Duvar Arkası: AK Parti'nin sancısı yandaş medya!

AK Partili vekil yandaş kanal için neden 'kapatılmalı' diyor? Muhalefetten TRT önerisi: AK Parti'ye devredilsin! 2019 yılında kurulan ilk parti... İstanbul'da çekilen adayların oyları nereye gidecek? AK Partili vekili şaşırtan talep... Hepsi Duvar Arkası'nda...

AK PARTİ’DE YANDAŞ MEDYA SANCISI

AK Parti’nin 31 Mart seçimlerinde İstanbul, Ankara, Antalya, Adana ve Mersin’i muhalefete kaybetmesi ile ilgili analizlerde iktidara yakın medya dilinin olumsuz etkilerine dikkat çeken açıklamalar yapıldı. İktidara yakın televizyon ve gazetelerin tek taraflı, sadece propaganda içeren yayınlarının fayda değil zarar getirdiği yorumlarını AK Parti’de de paylaşan çok sayıda siyasetçi var. Özellikle televizyon ekranlarının muhalefete kapatılmasının muhalefet adaylarının hatalarının görülmesini de engellediği yorumları yapılıyor. AK Partililere göre bu eleştiriden en çok pay alması gereken yayın kuruluşu ise ‘kendini biliyor’! AK Partili bir milletvekili “partiye fayda değil zarar veriyor” dediği o televizyon kanalına öyle tepkili ki “kapatılmalı” diyor.

‘TRT’Yİ ÖZELLEŞTİRİP AK PARTİ’YE DEVREDELİM’

Tarafsız ve bağımsız kamu yayıncılığı yaparak her kesime söz vermesi gereken TRT’nin iktidara yakın yayın politikası uzun zamandır tartışma konusu. TRT personelinin disiplin işlemleriyle ilgili bir düzenlemenin görüşüldüğü Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda konu bir kez daha gündeme geldi. Tartışma sırasında “Saray’ın borazanlığını yapmak” ile suçlanan TRT ile ilgili İYİ Parti’nin önerisi ise ilginçti. Yayın politikaları, finansmanı ve partilerle bağları açısından Ulusal TV, Halk TV veya ATV ile değil kamu yayıncılığı sorumluluğu bulunan TRT ile ilgili bir sıkıntı olduğuna dikkat çeken İYİ Parti Bursa Milletvekili İsmail Tatlıoğlu, “Bence bir kanun maddesi yapalım, mevcut iktidar değişene kadar TRT’yi iktidara bağlayalım veyahut özelleştirme üzerinden Adalet ve Kalkınma Partisine devredelim ki –bakın bunu samimi söylüyorum- en azından bundan sonraki finansmanı mükellefler üzerinden olmasın. AK Parti’nin Üsküdar İlçe Başkanı Ana Muhalefet Genel Başkanı’ndan daha fazla görüntüye çıkıyor. Gerçekten bununla devleti eziyoruz” dedi.

2019 YILININ İLK PARTİSİ: ÜLKEM PARTİSİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kayıtlarına göre 75 siyasi parti bulunan Türkiye’de yeni partiler de kurulmaya devam ediyor. Başsavcılığın 21 Mayıs 2019’da güncellediği listeye göre 9 Mayıs’ta “ÜLKEM Partisi” adıyla yeni bir parti daha siyaset sahnesine katıldı. Kısa adı ‘ÜLKEM’ olan parti 2019 yılında ilk kurulan ilk siyasi parti oldu. Genel Başkanlığını Neşet Doğan’ın yaptığı yeni partinin ambleminde tarihte kurulan 16 devleti temsilen 16 yıldız ve ay yıldız dikkat çekiyor.
AK Parti, CHP, HDP, MHP ve İYİ Parti’den oluşan 5 siyasi parti grubu ile Saadet Partisi, TİP, Demokrat Parti ile BBP’yi temsil eden milletvekilleri de eklendiğinde 9 siyasi partinin temsil edildiği belki de parlamento tarihinin en renkli siyasi yelpazesini yansıtan TBMM’de Ülkem Partisi de yer bulacak mı, zaman gösterecek.

‘DİĞER’LERİNDEN İMAMOĞLU’NA YÜZDE 80 DESTEK

31 Mart’ta 10 adayın katıldığı İstanbul seçimi AK Parti adayı Binali Yıldırım ile CHP adayı Ekrem İmamoğlu arasında büyük bir yarışa sahne olmuş, ipi göğüsleyen 13 bin oy farkıyla İmamoğlu olmuştu. YSK’nin iptal kararının ardından 23 Haziran’da yapılacak seçimde yarış yine iki aday arasında olacak gibi görünüyor. Bu tablo üzerine 4 siyasi parti adayını çekti. 31 Mart’ta DSP Adayı Muammer Aydın 30 bin 817, BTP adayı Selim Kotil 27 bin 238, DP Adayı Ersan Gökgöz, 22 bin 544, TKP adayı Zehra Karaoğlu, 10 bin 492 oy almıştı. Bu 4 partinin toplam oyu yaklaşık 91 bin. Şimdi bu oyların hangi adaya gideceği hesabı yapılıyor. CHP’lilere göre 91 bin oyun yüzde 80’i Ekrem İmamoğlu’na gelebilir. Bu durumda yarışın daha büyük farkla İmamoğlu lehine sonuçlanabileceği düşünülüyor.

AK PARTİ’Yİ ŞAŞIRTAN TALEP

Önce 24 Haziran ardından 31 Mart seçimleri için sahaya çıkan siyasetçiler şimdi de 23 Haziran’da yenilenecek İstanbul seçimleri için çalışıyor. AK Partili bir siyasetçinin anlatımına göre, sahada seçmenin en çok dile getirdiği konu ekonomik sıkıntılar. Seçmenin işsizlik ve hayat pahalılığından yakındığını söyleyen siyasetçi bunların yanı sıra emeklilikte yaşa takılanlar, af, 3600 ek gösterge ve Suriyeliler konusunda şikayetleri dinlediklerini anlatıyor. Bunlar neredeyse tüm siyasetçilerin karşı karşıya kaldığı sorunlar ve talepler. Ancak AK Partili siyasetçi ilk kez karşılaştığı ve kendisini çok şaşırtan bir başka talepten de bahsetti. Milletvekilinin anlatımına göre İstanbul’da bir grup seçmen 2002 yılında yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu’nu şikayet etti! Evlilikte edinilmiş malların ortak paylaşımını öngören düzenlemenin değiştirilmesini isteyen bu seçmenler, “Boşanıyorsun, kadın çocuğu bırakıyor, bir de evin yarısını alıp gidiyor. Bu mal paylaşımı rejimi kadını zenginleştiriyor, bizi fakirleştiriyor. Bu mutlaka kaldırılmalı, değiştirilmeli” dedi. “Nafakaya sınır” getirilmesi talebiyle sık sık karşılaştığını anlatan siyasetçi, bu talep karşısında ise ‘ne diyeceğini bilemediğini, ancak iki kızı olduğunu ve böyle bir şeyin söz konusu olamayacağını’ söyledi.