması lazım.

ÇOCUKLAR İŞTEN ATILDI MI? Borsa İstanbul’da çalışan oğlum görevden alındı. Avukat oğlumun İGDAŞ’ta baktığı dosyalar da bir gün içerisinde geri çekildi. Mevzu çocuklarım değil. Ülkemizde müthiş bir işsizlik var. Biz öbür beş milyon işsize ilgilenmek istiyoruz.

İstanbul İl Başkanı Abdullah Sevim

BİRAZ DİNLENİN: Hem tabandan hem üst düzey yöneticilerden sürekli bizim geçmişte beraber olduğumuz arkadaşlarımız devreye sokulmak suretiyle bize baskı yapıldı. Her seviyede baskılar devam ediyor. Bu bir tehdit seviyesinde değil ama İstanbul’u yaşatmaz bir hale getirdiler. O kadar suçları var ki insanlardan oy istememeleri gerekir. Biz onların günahlarına niye ortak olalım? Biraz dinlenin. Bizi böyle şeylerle meşgul etmesinler.