'AKP eliti Titanik sendromu yaşıyor'

Türkiye’nin ciddi bir ekonomik kriz yaşadığı dönemde Meclis’e köprü cezalarına af, bir kasabanın isminin değiştirilmesi, hurda teşviki gibi düzenlemeler içeren torba yasa teklifine muhalefet partileri şerh düştü. CHP, “Türkiye gemisi nerede ise batırılmaya çalışılmakta” derken HDP’den de AK Parti’nin tutumu ve ekonomik kriz için “Titanik sendromu yaşanıyor” yorumu geldi. İYİ parti de yasama kalitesini düşüren torba yasaya tepki gösterdi.

Nergis Demirkaya  ndemirkaya@gazeteduvar.com.tr

ANKARA – Köprü zamlarına af, hurda teşviki ve TRT personeli disiplin yönetmeliği gibi farklı kanunlarda düzenleme getiren 22 maddelik “torba yasa”ya CHP, HDP ve İYİ Parti muhalefet şerhi verdi.

‘TÜRKİYE GEMİSİ BATIRILIYOR’

Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülerek oy çokluğuyla kabul edilen teklifle ilgili CHP şerhinde, siyasetçilerin çok sık kullandıkları “Hepimiz aynı gemideyiz” ifadesi hatırlatıldı, “Doğrudur herkes aynı gemidedir ama bazıları mürettebat bazıları yolcudur. Siyasetçiler, mürettebatın en yetkili ve sorumlu kesimini oluştururlar. Yolcuların güvenliği ve memnuniyetinden sorumludurlar. Kaptan ve mürettebatın gemiyi yüzdürmesi, rotasına oturtması ve hızlandırması beklenen, makul tavırdır. Teşbihte hata olmaz denir; Türkiye gemisi nerede ise batırılmaya çalışılmaktadır” denildi.

Cumhuriyet tarihinin en derin kriz döneminde Meclis’e bir kasabanın adının değiştirilmesi, bir döner sermaye işletmesine kurumlar vergisi muafiyeti tanınması, TRT disiplin mevzuatı gibi acil ve krizin çözümü ile bağlantılı olmayan konular getirilmesi eleştirildi, “Gündemle ilgili tek konu İstanbul’da köprü geçiş cezalarının affına yönelik maddedir. Gündemle ilgili bu madde de krizle değil İstanbul seçimiyle ilgilidir” denildi.

‘KÖPRÜ CEZALARINA 2. AF ACZİYET GÖSTERGESİ’

Teklifle belirlenen zaman aralığında araç sınıfları itibarıyla geçmesi yasak olmasına rağmen 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden geçen kişilere verilen cezalarının tahsilatından varsa yapılmış itirazlardan ve açılmış davalardan feragat edilmesi kaydıyla vazgeçilmesinin sağlanması yönünde düzenleme getiriyor. Komisyon görüşmeleri sırasındaki açıklamalara göre 275 bin tutanağa ait 310 milyon TL ceza tutarı affı söz konusu. Şerhte bu düzenleme için, “Uygunsuz seçim yatırımı olarak da niteleyeceğimiz söz konusu düzenlemeye İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin hukuksuz bir şekilde iptal edilmesinden sonra tekraren ihtiyaç duyulması iktidarın acziyetinin bir göstergesidir” denildi.

‘TİTANİK SENDROMU YAŞANIYOR’

HDP şerhinde de ekonomideki olumsuz tabloyla ilgili geniş bir değerlendirme yapıldıktan sonra “gemi su almaya başladı” denildikten sonra şu değerlendirme yapıldı:

“Alt güvertede bulunan yoksullar, emekçiler, KOBİ’ler, memurlar, işçiler, borçlular krizin yükünü taşıyamamaya başladı. Üst güvertedekiler ise geminin su aldığını görmelerine rağmen üst güvertelerde olmanın kibrine kapılıp lüks, şatafat ve israfa devam ediyor. Esasında ünlü Titanik filminin son kısımlarında yaşanan ve daha sonra siyaset bilimciler tarafından Titanik Sendromu diye adlandırılan -yani, gemi batarken yoksulların batan gemiden olumsuzlukları pay etmesine, yukarıdakilerin ise kibirleri ile gemi batmıyormuş gibi lükslerine devam ettiğine işaret eden- sendrom, AKP eliti ve bugünkü ekonomik krizin benzetmesi olarak geçerliliğine devam etmektedir.”

TRAFİK CEZALARINA AF: SEÇİM RÜŞVETİ

Getirilen “Torba Yasa”nın ülkede yaşanan ekonomik krizin insanlar üzerinde olumsuz etkisini bir nebze kaldırmak ve 23 Haziran seçimlerine dair bir araç olduğu savunulan HDP şerhinde, “Buna en iyi örnek köprü cezalarına af getiren madde” denilerek şöyle devam edildi:

“Trafiğe çıkan yurttaşlara ceza bildirimi yapılmadan aylar sonra fahiş fiyatlarla ceza kâğıtlarının gelmesi AKP’ye tepkilere neden olmuş ve yurttaşlar tarafından cezaların iptal edilmesi talep edilmişti. AKP’nin aylar sonra 23 Haziran’dan bir durak önce cezaları gündeme getirmesi manidardır ve “seçim rüşveti” anlamı taşımaktadır. Toplumun büyük kesiminin olumlu bakacağı “cezalara af” gündeme getirilirken, diğer yandan sermayenin maliyetleri toplumun sırtına yüklenmekte, toplumun yine aynı büyük kesiminin karşı çıkacağı ekolojik yıkıma katkı sunan kömür madenleri desteklenmektedir. Torba Yasa’da yer alan hurda teşviki ise asıl olarak sıfır araba tüketiminin teşvikini amaçlayan bir düzenleme olması hasebiyle ekonomik krizin itirafı niteliğindedir.”

ÜNİVERSİTE Mİ, YAKIN ÇEVRELERE İŞ YERİ Mİ?

Türkiye ciddi bir ekonomik kriz içindeyken bu rüşvet torbasının krize derman olmaktan çok derinleştirecek bir anlayışın ürünü olduğu belirtilen şerhte Komisyon’da Cumhurbaşkanına yakınlığıyla bilinen bir aileyle ilişkilendirilen Galata Üniversitesi adıyla bir üniversite açılmasıyla ilgili de, “Kamuoyu, altyapısı hazırlanmadan açılan yeni kamu üniversitelerinin, hükümete yakın çevrelere ‘iş yeri’ açarak akademik kadro yaratmak gibi bir misyonunun olduğunu düşünmektedir. Ayrıca, yine kamuoyu tarafından yeni kurulan vakıf üniversitelerinin çoğunun ise yurttaşların eğitim hakkını kullanabilmesi amacından ziyade, belirli politik nepotist ilişki ağlarıyla ticari faaliyet oluşturup para kazanma amaçlı olduğu değerlendirmesi de yapılmaktadır” denildi.

TORBA KANUN İLE VERİMLİ YASAMA OLMAZ

İYİ Parti de torba yasa teklifine muhalefet şerhi verdi. Torba kanunlarla Meclis’in kanun yapma kalitesinin düştüğü belirtilen şerhte, “Artık bir yıla yaklaşmakta olan yeni sistemin daha sağlıklı ve verimli çalışmasını sağlamaya yönelik bir yapının inşa edilmesi elzemdir. İşler bir demokratik yapı, verimli bir yasama, torba kanunlar vasıtasıyla yürütülemez. TBMM’nin bu yöndeki eksiklikleri giderecek düzenlemeleri hem yasal, hem de parlamentoda grubu olan siyasi partilerin üzerinde mutabık olacağı teamüller üzerinden gerçekleştirmesi gerekliliğine inanmaktayız” denildi.