Soylu: 230 bin kişinin neci olduğunu YSK'ye gönderdik

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, katıldığı televizyon programında Binali Yıldırım'ın mağdur olduğunu söyledi. "Bugün 230 bin kişinin iki gün içerisinde neci olduğunu sarı zarflarla gönderdik. 230 bin memurun bilgisi YSK'ye gönderildi," diyen Soylu "CHP, girdiği her seçimde 'Yolsuzluk, hırsızlık var' dedi. Bu seçimde ilk kez hiçbir şey söylemedi," şeklinde konuştu. Soylu, "Bir seçim iptal edilecekse Büyükçekmece iptal edilmeliydi. O belediye başkanı orada fuzuli işgalcidir. Ama YSK böyle karar verdi" ifadelerini kullandı.

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, TGRT Haber'de yayınlanan Gündem Özel programına katıldı. Ankara'da TBMM'ye gelerek CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ı ziyaret etmek istediklerini belirten ve Genel Bilgi Taramasında (GBT) "DHKP-C ile bağlantılı" oldukları gözaltına alınan 2 kişinin niyetinin ne olduğuna ilişkin soru üzerine Soylu, bunun iki türlü yorumlanabileceğini belirterek, şunları anlattı:

"Bir, oradaki kişinin daha önce Mahmut Tanal ile bir bağlantısı var. Olabilir, milletvekilidir. Bir yerde rastlamıştır. Çocuğun telefonundan Mahmut Tanal'ın telefonu aranmış daha önce. Başka milletvekilleri de aranmış. Burada esas dikkat edilmesi gereken, legal yapılanmalardır. Legal yapılanmalar üzerinden bunu gerçekleştirmeye çalışıyorlar sürekli."

'DHKP-C'YE İLK DARBEYİ GÜLMEN VE ÖZAKÇA İLE VURDUK'

"DHKP-C'ye ilk darbeyi Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ile vurduklarını" ifade eden Soylu, DHKP-C tarihinde ilk kez açlık grevi yapanların, açlık grevinden vazgeçtiğini, bütün bu süreçte "DHKP-C'nin bir örgüt olarak psikolojik olarak büyük bir çöküntüye uğradığını" söyledi.

TBMM'de yaşanan olay için Soylu, "Arbede kopuyor ve bomba süsü verilmiş düzenek görünüyor. Muhtemel ki bir eylem planlayabilirler ve bu eylemi planladıkları zaman da bu düzeneği bomba diye sunabilirler. Bu tür terör örgütleri, bu tür eylemlerle zaman kazanmaya çalışıyor. Biz özellikle bir hafta, 10 gündür başka bir tehditle uğraşıyoruz. Burada söyleyemem. Türkiye ile ilgili ciddi bir tehditle uğraşıyoruz. Epey bir mesafe de aldık. Ciddi bir tehdit. Son dönemlerde, etrafımızdaki coğrafya ile ilgili bir tehdit. Onun için herkes alarm vaziyetinde. İstanbul, Ankara, her taraf. Tüm Türkiye'deki arkadaşlarım ciddi bir alarm vaziyetinde" ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun asker cenazesinde saldırıya uğraması hakkında görüşlerini açıklayan Soylu, esas görevin alandaki koruma amirine düştüğünü söyleyerek, şöyle konuştu:

"Biz onu görevlendirmişiz. Koruma amiri Kılıçdaroğlu'nun bütün tehlikelere karşı görevlendirdiğimiz kişidir. Temel problem bu, haber vermesi ve tüm tedbirleri alması gereken, kritik durumlarda bilgi vermesi gereken kendisidir. Kendisi ile ilgili soruşturma devam ediyor. Mümkün olduğunca iktidarları zayıflatmak için iktidarsızlık oluşturmak isterler, bunun için iki temel mesele vardır, biri ekonomi biri de güvenliktir. Bu konuda Türkiye dönem dönem acı tecrübeler de yaşadı. Buna karşı tedbirimizi en üst seviyede alarak yolumuza devam ediyoruz. Adalet yürüyüşünde her türlü tedbiri aldık. Bizim görevimiz bu yürüyüşün en sağlıklı şekilde İstanbul'a varmasıydı."

'CHP HER SEÇİMDE 'HIRSIZLIK VAR' DEDİ, BU SEÇİMDE BİR ŞEY SÖYLEMEDİ'

Soylu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin tekrarlanmasına ilişkin ise şu değerlendirmede bulundu:

"Seçimi iktidar yönetmez, böyle bir yanlış algı var. CHP, girdiği her seçimde 'Yolsuzluk, hırsızlık var' dedi. Bu seçimde ilk kez hiçbir şey söylemedi, seçim öncesinde de sonrasında da. Bakanlık olarak görevimiz seçim güvenliğini sağlamaktır. Bu seçimde bir görev daha verildi, dendi ki, 'İlçe seçim kurullarının sandık başkanlarının listesi mülki idare amirleri tarafından verilecektir.' Seçim hukukunun bilen siyasi partilerde bu işle meşgul olmuş partili avukatlardır. Bunun da tüm siyasi partilerde sayısı 20'yi geçmez. Bu iş ülke yönetimidir ve ciddi bir iştir. Biz vatandaşı bilgilendirmek zorundayız. Ama birileri çıkıp, konuyu bilmeden ekranda konuşuyor.

'BUGÜN 230 BİN KİŞİNİN NECİ OLDUĞUNU SARI ZARFLARLA GÖNDERDİK'

YSK biz sandık kurulu başkanları ve üyelerini açıyoruz kararını o gün vermiş olsaydı biz bunların hiçbirini bugün tartışmazdık. Ben müneccim değilim. Maltepe sandık kurul başkanının hangi siyasi partidendir bilemem. Bana vereceksin, ben onun 'FETÖ' ile ilişkili mi, DHKP-C'li mi olup olmadığını veririm. Bugün 230 bin kişinin iki gün içerisinde neci olduğunu sarı zarflarla gönderdik. 230 bin memurun bilgisi YSK'ye gönderildi. Bütün bakanlık memur alırken soruyor, bize sormadan hangi memurun nereye verildiğini bilemeyiz. Neredeyse 30'un üzerinde sıfır rakamı var Binali Bey'in. Bununla oynayan sandık başkanıdır. Bununla oynayan başkası değildir. YSK'ye en çok itiraz eden insanlardan birisiyim. Hem şahsi olarak, hem de siyasi hayatın içinde olarak."

'HİLE HER TÜRLÜ YAPILDI, BİNALİ BEY MAĞDURDUR'

Bakan Süleyman Soylu, AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım'ın seçimde neden 'mağdur' olduğuyla ilgili ise şunları söyledi:

"Binali Bey niye mağdur, aslında millet mağdur, milletin verdiği oyu almış Vatan Partisi'ne, CHP'ye DP'ye, X veya Z partisine yazmış. Ben bunu muhafaza edemeyeceksem niye İçişleri Bakanlığı yapayım, niye milletin hakkını savunayım, niye Amerika'ya kafa tutalım, niye Cerablus'ta mücadele edelim? 3 tane oyu mu koruyup kollayamayayım? Bunu yapan buradaki sandık kurulu başkanıdır. Bunu sandık kurulu başkanının dışında kimse yapamaz, çünkü oradaki sayım döküm cetvelini sandık seçim tutanağına nakleden odur. Hile her türlü yapıldı, bunun için Binali Bey mağdurdur diyorum, bunun için millet mağdurdur diyorum. 'Amerika bunu kaydettim' diyecek. O zaman ben niye burada İçişleri Bakanıyım? Beni buraya getiren bu milletin oyudur, ben onu savunamadıktan sonra demokrasi tezi tamamen çöker. Kimse bana demokrasi dersi vermesin. Bu konuda hak iddia edemeyecek tek kurum vardır o da CHP'dir. 3389 tane CHP üyesinin birinci derecede akrabası, sandık kurulu başkanı. 3389 sandıkta hile yapmana gerek yok 200 sandıkta yaptın mı yetiyor."

'BÜYÜKÇEKMECE BELEDİYE BAŞKANI FUZULİ İŞGALCİDİR'

Soylu, YSK'nin sandık başkanları ile ilgili bilgiyi kendi bakanlığına sorması gerektiğini belirterek, "YSK'nin bana demesi gerekir ki, 'Bu yükümlülük senin yapman gereken kim 'FETÖ'cü, kim KHK ile ihraç edilmiş?' Sandık başkanları ile ilgili çok net veriler var. Ortalama 700 civarında birinci ve ikinci dereceden yakını, 'FETÖ' ile iltisaklı olan var. Bylock var" dedi.

İki defa seçimde gol yediklerini ifade eden Soylu, "Birincisi 1946 seçimleridir, 1982 anayasa oylamasıdır. Bu ikisi dışında biz bu işleri dünya ortalamasının üzerinde yaptık. Bu İstanbul seçimi özel bir seçimdir. 'Efendim dört tane pusula var da niye birisi geçersiz oluyor?' Gayet basit. Dediler ki 'biz hile yaparsak tek vuruş yapalım, altın vuruş yapalım.' Ben şimdi Kadıköy'de oyların nasıl kullanıldığından endişeliyim. Sandıkları açtırmadılar. Büyükçekmece Belediye Başkanı fuzuli işgalcidir. Bir seçim iptal edilecekse Büyükçekmece iptal edilmeliydi. O belediye başkanı orada fuzuli işgalcidir. Ama YSK böyle karar verdi" ifadelerini kullandı. (İSTANBUL/AA)